Anahtar kelimeler: Başrol Yapımda Talepdavacı Belirmiş Oynadığı İcracı Refi Filmlerde Filmlerin Eseri

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN --- ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA
: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı --------vekili, müvekkilinin ----- döneminde başrol oynadığı filmlerde o dönem var olmayan haklarını devretmediğini, çoğu yapımda yazılı sözleşme dahi bulunmadığını, bu filmlerin on yıllardır izinsiz kullanıldığını ve müvekkilinin bu kullanımlardan gelir elde edemediğini belirmiş, ------ FSEK m.80 ile icracı sanatçılara tanınan haklar uyarınca, yapımcılar veya üçüncü kişiler tarafından gerekli izinler alınmadan yapılan umuma iletme, çoğaltma ve yayma faaliyetlerinin icracı sanatçının mali haklarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüş, Davacı, müvekkili ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, var olsa dahi gelecekte ortaya çıkacak komşu hakların o tarihte devredilmiş olamayacağını, ------ kullanım biçimlerinin o dönemde mevcut olmadığını ve FSEK m.52 şekil şartlarının yerine getirilmediğini savunmuş, -----sayılı kararına atıfla, gelecek hakların önceden devredilemeyeceğini ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir. Netice olarak; kullanımların hukuka aykırılığının tespiti, ref’i ve meni ile yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ----- vekili, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğinden ve pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddini talep etmiş, Dava konusu filmlerin tamamının----- öncesi tamamlandığını, FSEK Ek Madde 2 uyarınca ---- öncesi yapımlarda tek eser sahibinin yapımcı olduğunu, dolayısıyla davacının hak sahipliğinin bulunmadığını savunmuş, ----- aldığı -------- belgelerine sahip olduğunu, umuma iletim yetkisinin münhasıran kendisine ait olduğunu, ---- beri aktif --yapmadığını, yalnızca kendi ---- kanalında yayın yaptığını beyan etmiş, İkinci cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde film listesi verilip hangi filmler açısından davalı tarafın davalı olduğunun belirlenmesi talebinin HMK 119’a aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
KARŞI DAVADA TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin başrol olarak yer aldığı ve ------ olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı ve bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin ------------- anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için -------- tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıkmıştır. Bunlar ışığında, -------- gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edilmiş, anılan kullanımlardaki maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
:Asıl davada, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu filmler yönünden FSEK ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği, ihlalin varlığı halinde kullanımların men ve ref' inin gerekip gerekmeyeceği, karşı davada, Dava, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu filmler yönünden FSEK ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği, ihlalin varlığı halinde maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.----- gönderilmiş belgelerdeki sanatçılar bölümünde davacı sanatçı ---- isminin yazılı olduğu görülmüştür. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Sektör Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde; Dava konusu dört filmin ------- tarihinden önce yapımı tamamlanmış ---- dönemi eserleri olduğu, -------- oyuncu-yapımcı ilişkilerinin büyük ölçüde sözlü anlaşmalara dayandığı, yazılı sözleşmelerin istisnai nitelikte olduğu, Davacı oyuncunun dosyada adı geçen ----- isimli film hariç, ----oyuncusu olduğunun tespit edildiği, ----oyuncunun ------------- tarihinde çok önemli bir yeri olduğu, hepsinin ayrı ayrı birer ekol olduğu, Davacı oyuncunun her bir film için gece veya gündüz emek, zaman, çaba ve mesai harcamış olduğu, Davacı oyuncudan dosyada adı geçen -------- filmin sinema gösterimleri için onay alınmış ve davacıya sinema gösterimleri için ücret ödenmiş olabileceği, ancak bu ----------- paylaşım sitelerinde yayınlanabilmesi için davacı oyuncudan alınmış bir izine/onaya ve/veya davacı oyuncunun mali haklarının ödendiğini gösterir herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı, Heyetimizce tespit edilen --- haberine göre dönemin yıldız oyuncularının götürü ücret sistemiyle çalıştığı ve bu ücretlerin esasen ilk sinema salonu gösterimine dayalı ekonomik beklenti üzerinden belirlendiği, sonraki ve öngörülemeyen mecralar bakımından ayrıca bir hak paylaşımı pratiğinin bulunmadığı, ---- dönemde -------- mevcut olmadığı, dolayısıyla