Anahtar kelimeler: Noiu Motordan Koltuklu Konum Silindirli Otobüs Otobüsü Otobüsün Geçilmiş Sefer

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket adına kayıtlı ve adına işlettiği ... plakalı 42 koltuklu yolcu otobüsü █████/2025 tarihinde sefer halinde iken motordan çıkan ses nedeniyle park alanına çekildiğini, şirket yetkilileri tarafından otobüsün güzergahı ... ilinde faaliyette bulunan ihtiyaç durumunda tamir bakım hizmeti aldıkları ... ... ile ... no'Iu telefondan iletişime geçilmiş ve aracın bulunduğu konum kendisine bildirildiğini, bunun üzerine 18.03.2025 tarihinde ... ... aracı yerinde inceleyerek; 6 silindirli otobüs Motor’unun 5. ci gözünde "piston erimesi arızası" olduğunu, büyük olasılıkla enjektörün "İşemesinden" kaynaklı olarak bu bölgenin zarar gördüğünü belirttiğini, davalı ... ustanın arızayı teşhisi ve arızanın giderilmesi ve tamiri için; ... Yağ Filtresi, Motor Yağı, silindir kapak contası, Enjektör, piston seti, karter contası, Silindir kapak (dolu), Üst kapak conta, Geri dönüş contası, üst kapak contası, sıvı conta olmak üzere, anılan parçalar ...'da ... Otomotiv Akaryakıt İnş. ve Turizm Ltd. Şti., firmasından temin edilerek ... ...'ya ulaştırılmı, gerekli tamir ve bakımını yapan ... Dülger ... plakalı yolcu otobüsünü "sorunsuz kullanabilirsiniz" diyerek aracı çalışır durumda teslim ederek, şehirler arası yolcu taşıma işinde ticari amaçlı çalıştırılan araç ... ustanın oluru ile servise çıkmak üzere ...'a götürüldüğünü, davalı ... tarafından gerçekleştirilen mezkûr bakım ve tamir sonucunda; 25.000.-TL Çekici Ücreti, 25.000.-TL Yol Yardım ve Mekanik İşçilik ücreti 45.000.-TL+29.500;32.-TL+14.000.-TL =88.500.-TL malzeme bedeli olmak üzere toplam 139.100,32 TL ödeme gerçekleştirildiğini, mezkur ödemeler sonucu aracın tamir edildiği sorunsuz olarak sefere başlanacağı taahhüdü ile araç davalıdan teslim alındığını, tamir sonucu araç 20.03.2025 tarihinde teslim alındığını, teslim alınan araç 2I.03.2025'te ...'dan ...'ye servis yapmak üzere hareket ettiğini, ...'ye ulaşamadan yani toplamda 1.000 km yapmadan tekrar aynı arızayı verdiğini, ramazan bayramı münasebetiyle ... de ... bulunamadığından ... isminde ağır vasıta ustası ile ... telefondan irtibata geçilerek araç çekici marifetiyle ...'e alındığını, ...'de faaliyet gösteren ... ... tarafından yapılan kontrollerde, ... ustanın teşhis ederek tamir ettiği motor'un 5. Gözünde yine hasar olduğunu, komple motor revizyonu gerektiği şeklinde teşhis ve tespit yapıldığı, ... ..., ... ... ile telefon görüşmesi yapmış ve sorunun önceki onarım sürecindeki bir ... hatasından kaynaklandığı hususunda karşılıklı bir mutabakat sağlandığını, aracın önceki kusurlu tamiri sonucu yeniden aynı yerden meydana gelen arızanın giderilmesi için ayrıca ikinci Tamir nedeniyle; -185.520.-TL Parça bedeli,-25.000.-TL raca Çekici bedeli,-67.200.-TL Revizyon-Reküfiye ve işçilik ücreti,-360.000.-TL Aracın Servis dışı kalarak oluşan iş kaybı İş kaybı (12günx30.000 TL/gün) olmak üzere toplam 637.720.