Anahtar kelimeler: Borçalacaktan Kargoların Çeke Kesme Düşüldüğü İşinin Sonlandığını Makbuzu Tahsilat Kambiyo

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında hizmet nedeniyle ticari ilişkinin mevcut olduğu, müvekkili tarafından gönderilen kargoların taşıma işini davalının yaptığını ve bu kapsamda ön ödemeler yapılarak ön ödemelerin bakiye borç/alacaktan düşüldüğü, bu ön ödeme niteliğinde davalıya verilen 45.000 TL değerinde çek verildiği ancak çeke ait hizmetin alınmadan taraflar arasındaki hizmet işinin sonlandığını, Müvekkiline çek karşılığında fatura kesme günü olmadığı gerekçesi ile hiçbir tahsilat makbuzu ya da fatura verilmediği, davalı şirketin önce bakiye borca istinaden müvekkili aleyhine 3.263,53 TL'nin tahsili için ... 33. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, ayrıca 45.000 TL çek nedeni ile de davalı tarafından çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, karşılıksız çıkan çekin müvekkiline iadesi yapılması gerekirken, ... 31. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü icra takibi başlattığını, davalının müvekkiline 45.000 TL değerinde hizmet verdiğini ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne ve davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, açılan icra takibine teminatsız ihtiyati tedbir talebi ile durdurulmasına, dava sonuçlanıncaya kadar takip işlemlerinin talik edilmesine, kötü niyetli alacaklı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacının ... 31. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 52.336.95-TL tutarındaki kambiyo senetlerine mahsus icra takibi nedeniyle borcu olmadığını iddia etse de, müvekkili şirketin davacı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü yerine getirdiği ve ücrete hak kazandığı halde davacının taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini bu nedenle davanın reddine, davacı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında taraflarca edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, taşıma hizmeti kapsamında ön ödeme olarak verildiği iddia olunan ... 31. İcra Dairesine ait ... esas sayılı takip dosyasına konu █████/2019 tarihli ve 45.000 TL bedelli çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 31. İcra Dairesine ait ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve dava dışı borçlular aleyhine 43.400,00-TL lik çek, 4.301,95-TL işlemiş faiz, 135,00-TL çek komisyon bedeli, 4.500,00-TL çek tazminatı olmak üzere toplam 52.336,95-TL lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlu davacı tarafa █████/2020 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişi ve taşıma hukukçusu bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2023 tarihli raporda özetle;
"a. Davacı tarafın 45.000 TL olarak belirttiği ve menfi tespite konu ettiği çekin ticari defter kayıtlarında yer almadığı,
b. Davacı yanın ticari defterlerinde davalıya 15.03.2019 tarihi ile 3.885,10 TL borcunun kayıtlı olduğuna dair dosyaya cari hesap muavin özeti sunduğu,
c. Davalı şirketten ticari ilişkinin başlangıcından itibaren cari hesap muavin özeti talep edildiği, davalı 01.01.2018 yılından itibaren muavin hesap özeti göndermiş olup, gelen cari taraflar arasındaki itilafı çözülemeyeceği anlaşıldığından, davalıdan birçok defa yerinde inceleme için randevu talep edilmesine karşın; davalı taraf rapor yazılış tarihine kadar yerinde inceleme imkanı sağlamadığından, defterler incelenememiş, hükme elverişli rapor hazırlanması için davalı yanın defterlerini incelemeye sunmadığı,
d. Davalı yanın karşılıksız çıkan çeki takibe koymasının yerinde olduğu, karşılıksızlık sebebi ile çeki iade borcundan söz edilemeyeceği,
e. Davacı yanın menfi tespit talebine konu çekin avans, teminat veya sair şekilde konucu borcun olmadığını ortaya koyamadığı, çekin bir “ödeme aracı” olduğu gözetilerek iddia edildiği gibi bu amaçla düzenlenmediğini kendisinin sair tutanak, makbuz veya yazılı delille ispatlaması gerektiği hususunun yüce mahkemenin takdir ve değerlendirmesini gerektirdiği,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişi ve ve taşıma hukukçusu bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli ek raporda özetle;
"Davalı yan ticari defterleri ibraz edilmediği sürece taşıma ve lojistik süreci bakımından ne miktarda taşıma yapıldığı ve ne kadar bedelin tahsil edildiği, bakiye alacak ve çekin kayıtlarda ne şekilde yer aldığının belirlenmesinin mümkün olmadığı,
EK görevlendirmede gözetilerek davacı yanın itirazlarına istinaden Ek inceleme ve değerlendirmede de KÖK rapor sonuç ve değerlendirmelerinde yeni ve farklı bir sonuca ulaşılmadığı,
