Anahtar kelimeler: Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran Ertelenmesine İzmir İstemi Uyuşturucu Bakanlığının

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.10.2021 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre,1-Sanığın █████/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;Adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan █████/2014 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2014 tarihli ve ██████████ esas, ████████ sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yeniden aynı suçu işlemesi sebebiyle anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2016 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2023 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriğinde itiraz hakkının bulunduğuna ilişkin itiraz süresinin gösterilmediğinden kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının oluşmadığından bahisle bozulmasını müteakip, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile açılan kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmakla;İnceleme konusu █████/2020 tarihli eylem nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2020 tarihinde düzenlenen iddianame ile yargılamanın başladığı ve anılan Mahkemenin █████/2021 tarihli kararı ile mahkumiyet karar verildiği, bu dosya kapsamında yargılama başlamadan önce kamu davasının açılmasına dayanak olan İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında yargılama yapılarak anılan Mahkemenin █████/2016 tarihli kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'da temyiz incelemesinde bulunduğu sırada incelemeye konu davanın açıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun █████/2022 tarihli ve ███████-8, ████████ sayılı ilâmında açıklandığı üzere, soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceğinden sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkemeya da hâkim tarafından bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği gözetildiğinde, mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doğrudan dava açılmasına sebebiyet veren İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının akibetinin araştırılması ile eğer mahkemesince bir karar verilmişse kesinleşmesine yönelik gerekirse bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,2-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin █████/2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında,Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren inceleme dışı İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın içeriğinde itiraz hakkının bulunduğuna ilişkin itiraz süresinin gösterilmediğinden kararın kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu haliyle sanığın önceki suçu olan █████/2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp █████/20 14... /███████ tarihli suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.B. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder. (2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmışolanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır. (3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir. (4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,Somut olayda; kanun yararına bozma istemine konu İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı "mahkûmiyet" kararının başka suçtan İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan sanığa CMK'nın 35/3. maddesine uygun şekilde 14.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak; hükümde, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin sanığa bildirimde bulunulmadığı,Başka suçtan hükümlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, mahkemece hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve tebliğ edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmaması ve tebliğ evrakında da yer almaması nedeniyle yasa yolu bildirimi usûlüne uygun olmadığından, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.12.2025 tarihinde karar verildi.