-TL davalı ...'in ayıplı hizmeti sonucu zarar meydana geldiğini, sonuç itibariyle; ilk müdahaleyi yapan davalı ... nin motorun 5. ci pistonunda meydana gelen arızayı tespit etmiş olmasına rağmen arıza tespiti sonrası detaylı motor revizyonu yapmamış, özellikle motor piston kollarının yatak laynerlerini değiştirmediğini, enjektör işemesi sonucu pistonda kaynama sonucu motor alt karterine piston ve silindir parçaları döküldüğünü, davalı ... ... tarafından motor revizyonunu sürecinde mevcut arıza sonucunda muhtemel olması gereken ve kartere dökülen cüruflar ile piston kol yatakları ile krank yataklarının titizlikle incelenmemesi, muhtemel hasarlar detaylı incelenmeden ve hasarlı yataklama parçaları değiştirilmeden bu parçaların değişmesi için motor blokunun alt karterinin sökülmesi, motor aktarma organı krankın sökülerek titizlikle ölçülüp, gerekiyorsa ve aşınma varsa krankın taşlanması ve revizyon yapılmadığı için motor revizyonu yapıldıktan bir gün sonra aynı arızanın nüks etmesi motoru revize eden ...’in ayıplı hizmeti sonucu motor arızasının meydana gelmesi ile ikinci arızanın birinci arızadan daha maliyetli olması kaçınılmaz olduğunu, dava açmadan önce tarafımızca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak davalı tarafla anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı açmak zorunda kalındığını, arz edilen sebepler ile mahkemenizce resen tespit edeceği sair sebeplerle; ayıplı hizmet sonucu meydana gelen fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik daha sonra arttırılmak üzere davalıya ödenen 139.100,32 TL ve davalının kusurlu ve ayıplı hizmeti nedeniyle aracın yeniden tamir masrafları ve müvekkilin uğradığı 637.720.-TL olmak üzere toplam 776.820,32 TL zararımızın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işlenecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine dair karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP, Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Mahkememiz dosyasında davacı tarafından açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin faaliyetleri ve dava konusu araca dair yapılan inceleme süreci davalı müvekkilinin gerek şahsi olarak gerekse de yetkilisi bulunduğu şirket ile ... ve çevre illerinde motorlu araç tamiri, genel onarım ve bakım hizmetleri verdiğini, davalının hizmet verdiği sektörde genel itibariyle turizm şirketleri, şehirlerarası seyahat firmaları, servis taşımacılığı yapan kurumsal şirketler bulunduğunu, uzun yıllardır faaliyet gösterdiği sektörlerde yaptığı işi özenli, dikkatli, kısa sürede ve en iyi şekilde tamamlayarak yapan bir kişi olarak bilindiğini, bu bağlamda davacı şirket tarafından da davalı müvekkilimize ulaşılarak; “davacı şirkete ait ... plakalı aracın şeridinde bulunduğu ve gecikmeden araç üzerinde tamir işleminin yapılması gerektiği” belirtilerek ... otoyolunda arıza yaptığı, yol kenarında emniyet talepte bulunulduğunu, davalı da kendisine yapılan başvuru sonrasında özel aracı ile yanına kardeşi Serkan Gürgen'i de alarak aracın bulunduğu yere gittiğini, dava konusu araç; dava dilekçesinde bahsedildiği gibi park alanına çekilmiş olduğunu, aracın bulunduğu yer, ...-... otoyolu üzerinde emniyet şeridinde olduğunu, dava konusu araç otoyol kenarındaki emniyet şeridinde bulunduğu sırada davalı tarafından incelenebildiğini, yapılan inceleme sonrasında davalı arıza tespiti yapmış, onarım için gereken parçaları bildirmiş ve daha sağlıklı bir onarım için aracın kapalı bir ortama alınması gerektiğini söylediğini, davacıya ait aracın bulunduğu alan ...