Anahtar kelimeler: Maksatlı Satımdan Başlattığını Taşıma Kötüniyetli Sağlanamadığını Durdurulduğunu Durdurulması Şirketten Arabuluculuğa

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, alacağını tahsil maksatlı olarak ---- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu şirket tarafından süresinde yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, takibin durdurulması üzerine dava şartı arabuluculuğa yapılan başvuru neticesinde taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu, taraflar arasındaki ticaret nedeniyle, davalı tarafın davacı şirketten taşıma hizmeti satın aldığını, davacı şirketin taşıma hizmetine ilişkin faturalarını kestiğini, faturaların teslimini yaptığını, teslim edilen faturalara ilişkin davalı taraftan herhangi bir itiraz gelmediğini, lakin davacı şirketin davalı tarafa vermiş olduğu taşıma hizmetinin parasını alamadığını, verdiği hizmetin parasını alamayan davacı şirket tarafından, cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın tahsili maksadıyla yapılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak, borca itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etme gereği doğduğunu,” beyan ederek; davalı/borçlu tarafça --- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine; vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın taraflar arasında ki ticari ilişki, alacak bedelini oluşturan faturalar ile alacağın dönemi hakkında bilgi vermeksizin taraflar arasında işleyen cari hesap kaydı uyarınca tüm faturaları değil, bir kısmını dava dilekçesi ile ibraz ederek afaki şekilde alacak iddia ve talebinde bulunduğunu, taraflar arasında ki uyuşmazlık ile ilgili olarak daha önce pek çok Noter ihtarnamesine konu hususlar hakkında Sayın Mahkeme Hakimliğine her hangi bir bilgi vermeksizin eksik ve yanlış beyanlar ile haksız şekilde davalı firma aleyhine dava açıldığını, buna itiraz ettiklerini, davacı firmanın alacak hak ve talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış alacak talebi yönünden öncelikle taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin alacak talebinin neye dayandığının belli olmadığını, davacı şirketin 50.886,53 TL asıl alacak istemi ile icra takibine başlamış ise bu alacağın hangi döneme ilişkin olduğu, hangi faturadan kaynaklandığı, ilgili faturaya ilişkin hizmetin davalı şirkete verilmiş olduğuna ilişkin her hangi bir delil ibraz etmeden hangi gerekçe ile dava dilekçesine eklendiği anlaşılmayan yaklaşık 160 adet kadar faturayı dava dosyasına ibraz ettiğini, davalı şirketin Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ki müşterilere daha rahat hizmet verebilmesi adına, çeşitli bölgelerde lokal lojistik merkezlerinin bulunduğunu, bu merkezlerden birisinin de müvekkil ---- Lojistik Merkezi olduğunu, davalı firmanın ---- Lojistik bölgesi ağırlıklı olarak ----- ve çevresinde bulunan müşterilere ait nakliye organizasyonlarının yerine getirilmesi işlemleri ile ilgilendiğini, davacı tarafın diğer lojistik bölgelerinin yanı sıra bu lojistik merkezi ile çalışmakta ve bu merkez müşterilerinden ------ unvanlı firmanın ürünlerinin Türkiye genelinde nakliyesi ve dağıtım hizmetleri ile ilgili olarak davalı şirkete hizmet verdiğini, taraflar arasında ki ticari ilişkinin 01.01.2020 tarihinde başladığını, taraflar arasındaki nakliye operasyonu, piyasanın içerisinde ki her tarafın bildiği gibi, müşteriden gelen bilgi ve talep doğrultusunda, müşteri tarafından belirlenen ve talep edilen lokasyon için, bu işe talipli alt tedarikçiler ile aranmakta, piyasa da spot olarak tabir edilen bu araçların müşterilerin istediği lokasyonda çalışmaya talip olması ile süreç başlamakta, nakliye hizmetinin verilmesi ile ise, davalı firmada alt-nakliyeciler eli ile sağladığı hizmet için müşteri firmaya fatura düzenleyerek lojistik hizmet bedelini tahsil ettiklerini, ancak bir süre sonra, davalı şirketin ----- Lojistik merkezinde ki işleyişte davalı firma eski çalışanlarının da eli ile bir takım düzensizliklerin yaratıldığı, davalı firma çalışanlarının, gerek akrabaları adına kurdukları şirketler ile gerekse de piyasa içerisinde yer alan tedarikçi firmaları da işin içerisine alarak yapılmamış, aslına hiç mevcut olmamış nakliyeler için davalı şirket adına sahte nakliye faturaları düzenlediklerini, sisteme aslında hiç gerçekleşmemiş nakliyelere ilişkin sevk irsaliyelerini girdiklerinin tespit edildiğini, bu durumun anlaşması ile ilgili müşteriye hizmet veren tedarikçilerin fatura ve işlemleri takibe alındığını ve müşteri kayıtları ile fatura içeriklerinin karşılaştırıldığını, müşteri firma tarafından beyan edilen ve davalı firma tarafından düzenlenen faturaların iptal edilmesine tahsil ettiği nakliye bedellerini müşteri firmaya iletmesine kadar vara süreçte davacı firmaya çeşitli tarihlerde