Anahtar kelimeler: Sükununu Huzur Geçirme Düşme Eylemi Süreç Görüşü Hukukî Ele Suçlar

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇLAR
: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemenin sanık hakkında katılan ...'a karşı eylemi nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62, 51/1-3-6-7-8 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'e karşı eylemi nedeniyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK'nın 38/1, 136/1, 137/1-a, 43/1, 62, 51/1-3-6-7-8, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 01.07.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında katılan ...'a karşı eylemi nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, TCK'nın 123/1, 62, 51/1-3-6-7-8 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'e karşı eylemi nedeniyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK'nın 38/1, 136/1, 137/1-a, 43/1, 62, 51/1-3-6-7-8, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kamu görevlisi olmadığı halde kamu görevlisi gibi cezalandırıldığına, eylemlerin zamanaşımına uğradığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, beraate karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; suç tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kardeşi sanık ...'ı azmettirerek bir dönem birliktelik yaşadığı katılan ...'e ait kişisel verilerini değişik zamanlarda POLNET üzerinden sorgulatarak ele geçiren ve katılan ...'in babası olan diğer katılan ...'ı gece saatlerinde 10 kez arayıp rahatsız eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 38/1, 136/1, 137/1-a, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve aynı Kanun'un123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARA) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi gereğince zamanaşımı son kesen işlemin 12.07.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, bu tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 22.01.2025 tarihinden önce dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 22.01.2025 tarihli duruşma sonunda yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,B) Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;Sanığın, kamu görevlisi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle temyiz dışı kalan kardeşi olan diğer sanığı, katılanın kişiler verilerini POLNET üzerinden sorgulayıp kendisine vermesi için azmettirmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 38/1. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 137/1-a maddesindeki nitelikli halin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem suç tarihi itibariyle uygulanması gereken 6526 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı Kanun'un 1371-a maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırım uygulandığında ise hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarının 1 yıl 6 ay ila 6 yıl arası olabileceği dikkate alındığında, TCK'nın 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” biçimindeki hükmü ve maddenin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince 15 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımını son kesen işlem olan 12.07.2016 tarihli mahkumiyet kararından itibaren bu sürenin dolmadığı anlaşıldığından Tebliğname'deki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.01.2026 tarihinde karar verildi.