-... otoyolu kenarında emniyet şeridi olup; kaza tarihi de mart ayı olduğu için aşırı soğuk havanın ve karayolu gürültüsü gibi olumsuz koşulların bulunduğu bir alanda inceleme yapılmak zorunda kalındığını, davalı araç üzerinde olumsuz koşullara rağmen kardeşi ve araç sürücüsü ile incelemelerde bulunmuş, özellikle de aracın gerektiği gibi bakımının yapılması için kapalı bir ortamda ve gereken teçhizatların da tam olarak kullanılabileceği bir yerde tamir işleminin yapılması gerektiğini ilettiğini, davacı şirkete yapılan bildirimler sonrasında onarım için gereken parçalar bizzat davacı şirket tarafından ...'da bulunan ... Otomotiv...Ltd.Şti.'den temin edilerek aracın bulunduğu yere getirtildiğini, aracın onarımı için temin edilen parçalarla ya da parçaların temin edildiği şirket ile davalı müvekkilimizin hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Söz konusu parçaların temini ve sorumluluğu tamamen davacı şirkete ait şekilde temin işlemi sağlandığını, dava konusu aracın tamiri için gereken parçaların davacı tarafından temini sonrasında davalıya “yedek parçaların temin edildiği ve araçta gereken işlemlere başlayabileceği” bildirildiğini, davalı kendisine yapılan bildirim sonrasında tekrar ...'dan hareket ederek aracın bulunduğu yere gitmiş, aracın onarımı için çekici/kurtarıcı marifeti ile daha uygun bir yere götürülmesi gerektiğini, gerek yol kenarı olması gerekse de soğuk hava koşullarında çalışmanın zor olacağını dile getirdiğini, davacı şirket yetkilileri kurtarıcı ücreti vermek istemediklerini belirterek aracı bulunduğu emniyet şeridinde tamir etmesi konusunda davalıya ısrarcı olduğunu, yaşanan olumsuz sürece rağmen davalı müvekkilimiz daha fazla ısrarcı olamamış ve otoyol kenarında emniyet şeridinde bulunan aracı 3 gün boyunca tamir etmek zorunda kaldığını, çalışmanın gerçekleştiği sırada o kadar zor günler yaşanmıştır ki zaman zaman yedek parçaların içinde bulunduğu karton kutular yol kenarında yakılarak ısınmaya çalışılmış, son derece yoğun bir trafik içerisinde gereken güvenlik tedbirleri alınmadan çalışma yapılmak zorunda bırakıldığını, yıllardır işini en iyi şekilde yapmaya çalışan, maddi kaygılardan ziyade müşteri memnuniyeti ile hareket eden davalı, aracın onarımını zor koşullara rağmen yapma gayretini sürdürdüğünü, davalı müvekkilimiz tarafından dava konusu araç üzerinde yaşanan arızaya ilişkin tüm yedek parça değişim işlemleri eksiksiz şekilde yapılmış, silindir kapağı ve enjektör montesi, motor yağı, yağ filtresi ve kartel contası değişimi, motor piston kollarının yatak laynerlerinin değişimi gibi tüm işlemler eksiksiz yapılmış ve işlem yapılan alanların tüm temizlikleri de yapılarak işlemler tamamlandığını, dava konusu aracın işlemlerinin tamamlanmasının ardından araç önce cihaza bağlanmış, tüm parçaların sorunsuz çalıştığının anlaşılması ve arızanın kalmadığının tespit edilmesi sonrasında bu kez aracın yoldaki test işlemlerine başlandığını, bu doğrultuda davalı müvekkilinin, kardeşi ve araç ile aracı çalıştırarak birlikte yola çıktığını, kilometrelerce süren yol testinde de aracın ses ve duman gibi arıza belirtisi vermemesi sonrasında onarımın başarılı geçtiğini bir kez daha teyit ederek aracın teslimini sağladığını, aracın tesliminden sonra gerçekleştirilen işlemler, davacı şirketin aracı ne şekilde kullandığı, yapılan hatalı uygulamalar ya da rutin bakımlarının yapılıp yapılmadığına dair müvekkilimizin herhangi bir bilgisi bulunmadığını, davalı müvekkilimiz, çok zor şartlarda aracın bakımını en iyi şekilde yerine getirerek üzerine düşen edimleri eksiksiz tamamlamış ve davacı tarafa kusursuz şekilde araç teslim işlemlerini