ihtarnameler keşide edildiğini, davalı firma adına ----. Noterliğinden keşide edilen 22.03.2023 tarih ------ yevmiye numaralı ilk ihtarname içeriğinde davacı firmaya 2022 yılının Ocak ayından başlayarak 2022 çalışma dönemi içerisinde müvekkil firmaya vermiş olduğu hizmetlere ilişkin seferlerin alıcılar tarafından imzalı irsaliyelerinin sunulmasının talep edildiğini, davacı firma bu ihtarname içeriğine--- Noterliğinden keşide ettiği 27.03.2023 tarihli ihtarname ile yanıt verdiğini ve netice olarak irsaliyelerin davalı şirkete sunduklarını iddia ettiklerini, bu defa davacı firma adına -----. Noterliği vasıtasıyla 28.04.2023 tarihinde yeni bir ihtarname keşide edilerek, davacı firmanın davalı firma adına keşide ettiği bir kısım faturalara konu aşağıda paylaşılan tabloda yer alan nakliye işlemlerine ait imzalı irsaliyeleri sunması talep edildiğini, davacı şirketin ise 18.05.2023 tarihinde yeniden keşide ettiği ihtarname içerisinde bu defa listede paylaşılan bazı araç plakalarının kendilerine ait olmadığını, bazılarının ise bu operasyonda kullanılmadığını beyan ederek bir takım imzalı irsaliye örneklerini ibraz ettiğini, her ne kadar davalı firma hesaplarında davacı firma faturalarının yer almakta ise de, davacı firma fatura konusu hizmeti müvekkil firmaya karşı verdiğini, teslim irsaliyelerini ibraz edememiş olması nedeniyle ispat edemediğini, belirtilen nedenle ayrıntılı şekilde beyan edilen hususlar kapsamında, davacı firmanın haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan davalı şirketten icra inkar tazminat talebinde bulunulmasına da itiraz ettiklerini,” beyan ederek davalı şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak talep edilen icra inkar ve kötüniyet taleplerinin reddine, tüm süreç hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen davacı tarafın müvekkil firma aleyhine kötüniyetli bir şekilde takibe başlaması ve dava açması sebebi ile davacı aleyhine müvekkil firma lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---. İcra Müdürlüğü’nün
----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, --- Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Talimat sayılı dosyası ile 28.05.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 28.05.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 28.05.2025 tarihli raporunda özetle, "...Dava dosyası içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, delillerin ve hukukî durumun Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı yanın yasal defter ve belgeleri üzerinde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, taraflar arasında ilişkinin 2020 yılına dayandığı, ancak 2020 yılından 2021 yılına devreden davalı yanın herhangi bir borcunun olmadığı, 14.01.2021 tarihinde düzenlenen faturayla başlayan ve 02.03.2023 tarihine kadar devam ettiği anlaşılan taraflar arasındaki alış veriş sonucunda, 2023 yılı yıl sonu itibariyle davacı yanın davalı yandan toplamda 50.886,83 TL tutarında alacaklı olduğu tespitlerine yönelik tanzim etmiş olduğumuz iş bu Raporumuzu Yüce Mahkemenin takdirlerine..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.03.2026 tarihli raporunda özetle, "...Tüm delillerin münakaşası, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, Dosyasına sunulu belgeler ile davacı şirketin 2024 ve 2025 yılları ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; A. Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2020,2021,2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, B. Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten olan 50.886,83 TL ALACAKLI olduğu, C. İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, D. Davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı, BA-BS formlarında yapılan incelemede dava konusu faturaların davacı tarafından davalıya bildirildiği ve BA-BS formlarının birbirini doğruladığı olduğu anlaşılmıştır. O halde davalı, dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay -----Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davacının işlemiş faiz talebini dava konusu etmediği anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının -----esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 50.886,83-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurlmuştur.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının----İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 50.886,83-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 3.476,07-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 604,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.871,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 604,76-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 11.405,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.893,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!