KÖK rapor sonuçlarının devam ettiği,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı gereğince davalı tarafın ticari defter ve kayıtları yerinde incelenmek suretiyle 2.ek rapor hazırlanmak üzere dosyamız mali müşavir bilirkişi ve ve taşıma hukukçusu bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2026 tarihli 2. ek raporda özetle;
"a.Davacı tarafın 45.000 TL olarak belirttiği ve menfi tespite konu ettiği çekin ticari defter kayıtlarında GİRİŞ ve ÇIKIŞININ yer almadığı,
b.Davalı ... kargo şirketinin ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu defter kayıtlarında davaya konu çekin GİRİŞ kaydının tespitinin yapılamadığı,
c.Davalı ... kayıtlarında dava konusu ÇIKIŞ kaydının 45.000 TL olarak 01.12.2019 tarihinde yapıldığı ve bu kayıt ile davalıdan 43.400 TL alacaklı olduğunun kayıt edildiği,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği kabul edilir. Somut olayda olduğu gibi, aksinin iddia edilmesi halinde, bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında hizmet verilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükü, hizmeti almadığını iddia eden tarafa, somut olayda davacı tarafa düşmektedir. TBK'nın 207. maddesi uyarınca davacının, davalıya, hizmet ifası için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin hizmete karşılık avans olarak verildiği ve hizmetin ifa edilmediğinin iddia eden tarafından yazılı delillerle ve koşulları varsa yemin delili ile ispatı gerekir (aynı yönde İstanbul BAM 14. HD'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı).
Yemin delili, kesin deliller içerisinde yer almakta olup, hakimi bağlamaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, diğer delilleriyle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı taktirde son çare olarak yemin deliline başvurur.
Somut olayda, dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti bakımından ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafça takip konusu çekin avans çeki olduğunun, davalı tarafça ise mevcut borç ödemesine ilişkin olduğunun savunulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekle ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı tarafın defterlerine göre ise karşılıksız çıkması nedeniyle takibe konulduğunun yer aldığı, söz konusu çekin avans çeki olduğunun yazılı delil ile ispatlanamadığı, zira bu hususta sözleşmenin de bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla yemin deliline başvurup başvurmayacağı, başvuracak ise yemin metnini hazırlayıp sunması için davacı vekiline süre verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin yetkili temsilcilerinin kim olduğunun ve faal adresinin neresi olduğuna ilişkin müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yemin metni HMK madde 225 ve 226 gereği denetlenerek ve gerekirse yemin metni yeniden düzeltilerek, HMK 228 maddesi uyarınca yemin davetiyesine, “yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağına” ilişkin ihtaratın açıkça yazılarak davalı tarafa tebliğe çıkarılmasına karar verilmiştir.
HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamanki temsilcisidir (Aynı şekilde Yargıtay 23. HD ... E,... K). Bu nedenle yemin konusu vakıalar yemin teklif tarihindeki şirket yetkilisine sorulmuştur.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde davalı şirket temsilcisi ... yeminin anlam ve önemi hatırlatılarak ve ayrıca Mahkememizce yemin metni HMK madde 225 ve 226 gereği denetlenerek ve yemin metni yeniden düzeltilerek alınan beyanında, yemini eda etmekten kaçınmıştır.
Davalı vekilince █████/2026 tarihli dilekçesinde belirttiği isimlerin yemin için dinlenilmesi talep edilmiş ise de bildirilen kişilerin yemin hususunda yetkilerinin bulunduğuna dair tüm bilgi ve belgeleri sunmak üzere davalı tarafa kesin süre verilmiş, sunulan bilgi ve belgeler ile imza sirkülerleri içerisinde bu kişilerin davalı şirket adına yemin eda yetkilerinin bulunduğuna dair bir yetkilendirmenin bulunmadığı, HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yeminin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edileceği, bu doğrultuda şirket yetkililerine yemin davetiyesinin ihtaratlı ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının yemini edadan kaçınması ile davacı tarafın iddialarının kesin delil ile ispatlanmış sayılmasının gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, davacının ... 31. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip dosyasına konu █████/2019 keşide tarihli ve 45.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 3.073,95 TL harçtan peşin alınan 893,79-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭2.180,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 893,79 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.035,50 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 9.021,49 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!