Anahtar kelimeler: Kgf Satımdan Faturadan Faturada Bahse Kayseri Durduğu Başkan Yazim İlişkileri

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ... - ... İ
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ile olan ticari ilişkileri neticesinde davalıya KGF...531 numaralı fatura düzenlendiği, söz konusu faturadan davalının 4.006.592,40 TL borçlu olduğu, bahse konu fatura dayanak gösterilerek Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ E sayılı dosyası ile takip yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, faturada belirtilen malların davalıya teslim edildiği, davalının icra takibinden sonra ve kendisine düzenlenen faturadan 9 ay sonra GID2024...38 numaralı iade faturası düzenlediği, bu iade faturasına karşılık KGF...2437 numaralı iade faturası düzenlendiği ve davalının iade faturasının kabul edilmediğinin belirtildiği, daha sonra Kayseri 13. Noterliğinin 36659 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafça davaya karşı bir cevap dilekçesi verilmediği görülmekle, HMK hükümleri gereği davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLER
:
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti, borçlusunun ... olup, 4.006.592,40-TL asıl alacak ve 1.085.402,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.091.994,75-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisi tarafından █████/2024 tarihinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davaya konu faturaya ilişkin Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi dosya arasına celbedilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak rapor alınmasına karar verilmiş olup, davalı tarafça herhangi bir belge sunulmamış olup, davacı tarafça ibraz edilen ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi Azzem ÖZKAN'ın █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacının davalı ile ticari ilişkilerini gösteren muavin defter kaydı ile davacının CD içinde sunduğu pdf ortamındaki yevmiye defteri kayıtlarının incelenmesinden; davacının takip ve dava konusu yaptığı faturanın davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu, bu fatura karşılığında 69.070 TL tahsilat yapıldığı ve davacının bakiye 3.937.522,40 TL alacaklı gözüktüğü, davalının iade faturasının davacının ticari defterlerinde kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak █████/2024 tarih, KGF2024000000531 nolu, 4.006.592,40-TL bedelli faturanın davalı şirket tarafından KDV beyannamesinde kullanıp kullanılmadığı araştırılmış olup, müzekkere cevabının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişinin █████/2025 tarihli ek raporunda; davacının sunduğu CD içindeki pdf formatında bulunan muavin defter ve yevmiye defterinin mevcut haliyle sahibi lehine delil gücü olmadığı, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için takip ve dava konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığı, Vergi idaresinin göndermiş olduğu müzekkere cevabı ekindeki belgelerin incelenmesinden de faturanın davalı tarafça kabul edilip edilmediğinin somut olarak tespit edilemediği, davacı tarafça takip ve davaya konu faturaya yönelik mal teslimini gösteren herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan CD içinde pdf formatında bulunan muavin defter ve yevmiye defterinin GİB Sisteminden sorgulanamaması nedeniyle davacı vekiline davacı şirkete ait envanter defteri, 2024 yılına ait yevmiye defteri dataları ile defteri kebir datalarını sunmak üzere süre verilmiş ve davacı vekilince defterlerin sunulmasının ardından bilirkişiden yeniden ek rapor aldırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişinin █████/2026 tarihli 2. ek raporunda; davacının takip ve dava konusu yaptığı 27.03.2024 tarihli KGF2024...531 numaralı ve 4.006.592,40 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde davalıdan alacak olarak kaydedildiği, söz konusu faturadan kaynaklanan bakiye alacağın da davacının envanter defterinde gözüktüğü, davalının davacıya düzenlediği iade faturasının davacının kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Takibe konu alacak fatura alacağıdır. Faturanın TTK.da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika"olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'.
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir..." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir
Somut olayda davacı taraf, davacının davalı ile olan ticari ilişkileri neticesinde davalıya KGF...5S31 numaralı fatura düzenlendiğini, söz konusu faturadan davalının 4.006.592,40-TL borçlu olduğunu, bahse konu fatura dayanak gösterilerek Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, faturada belirtilen malların davalıya teslim edildiğini, davalının icra takibinden sonra ve kendisine düzenlenen faturadan 9 ay sonra GID2024...38 numaralı iade faturası düzenlediğini, bu iade faturasına karşılık KGF...2437 numaralı iade faturası düzenlendiğini ve davalının iade faturasının kabul edilmediğinin belirtildiğini, daha sonra Kayseri 13.Noterliğinin 36659 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Söz konusu takipte davalıdan 5.091.994,75-TL talepte bulunulmuştur. Davacı taraf takip talebinde 28.04.2024 tarihli KGF2024...531 numaralı ve 4.006.592,40-TL tutarlı faturayı takip konusu yaptığını belirtmiş ise de söz konusu fatura 27.03.2024 tarihli olduğu, fatura numaralarının aynı olduğu dava dilekçesinde de davaya konu edilen faturanın 27.03.2024 tarihli KGF2024...531 numaralı ve 4.006.592,40-TL tutarlı fatura olduğu açıklanmıştır.
