Anahtar kelimeler: Uets Tevzi Şahıs İddianın İiknın İhbarnamesinin İhbarname Menfi Nezdinde İflas

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit UETS
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkiline .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesinin 01.04.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu ihbarname ile borçlu ...’e ait olduğu iddia edilen 329.862,54-TL tutarında bir alacağın müvekkili nezdinde bulunduğunun iddia edildiğini, işbu iddianın gerçek olmadığını, İİK'nın 89. Maddesi kapsamında üçüncü kişinin sorumluluğundan söz edilebilmesi için borçlunun üçüncü kişi nezdinde gerçek alacağının bulunması gerektiğini ancak bu alacağın olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı icra takibinin ileride telafisi güç zararlara neden olabilmesi ihtimalinden dolayı durdurulması gerektiğini iddia ederek; davanın kabulü ile takibin durdurulması yönündeki tedbir taleplerinin kabulünü, müvekkilinin üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Dava; İİK'nın 89. maddesi kapsamında çıkarılan haciz ihbarnameleri uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlığın İİK'nın 89. maddesi kapsamında çıkarılan haciz ihbarnameleri uyarınca 3. kişi tarafından açılan menfi tespit isteminden kaynaklandığı, İstanbul BAM. 37. HD'nin; █████/2026 tarih, █████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ile Yargıtay 11. HD.'nin █████/2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bu tür uyuşmazlıkların takip hukukundan kaynaklandığının tespit olunduğu, dava tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari olmasının önemi bulunmadığı gerekçesiyle 3. kişi tarafından İİK'nın 89. maddesi uyarınca açılan davalardaki farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu tespit ederek giderdiği, dosyamız kapsamında da temel ilişkiden bağımsız olarak takip hukukuna yönelik açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerin görevli olduğu, İstinaf Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gideren Yargıtay içtihadının Mahkememizi bağladığı, görev hususunun re'sen her aşamada gözetilebileceği anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Gerekçesi Ve Ayrıntısı Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!