Anahtar kelimeler: Laminat Teslimlerin Üretildiği Harçlandırma Kurumsal Yıllara Yürüten Nöbetçi Satım İhracat

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; müvekkili şirketin Türkiye’de yerleşik, üretim ve ihracat faaliyeti yürüten, uluslararası ticari ilişkiler kapsamında faaliyet gösteren kurumsal bir yapı olduğu, davalı şirket ile uzun yıllara dayanan ticari ilişki çerçevesinde cari hesap ilişkisi tesis edildiği, bu kapsamda davalıya çeşitli tarihlerde laminat ürünleri satıldığı, satışa konu malların sözleşmeye uygun şekilde üretildiği ve kararlaştırılan sürede teslim edildiği, teslimlerin gümrük kayıtları ve ticari belgeler ile sabit olduğu, buna rağmen davalı tarafından toplam 60.097,09 Euro bedelli satışa konu faturaların ödenmediği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmasına rağmen borcun tasfiye edilmediği, davalı tarafın borcu kabul mahiyetinde beyanlarda bulunarak ödeme taahhüdünde bulunduğu ancak bu taahhüdün yerine getirilmediği, ticari hayatın güven ilkesi çerçevesinde davacı tarafın bir süre beklediği ancak sonuç alınamaması üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin de sonuçsuz kaldığı, bu nedenle dava açma zorunluluğunun doğduğu ileri sürülerek, 60.097,09 Euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, hukuki mahiyeti itibarıyla yabancılık unsuru taşıyan (MÖHUK m.1 vd.) taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden ve TTK m. 89 vd. maddelerinde düzenlenen cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yargılama safahatı devam ederken, davacı vekili Av. ...'nın █████/2025 günü UYAP sistemi üzerinden e-imzalı olarak mahkememize ibraz ettiği dilekçesi ile netice-i taleplerinden kati surette feragat ettiklerini beyan ettiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında mübrez vekaletnamenin incelenmesinde; davacı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 74. maddesi uyarınca feragat ehliyetini haiz özel yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Usul hukukumuzda "Tasarruf İlkesi" (HMK m. 24) egemen olup, kural olarak hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve davacının davasını takip etme zorunluluğu bulunmadığı gibi, hakkından vazgeçme (feragat) yetkisi de kendi inisiyatifindedir. Feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde açıkça; "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" şeklinde tanımlanmıştır. Akademik ve doktriner boyutta incelendiğinde feragat; yalnızca usuli bir işlem olmayıp, doğrudan doğruya maddi hakkı ortadan kaldıran, bozucu yenilik doğuran (inşai) nitelikte tek taraflı bir hukuki muameledir.
HMK m. 309/1 ve 309/2 gereğince feragat beyanı, mahkemeye yöneltilen tek taraflı bir irade açıklaması niteliğinde olup, hüküm ifade etmesi ve davanın reddi sonucunu doğurabilmesi için karşı tarafın (davalının) veya mahkemenin muvafakatine yahut kabulüne bağlı değildir. Beyanın mahkemeye ulaşması ile birlikte, davanın esası hakkında kesin hükmün doğurduğu hukuki sonuçlar (maddi anlamda kesin hüküm) anında teşekkül eder. Bu yönüyle mahkemenin bu aşamadan sonra uyuşmazlığın esasına girerek bir inceleme yapması, usul ekonomisi ve hukuki güvenlik ilkeleri gereğince hukuken imkânsız hale gelir.
Tüm bu maddi ve hukuki vakıalar çerçevesinde; feragat iradesinin usul ve yasaya uygun olduğu, vekilin yetkisinin bulunduğu ve feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Feragat beyanı yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 488,00-TL'nin peşin yatırılan 20.413,29-TL harçtan mahsubuna, fazla yatan 19.925,29-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.120,00- TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 550,00-TLyargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!