Mahkememizce dosyaya sunulan belgeler, ticari defterler bilirkişi marifetiyle inceletilmiş olup buna göre takip ve dava konusu olan 27.03.2024 tarihli KGF2024...531 numaralı ve 4.006.592,40-TL bedelli faturanın davacının muavin defter kaydında davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 69.070 TL tutarında tahsilat yapıldığına ilişkin kayıt olduğu, davalı tarafça düzenlenen iade faturası davacının muavin defter kaydında ve davacının sunduğu pdf ortamındaki yevmiye defterinde kayıtlı gözükmediği tespit edilmiştir.
Davalının vergi idaresi tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevabında yer alan alım/satım analizlerinden takip konusu faturanın davalı tarafça KDV beyannamesinde kullanılıp kullanılmadığı somut olarak tespit edilememektedir. Ancak bahse konu alım/satım analizinde davacı firmanın mal ve hizmet satın alınan kişiler içinde yer aldığı KDV'siz kısmın 3.338.827 TL olduğu ve bu tutarın takip konusu fatura ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bahse konu faturanın davalı tarafça KDV beyannamesinde kullanılıp kullanılmadığı davalının vergi idaresinden sorulmuş olup gelen cevabi yazının bilirkişi tarfından değerlendirmesi suretiyle ek rapor hazırlanması istenilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli ek raporda; Mimarsinan Vergi Dairesinin cevap yazısı ekindeki alım satım analizleri incelendiğinde, davacı şirketin davalıya 2024 yılında 3 adet fatura düzenlediği bunun KDV hariç tutarının 10.016.481-TL olduğu; davalının da yine davacıya 3 adet fatura düzenlediği ve bunun KDV hariç tutarının da 10.016.481 TL olduğu dolayısıyla tarafların birbirlerine karşılıklı 3 adet fatura düzenlediği anlaşılmakla, yapılan mevzuat değişikliği ile ███████ döneminden itibaren e-faturalar yönünden Ba/Bs verme zorunluluğunun kaldırıldığı, ancak tacirlerin birbirlerine düzenlemiş oldukları e-faturaların ███████ döneminden sonra sistemsel olarak Ba/Bs analizlerinde yer aldığı dolayısıyla söz konusu faturaların taraflarca kabul edilerek vergi idaresine beyan edildiği anlamı çıkmayacağı, yani davaya konu faturanın da davalı tarafça kabul edilerek vergi idaresine beyan edildiği söylenemeyeceği belirtilmiştir.
Netice itibariyle tüm dosya kapsamı incelenmekle; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkemece, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemecemizce, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçları da bildirilerek ihtar edilmesine rağmen davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı, davacı tarafça sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olması hasebiyle kendi lehine delil ve sonucuna göre davacı taraf KGF...5S31 numaralı faturadan davacının 4.006.592,40-TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Ancak takip talebinde işlemiş faiz talebinde de bulunulduğu görülmekte ise de takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek işlemiş faiz talebi haklı görülmemiştir. Netice itibariye Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun 4.006.592,40-TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Yargıtay HGK.nun ███████-376-397 E-K sayılı kararında; "Genel bir kavram olarak 'likid (liqiude) alacak" “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez" denilmiştir. Davacı, takip talebinde borcun sebebini 4.006.592,40-TL tutarlı fatura olarak açıklamış olup alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazimatına hükmolunmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun 4.006.592,40-TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen 4.006.592,40-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 273.690,32-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 61.498,58-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 212.191,74-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 61.498,58-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 3.548,98-TL tebligat ve posta gideri ile 11.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.048,98-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 11.841,16-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 554.725,16-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 2.832,63-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 767,37-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!