gerçekleştiğini, davalının gerçekleştirdiği işlemlerin ne kadar iyi ve yeterli olduğu davacı tarafından da bilindiğnii, davalının işini ne kadar iyi yaptığı davalı tarafından da bilindiğinden uzun mesafeye rağmen aracın tamiri için müvekkiline davet edildiğini, davalı müvekkilimiz tarafından dava konusu araca dair gerçekleştirilen işlemlerde hiçbir kusur ya da hatalı işlem söz konusu değildir. Dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davalı tarafından gerçekleştirilen işlemler sonrasında çekici ücreti, yol yardım ve mekanik işçilik ücreti, malzeme bedeli olmak üzere 139.100,32 TL ödeme gerçekleştirildiği iddiası doğru olmadığını, dava konusu araca yapılan işlemler sonrasında davalı müvekkilimiz tarafından sadece 25.000 TL işçilik ücreti alınmış ve neticesinde de davacı tarafa 22.3.2025 tarihli fatura düzenlenerek gönderildiğini, davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği 139.100,32 TL ödemeyi kesinlikle kabul etmediğimiz bir kez daha belirterek işçilik ücreti haricinde yapılan işlemlerin davalı ile bir ilgisi bulunmadığını, iddia edildiği gibi dava konusu araç olay yerinden çekici ile kaldırılmamış, yol yardım ya da başkaca bir hizmet alınmadığını, sadece davalının alınan işlemleri gerçekleştirebilmesi için bizzat davacı şirket tarafından parça temini yapılmış, davalı müvekkilimize de 25.000 TL işçilik bedeli ödendiğini, dava dilekçesinde bahsedilen söz konusu harcamalar kesinlikle davacı tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, davalı müvekkilimizin dava konusu araçta 3 gün boyunca yol kenarında araç sürücüsü ve kardeşi ile beraber çalıştığının ortaya konulması amacıyla ... kayıtlarının da celbine karar verilmesini talep ettiğnii, davalının cep telefonu 0 532 376 98 85 olup, 18.03.2025 ile 20.03. 2025 tarihleri arasında hangi baz istasyonundan sinyal aldığının sorulmasına karar verilmesini talep ettiğini, dava dilekçesinde; “dava konusu araca yapılan tamir işleminden 1000 km sonra aracın tekrar aynı arızayı verdiği ve aracı tamiri için işlem yapan ustanın beyanları ile davalının yaptığı işlemlerin hatalı olduğu” iddia edildiğnii, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı beyanlarını kesinlikle kabul etmediğini, her ne kadar dava dilekçesinde gerçekleştirilen işlemlerin üzerinden 1000 km geçtikten sonra aynı hatayı verdiği iddia edilmekte ise de davalı müvekkilimize yapılan herhangi bir bildirim söz konusu olmayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edildiği gibi ayıplı bir işlem söz konusu olsa dahi davalının gerçekleştirdiği işlem sonrasında ayıplı bir durum söz konusu ise bunun öncelikle davalı müvekkilimize usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerektiğini, davalıya yapılan bir ayıp ihbarı söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde de iddia edenin aksine araçta aynı arızanın meydana geldiğine dair hiçbir delil dosyada mevcut olmadığını dava konusu araçta işlem yaptığı belirtilen diğer ustanın ne şekilde ve hangi işlemleri yaptığı da anlaşılabilir olmadığını, dava konusu araçta motor revizyonu yapılmadığı, motor piston kollarının değiştirilmediği, ayıplı işlem olduğuna dair haksız ve hukuka aykırı iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davalı, belirtilen tüm işlemleri eksiksiz şekilde zor koşullara rağmen yaptığını, davalıya kusur olarak atfedilen motor aktarma organlarının sökülerek ölçüm ve