Anahtar kelimeler: Propagandasını Temyizde Silahlı Azaltıcı Örgütü Vasfı Cezayı Terör Olma İnandırıcı

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
: Silahlı terör örgütü üyesi olma, Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmaHüküm
: 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 62/1, 53/1-3, 63, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5; 5237 sayılı TCK'nın 220/8, 62/1, 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddeleri uyarınca mahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Sanığa tayin olunan cezaların süresi itibariyle koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,2-Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;a)Sanığın Şemdinli olayları nedeniyle Meclis Araştırma Komisyonuna verdiği ifadesinin basına yansıması üzerine 16.03.2006 tarihinde.... binasında yaptığı basın açıklaması ve Cumhuriyet savcılığı ifadesinde silahlı terör örgütünün amacının ve stratejisinin toplum içinde benimsenmesi, yayılması ve kökleşmesini telkin ve teşvik edecek şekilde söylediği sözlerin içeriği, sanığın konumu, hitap edilen kitle, hitap edilen kitle tarafından algılanma biçimi de nazara alındığında, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilemeyeceği, kullanılması kişiye görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlüklerin demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler niteliğinde ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün sağlanması bakımından sınırlandırılabileceği ve eylemin 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesinde belirlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,b)Kabul ve uygulamaya göre de;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7–14 esas, ███████ sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.