Anahtar kelimeler: Usûlüne Değişen Vasfı Görüşü Adalet Başvuran Yapma Uyuşturucu İzmir İstemi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaİNCELEME KONUSU KARAR
: Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 09.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2018 tarihli ve ███████-487 esas, ████████ karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,Her ne kadar sanık hakkında █████/2022 tarihli eylemine ilişkin olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2022 tarihli ve ████████ sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a maddesinde “Bu Kanunun; ...188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.. suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, aynı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılmasının gerektiği nazara alındığında,Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce █████/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2022 tarihli ve ██████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın █████/2022 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve █████/2022 tarihinde kesinleştiği,Yargıtay 20.Ceza Dairesinin █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, sanığın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına konu █████/2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2022 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:1. Sanık hakkında, 25.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas,█████████ sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,2. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.B. Dosya arasında bulunan İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:1.Sanık hakkında, 20.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.02.2022 tarihinde tebliğ edilerek 02.03.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,2. Sanığın 13.12.2021, 24.01.20 22... .02.2022 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın ████████ Esasa kaydedildiği,3. Sanık hakkında 06.05.2022 tarihli aynı nev'i suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2022 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının da ████████ Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,4. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,6. Bozmadan sonra, davanın İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esasına kaydedildiği,Anlaşılmıştır.C. Dosyalar kapsamına göre;28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;"Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce veya erteleme süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir. Zira, usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir.Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihe kadar işlenen sübut bulan tüm eylemlerin tek suç olarak, cezanın bireyselleştirilmesi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağı kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda;Sanık hakkında daha önce 20.09.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.02.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 02.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önceki tüm kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği dikkate alındığında, sanığın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına konu 25.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.02.2022 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karardan önce işlendiği, inceleme tarihi itibariyle İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasının derdest olduğu anlaşıldığından, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davaların birleştirilerek, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlal, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.12.2025 tarihinde karar verildi.