Anahtar kelimeler: Turgutlu Veraset Ederken Savcılık Müracaat Kapsamda İzmir Kesinlik Şartı Şirketlerine

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 4. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; avukat olan müvekkili ile davalılar arasında 15.07.2017 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından savcılık dosyasının takip edildiğini ve sigorta şirketlerine müracaat edilerek veraset ilamı çıkartıldığını, Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas nolu dosyasında görülen ceza davası devam ederken herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin müvekkilinin haksız olarak azledildiğini, işlemlere devam edilirken sigorta şirketlerine yapılan müracaat neticesinde müvekkilinin hesabına 20.000,00 TL civarında para yatırıldığının öğrenildiğini, haksız azil nedeniyle ve Avukatlık Kanunu gereğince yatan para üzerinde müvekkilinin hapis hakkı kullanma yetkisi bulunduğunu, avukatlık ücreti ve masraflar hesaplandıktan sonra davalılar adına sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini, haksız azil nedeniyle müvekkilinin manevi yönden de zarar gördüğünü ileri sürerek; haksız azil nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL avukatlık ücretinin ve 100,00 TL mahkeme masrafları ve yol masrafları olmak üzere toplam 1.100,00TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, azil tarihinden itibaren kanuni faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; davacı avukatın 15 Temmuz sonrası tutuklanması nedeniyle müvekkillerinin kendisine ulaşamadıklarını, dosyaların teslim edildiği avukata da ulaşamadıklarından yapılan azlin haklı olduğunu, davacının ceza dosyasında vekalet almaktan ve dosyaya yetki belgesi sunmaktan başka hiçbir işlem yapmadığnı ve ayrıca sırf ceza dosyasını incelemek için müvekkillerden 1.000,00 TL ödeme aldığını, davacının hapis hakkının usulüne uygun kullanmadığını, bu nedenle bile yapılan azlin haklı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukat, sigorta ödemesinden davalı müvekkillerini haberdar etmekle yükümlü olup, yine yapılan ödemenin de davalı müvekkillere yapılması gerektiği, dosya kapsamında davacı avukat tarafından davalılara hapis hakkını kullandığına yönelik herhangi bir bildirim yapılmamış olmakla birlikte, sigorta şirketinden yatan bedelin de davalılara aktarılmadığı, dolayısıyla davacı avukat tarafından sigorta başvurusu yapılarak sigorta ödemesinin alındığı ancak bu konuda davalılara herhangi bir ödeme yapılmadığı ve bilgi de verilmediğinden, davalılar tarafından yapılan azlin haklı olduğu, davacının haklı azil nedeniyle davalılardan herhangi bir ücret talep edemeyeceği, davalılar tarafından davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemin varlığına rastlanılmadığından davacının manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle; davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre yapılan azlin haklı olduğunun ispatlandığı, davacı avukatın bitirip sonuçlandırdığı dosya bulunmadığından vekalet ücreti alacağı yönünden davanın reddi ile yine yapılan azlin haklı olduğu anlaşılmakla manevi tazminat şartları oluşmadığından davanın reddine ilşkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili; davacının üzerine aldığı işin sigorta şirketlerine müracaat, maddi-manevi tazminat ve ceza davası gibi lüzumlu yargılamanın takibinden ibaret olduğunu, sigorta şirketlerine müracaat edildiğini, ceza davasının takip edilip, veraset ilamı çıkarıldığını, davalıların ödemeleri gereken avukatlık ücretini ödememek için cüzi tahsilatla avukatın yetinmesini sağlamak için avukat olan davacıyı azlettiklerini, bu yolla ödemeleri gereken 150.000,00 TL avukatlık ücretinden kurtulmaya çalıştıklarını, davalıların yapılan işlemleri kabul etmelerine ve para almalarına rağmen, davacının hesabına avukatlık ücretinin 1/8'inden az olan cüzi miktarı davacıdan habersiz hesabına yatırdıklarını, bunun haklı azil sebebi kabul edilemeyeceğini, Sigorta şirketinin yatırmış olduğu cüzi bedel avukatlık ücreti ve yapılan masraflara istinaden el konulmuş ise de müvekkilinin davalılara yatırılan para bilgisini verdiğini, davalıların müvekkiline masraf ödemesi dahi başlangıçta yapmadığından yapılan ve yeni açılacak davalarda yapılacak olan masraflara ve harçlara istinaden müvekkiline ödeme yapamayacakları için bu paranın kullanılmasının talep edildiğini, müvekkilinin de yapmış olduğu masrafları bu paradan düşerek kalan miktarı da açılacak olan maddi manevi tazminat davasında masraf ve harçlara istinaden kullanmak üzere ayırdığını, hiç masraf ve avukatlık ücreti ödemesi yapmadıklarından bu paranın müvekkilinde kalmasını bu parayı masraf ve avukatlık ücreti için kullanmasını talep ettiklerini, yapılan azlin haksız olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, haksız azil iddiası ile akdi vekalet ücreti ile manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve hapis hakkının Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına uygun olarak kullanıldığının ispatlanamadığının anlaşılmasına ve davalılar tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülen azil nedenlerine göre azlin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.