diğer işlemlerin yapılması gibi hususların otoyol kenarında yapılabilmesi fiziken mümkün olmadığını, dosyada alınacak bilirkişi raporunda da ortaya çıkacağı üzere dava dilekçesinde kusur atfedebilmek için ortaya konulan söz konusu işlemlerin birçoğu yol kenarında gelişigüzel şekilde yapılabilecek işlemler olmadığını, ilgi işlemlerin atölye ortamında ve makinelere bağlanarak yapılması gerektiği gibi davalının işlemi gerçekleştirdiği sırada uyguladığı tamir işlemi ile de alakalı olmayan hususlar olduğunu, davalının aracı kontrol ettiği sırada gerçekleştirdiği işlemlerden farklı iddialar ortaya konularak davalıya kusur verilmeye çalışıldığını, davacı tarafın açıkça haksız menfaat sağlamak kastıyla hareket ettiği ortada olduğunu, d ava konusu araç 2013 model olup, halihazırda 12 yıllık bir araç olduğunu, halihazırda 12 yaşında ve 2.833.788,00 kilometrede olan bir aracın sürekli olarak bakımının yapılması, gereken kontrollerin aksatmaksızın yerine getirilmesi gerektiğini, bu denli yıpranmış bir aracın gerçekleştirdiği kilometreye rağmen hiçbir şekilde motor revizyon/değişim işleminin yapılmadığı da ortada olduğunu, söz konusu aracın 1.500.000 km'de motor revizyon/değişim işlemine tabi tutulması gerekirken neredeyse iki katı oranında kilometre yapmış olmasına rağmen hiçbir şekilde motor değişimine tabi tutulmaması davacı tarafın gereken sorumluluğu yerine getirmediğini ortaya koyduğunu, basiretli bir tacir olan davacı şirketin dava konusu aracı gerektiği gibi bakım ve kontrol ederek seyir halinde tutması ve meydana gelebilecek arızaları da en aza indirmesi konusunda gereken hassasiyeti göstermesi gerektiğini, davalı müvekkilimize karşı yöneltilen işbu dava dosyası ile açıkça davacı tarafın kötü niyeti ortaya konulduğunu, yıllarca süresi içerisinde motor revizyonu/değişimi yapmayan davacı davalı tarafından gerçekleştirilen işlem de başta olmak üzere birçok arızaya sebebiyet verdiği, sürekli yollarda seyir şirketin aracın gerek motoruna gerekse diğer akşamına zarar verdi halinde olan bir aracın daha da yıpranmasına neden oldu kuşkusuz olduğunu, davacı tarafın kendisinin göstermesi gerektiği dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu bir şekilde arızalara sebebiyet verdiğinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu aracın 1.500.000 km'de motor revizyonu/değişimi yapılmaması masrafların her geçen gün artmasına da neden olduğunu kaldı ki halihazırdaki kilometrede bir aracın sadece motor revizyonu ile sağlıklı bir şekilde yoluna devam edebilmesi mümkün olmadığnıı, neredeyse 3.000.000 km'de olan bir aracın hiçbir şekilde motor değiştirmeden ve diğer aksamları da güncellenmeden yola devam etmesi imkansıza yakın bir durum olduğunu, gereken dikkat gösterilmeden ve 3.000.000 km'deki bir aracı gerektiği gibi motor değişimine tabi tutmayan davacı şirketin üç gün boyunca verilen emek ve mesai sonrasında kendi kusurunu davalı müvekkilimiz yükletmeye çalışması açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, davacı tarafın iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte araçta bir arıza meydana gelmiş ise dahi bu arızanın davacının gereken dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklandığı görüldüğünü, dava konusu aracın tahmini gerçekleştiren davalı müvekkilimizin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve atfedilen kusuru kabul etmemekle birlikte aksi değerlendirildiğinde