Anahtar kelimeler: Kuran Edindiği Kanaate Kurma İşlemek Edenin Görüşü Örgüt Belgede Sahteciliği
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇLAR
: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları, Sanıklar ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve
kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanıklar hakkında beraat hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede'ki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Şikâyetçi SGK'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, Yargıtay üyesi ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık" suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;
Evveliyatla hükmün yeterli gerekçeyi içerip içermediğinin irdelenmesi gereklidir. Bu bağlamda hükmün gerekçeli olması ve gerekçenin neleri ihtiva etmesi gerektiğine ilişkin mevzuatımızda yer alan hükümlerin ele alınmasında yarar bulunmaktadır.
Anayasanın 141/3 maddesi " Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır"
CMK' nin 34 maddesi " Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır."
Madde 230 maddesi "(1)Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61... nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü maddenin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir."
CMK' nin 232/3 maddesinde ise " Hükmün gerekçesi ve varsa karşıoy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç 15 gün içerisinde dava dosyasına konulur."
CMK' nin "Hukuka kesin aykırılık halleri" başlıklı 289/1-g maddesi" Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi" kesin hukuka aykırılık hali olarak belirlenmiştir.
Mevzuatta hükmün gerekçeli olması gerektiği yönündeki bu düzenlemeler karşısında mahkemenin gösterdiği beraat gerekçesinin yeterli ve dosya kapsamına uygun olup olmadığının ele alınması da gereklidir.
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık yönünden mahkemenin gösterdiği gerekçe "Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının raporunun tanık beyanları ile örtüşmediği, bir kısım sanıkların iletişiminin tespitine yönelik tape kayıtlarında taraflar arasında geçen diyalogda sanıkların üzerlerine atılı suç yönünden delil olarak değerlendirilebilecek, açık, her türlü şüpheden uzak, net bir konuşmanın yer almadığı, tape kayıtlarının gündelik konuşmayı içerdiğinin değerlendirildiği, sahte olarak düzenlendiği iddia olunan raporların asıllarının dosya arasına alınamaması sebebiyle raporların sahteliğine dair her hangi bir araştırmanın yapılamadığı hususları nazara alındığında, sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçları işledikleri sabit olmadığından, sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir." paragrafından ibarettir.
Bu gerekçe yeterli olmadığı gibi dosya kapsamı ile de uyuşmamaktadır.
Evvel emirde ifade edilmelidir ki mahkemenin gerekçesinde yer alan "bir kısım sanıkların iletişiminin tespitine yönelik tape kayıtlarında taraflar arasında geçen diyalogda sanıkların üzerlerine atılı suç yönünden delil olarak değerlendirilebilecek, açık, her türlü şüpheden uzak, net bir konuşmanın yer almadığı, tape kayıtlarının gündelik konuşmayı içerdiğinin değerlendirildiği," ibareleri her ne kadar hüküm beraat ise de " İletişimin tespiti dinlenmesi ve kayda alınması" başlıklı CMK' nın 135 maddesi ancak ve ancak maddede belirtilen katalog suçlar açısından delil olarak değerlendirilebilir. Katolog suçlar dışında iletişimin tespiti dinlenmesi kayda alınması hukuka aykırı delil niteliğindedir. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu katalog suçlar arasında yer almadığı gibi nitelikli dolandırıcılık suçu da suç tarihi itibarıyla katalog suçlar arasında yer almayıp suç tarihinden sonra katalog suç kapsamına dahil edilmiştir. Dolayısıyla her iki suç yönünden de iletişimin tespitine ilişkin HTS kayıtlarına gerekçede yer verilemez. Bu hususun gerekçede tespiti ile yetinilmesi gerektiği gözetilmemiştir.
HTS kayıtlarına ilişkin bu hukuka aykırılık hükmün beraat olması nedeniyle etkisi bulunmadığı kabul edilebilirse de dosya kapsamında bulunan sanıklar aleyhlerindeki delillere neden itibar edilmediği gerekçede açıklanmış değildir.
Bu kapsamda ... Eczanesi müsteciri olan sanık tarafından SGK ya fatura edilen 7 ayrı reçete adlarına yazılmış olan kişiler reçete edilen ilaçları kullanmadıkları gibi reçetede yazılı ilaçları ... Eczanesinden almadıkları yönündeki beyanlarına neden itibar edilmediği karar gerekçesinde açıklanmamıştır. Yine adlarına reçete tanzim edilen 24 kişi adı geçen eczaneden ilaç almadıkları yönünde dosya kapsamında beyanları bulunmaktadır. Keza dosya kapsamından 20 ayrı reçetede yazılı ilaçların adlarına reçete edilen kişiler tarafından kullanılmadığı ifade edilmiş olmasına rağmen bu beyanlara niçin itibar edilmediği de karar gerekçesinde yer almamaktadır. Bunların dışında suça konu reçetelerde imzaları bulunan 40 kişi reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını belirtmiş olmalarına rağmen bu hususta yapılan işlem yani imza incelemesi yaptırılıp yaptırılmadığı ve bu hususa ilişkin değerlendirme karar gerekçesinde yer almamaktadır. Bu haliyle kararın yeterli gerekçeyi içerdiğini ifade etme imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunda mahkeme beraat gerekçesi olarak "sahte olarak düzenlendiği iddia olunan raporların asıllarının dosya arasına alınamaması sebebiyle raporların sahteliğine dair her hangi bir araştırmanın yapılamadığına" dayanmaktadır. Oysa sahteliği iddia edilen çok sayıda reçete olup bunların kuruma ibraz edildiği teftiş raporundan anlaşılmaktadır. Sahteliği iddia olunan yeterli sayıda reçetenin ibraz edildiği kurumdan araştırılıp araştırılmadığı da gerekçedebelirtilmemiştir. Bu yönüyle de gerekçe yetersizdir.
Bu haliyle teftiş raporundan kuruma ibraz edildiğine kuşku bulunmayan reçete asılları kurumdan araştırılmadan hüküm kurulması gerekçe yanında eksik araştırmanın da varlığı hususunda da kuşku bulunmamaktadır.
Sanıklar hakkında soruşturma, fiyatı yüksek ve kullanımı yaygın olmayan Ketex adlı ilacın anılan olayın vuku bulduğu ilçede diğer il ve ilçelere göre çok yüksek kullanım miktarı dikkate alınarak kurum tarafından resen teftiş marifetiyle başlatılmış ve teftiş sonucu düzenlenen raporla birlikte Cumhuriyet savcılığına suç ihbarı yapılmış, ancak gerek soruşturma ve gerekse yargılama makamınca özenli soruşturma ve araştırma yapılmaksızın ve deliller her kategoride ayrı ayrı değerlendirilip irdelenmeden beraat hükmü kurulmuştur.
Bu nedenlerle tebliğnamede de belirtildiği gibi hükmün Anayasanın 141/3; CMK' nin 34... maddelerinde belirtilen yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi keza eksik soruşturma ve araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanmasına ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!