dahi talep edilen alacakların da tarafımızdan kabulü mümkün olmadığını, bahsetmiş olduğumuz gibi davalı müvekkilimiz tarafından gerçekleştirilen işlemler sırasında kesinlikle çekici masrafı ya da yol yardım gibi masraflar yapılmadığını, sadece davacı tarafından parça temini gerçekleştirilmiş ve davalı müvekkilimiz de kendisine teslim edilen parçaları kullanarak son derece zorlu ortamda hizmet vererek verdiği hizmete dair 25.000 TL hizmet bedeli tahsil ettiğnii, gerçek dışı iddialarla davalı tarafından gerçekleştirilen tamir bedelinin daha da yükseltilmeye çalışıldığı ortada olduğunu, dava konusu aracın bulunduğu otoyol kenarında tamir hizmeti verilirken sadece parça bedeli ödenmiş, ardından da davalıya hizmet bedeli verildiğini, bu ödemelerin haricinde bir masraf yapılmadığını, bu nedenle bu yöndeki taleplerin kabulü mümkün olmadığını, Davacı tarafın usulüne uygun şekilde gerçekleştirilerek yapılan teslim sonrasında 2. Kez var olduğu iddia edilen arızaya ilişkin davalı müvekkilimize yapılan usulüne uygun bir bildirim bulunmadığını, oysaki; iddia edildiği gibi arıza meydana gelmiş ise davalıya gerektiği şekilde usulüne uygun bir bildirim yapılmalı ve var olduğu iddia edilen arızanın neden kaynaklandığına ilişkin davalının beyanlarının, değerlendirmesinin alınması gerektiğini, hiçbir şekilde usulüne uygun yapılmış bir bildirim bulunmadığından meydana geldiği belirtilen ayıp ya da ikinci tamir işlemine ilişkin davalıdan talepte bulunulması da hukuken mümkün olmadığını, dava konusu araçta ikinci kez tamir işlemi yapıldığı iddia edilerek parça bedeli, çekici bedeli, revizyon bedeli ve işçilik bedeli gibi ücretlerin de neye dayanarak talep edildiği de anlaşılabilmiş olmadığını böyle bir arıza ya da eksik işlem söz konusu olsa idi aracın fiilen hareket etmesi de mümkün davalı tarafından gerçekleştirilen işlemlerde hiçbir hata ya da kusur söz konusu olamayacağını, araçta daha sonra bir arıza meydana gelmiş ise dahi bu arızanın davalı tarafından gerçekleştirilen eylemlere ilişkin olduğu ispatlanabilmiş olmadığını, davalı tarafından dava konusu araç üzerinde gereken tamir ve bakım işlemi yapıldıktan sonra bizzat davacı şirketin sürücüsü ile aktif sürüş yapılarak hiçbir sorun olmadığı değerlendirilerek teslim yapıldığını, davalının yol kenarında 3 gün boyunca insanüstü çaba ile ortaya koyduğu mücadele sonunda araç sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiğini, davalıya izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından ikinci tamir işlemi yapıldığı iddia edilerek talepte bulunulması mümkün olmadığını, dava konusu aracın gerekli bakımlarını yapmayan davacı şirket meydana gelebilecek her arızadan tek başına sorumlu olduğunu, belirtmiş olduğumuz gibi dava konusu araç 12 yaşında ve halihazırda 3.000.000 km'ye yakın düzeyde bir araç olduğunu, bu özellikteki büyük masraflar çıkarabilecek bir arıza vermesi de kuvvetle muhtemel olduğunu, bilirkişi raporuyla da ortaya çıkacağı üzere 12 yaşında ve 3.000.000 km'de bulunan aracın daha önce motor değişikliğine tabi tutulması gerektiğini, hiçbir şekilde motor değişim işlemi yapılmadan 3.000.000 km'de sürekli aktif ve güvenli bir şekilde çalışmasının beklenmesi fiziken mümkün olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, dava konusu aracın gereken bakım ve onarımlarının yapılmamasından kaynaklanan arıza söz konusu ise bu arızanın davacı şirketin sorumluluğunda olduğu göz ardı edilmediğini, davalının araç üzerindeki işlemleri sorunsuz da olsa 3 milyon kilometrede olan ve motor değişimine tabi tutulmayan aracın her an arıza vermesi kuvvetle muhtemel olduğunu, gereken dikkat ve özeni göstermeyen davacı şirketin bu riske üzerine aldığı ortada olduğunu, aracın servis dışı kalarak iş kaybına uğradığı belirtilerek günlük 30.000 TL ücret talep etmesinin de fahiş derecede yüksek olduğu ortada olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi düşünüldüğünde dahi 12 yaşında ve 3.000.000 km'de olan bir aracın günlük 30.000 TL kazanç elde etmesi mümkün olmadığnıı, davacı tarafın iddia ettiği kazanç bedeli dikkate alındığında neredeyse aracın bir aylık çalışması ile kendi bedeli kadar kazanç elde ettiği sonucu doğmaktadır ki bu sonuç hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği dönem şehirlerarası otobüs işletmeciliğinde kar yapılamayan, sadece 3-4 kişilik müşteri grupları ile müşteri memnuniyeti çerçevesinde seyir halinde olunan bir dönem olduğunu, bu dönemlerde ulusal bayram ya da başka bir tatil söz konusu olmadığından sadece talep bekleyen birkaç müşteriye araç sağlanabilmesi yönünde hareket edilerek zararına yolculuk yapıldığını, dava konusu aracın ilgili dönemde günlük kar elde edip edemeyeceğine ilişkin ilgili firmalardan emsal ücret araştırması yapılmasını talep ettiğini, davalı müvekkilimizin dava konusu araçta 3 gün boyunca yol kenarında araç sürücüsü ve kardeşi ile çalıştığının ortaya konulması amacıyla ... kayıtlarının da celbine karar verilmesini talep ettiğini, davalının cep telefonu ... olup, 18.03.2025 ile 20.03. 2025 tarihleri arasında hangi baz istasyonundan sinyal aldığının sorulmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı taleplerinin tümden reddi gerektiğini, ancak kabul anlamına gelmemek birlikte mahkemece aksi kanaate varılacak olması halinde davacının hak ve alacaklarının zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiği ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, kaldı ki; ayıp ihbar sürelerine de uyulmadığı ortada olduğunu, davacı tarafından açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esasına girilecek olması halinde de davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; ayıplı araç onarım hizmeti iddiasından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, davacı tarafça, ... plakalı yolcu otobüsünün yanlış tamiri sonucu uğradığı zararların tazmini talep edilmiş olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarına göre, davalı adına gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davalının 11.06.2019 tarihinden itibaren faal mükellefiyetinin bulunduğu, faaliyetlerinin motorlu kara taşıtlarının genel onarım ve bakımı faaliyetleri ile giysi aksesuarları perakende ticareti (eldiven,kravat, şapka, eşarp, şal, mendil, kemer, pantolon askısı, şemsiye, baston,vb.) olduğu, adı geçen mükellefin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 178. madde kapsamında II. sınıf tüccar olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla, celp edilen 2025 yılı gelir vergisi beyannamelerine göre, 2007/... sayılı ... ile ... Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda davalının parasal hadlerin altında beyanının olduğu, davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, sonuç olarak davalı davalı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!