bu kullanım biçimlerinin oyuncuyapımcı anlaşmalarında düzenlenmesinin teknik olarak imkânsız olduğu ve bu durumun bilinçli feragat değil öngörülemezlik sonucu olduğu, Dönemin hâkim beklentisi ve sektörel algısının filmlerin ------ civarında ekonomik değer üreteceği yönünde olduğu, ancak günümüzde aynı filmlerin --------- sonra halen televizyon kanallarında, dijital platformlarda ve çeşitli mecralarda ekonomik değerlenmeye tabi tutulduğu, Sektörde başrol oyuncularının filmlerin ticari başarısındaki rolü karşılığında gelir paylaşımı modellerinin uygulandığı, örneğin ------ için net kârdan %10 pay aldığına dair sözleşmenin bu uygulamaya örnek teşkil edebileceği, Dosyada sunulan ----arasında toplam ---- rol aldığı, büyük çoğunluğunda başrol oyuncusu olarak yer aldığı, ----- tabirinin sektörde yaygın bir ifade haline geldiği ve dava konusu dört filmde de ---- sergilediği, Günümüzde gerçekleştirilen televizyon yayınları, ---- ve dijital platformlarda erişime açma, ---- çoğaltma gibi kullanım biçimlerinin, -------arası dönemde yapılan götürü ücret anlaşmalarının kapsamı dışında kaldığı, zira bu teknolojilerin o dönemde mevcut olmaması nedeniyle tarafların bu kullanımlara ilişkin irade beyanında bulunmalarının teknik olarak imkansız olduğu, dolayısıyla sektörel gerçeklik açısından bu yeni kullanımların dönemin anlaşmaları kapsamında devredilmiş sayılmasının mümkün olmadığı, FSEK Kapsamında Yapılan Değerlendirme Neticesinde;-------- sayısı kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığında; davacının davaya konu filmlerde icracı sanatçı sıfatını haiz olduğu, davacıların miras bırakanının yapımcıya o dönemde verdiği yetkinin sinema gösterimi ile sınırlı olduğu diğer mecralardaki gösterimler için davacıdan izin alınması gerektiği, teknik tespitlerde davaya konu filmlerin sinema salonu dışındaki mecralarda da kullanıldığı tespit edilmiş olmakla Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla davacının bu kullanımlar için tazminat talebinde bulunabilecekleri, Dosya kapsamında telif bedelinin iki şekilde tespitinin mümkün olabileceği, Birinci yöntem yani yüzdesel orana göre hesaplama yapılabilmesi için; dosyada Sayın Mahkemece müzekkere yazılan kuruluşlardan davalının bu kuruluşlarla davaya konu filmler için sözleşme yapıp yapmadığı, yapmış ise sözleşmeler ile davalıya yapılan ödemelerin celbinin gerekeceği bilahare davalı ticari defter ve kayıtları incelenerek davalının davaya konu filmlere ilişkin sözleşmelere tekabül eden kazançların tespitinin gerekeceği, ikinci yöntem yani tek bir telif bedeli olarak hesaplama ise, davalının defterlerini ibrazdan kaçınması halinde varsa emsal sözleşmelerin ibrazı ile sektörel teamül çerçevesinde yapılabileceğine dair rapor sunulmuştur.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
: FSEK 51/2, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 56. Maddeleri
GEREKÇE
: Asıl dava, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu filmlerin dijital platformlarda yayınlanması sebebiyle davacının mali haklarının ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. İcracı sanatçılara kanunen tanınan mali ve manevi hakların ihlali durumunda icracı sanatçılar, FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i” (ESEK m. 66, 68, 68), “Tecavüzün men'i” (FSEK m. 69), ve “Tazminat davası” (FSEK m. 70). Açma hakkına sahiptirler. Bu bağlamda FSEK'in 80/1-1-A, maddesindeki | ilâ 4. bentlerde yazılı hakları tecavüz uğrayan icracı sanatçı, ortada kusur olmasa dahi tecavüzün ref'ini talep edebilir. Mahkeme, icra sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i hâlinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek hâlin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir (FSEK m. 60).Yine icrayı, icracı sanatçıdan FSEK'e uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz işlenerek meydana getirilen eserin icrasını içeren tespitin çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi icracı sanatçı, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında FSEK'in 68. maddesinin ikinci fıkrasındaki seçeneklerden birini kullanabilir. Hak sahiplerinden biri, FSEK'in 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir (FSEK m. 68).
İcrayı çoğaltma hakkına tecavüz durumunda kalan icracı sanatçı, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilecek olup tecavüzün devamı veya tekrarının ihtimal dâhilinde olduğu hâllerde de aynı imkânlardan yararlanabilir (FSEK m. 69). Ayrıca icracı sanatçının mali hakkının ihlâli nedeniyle bir maddi zarar doğmuş ise bu zararın tazmini amacıyla tazmini talep edilebileceği gibi icracı sanatçının manevi haklarına yönelik eylemleri nedeniyle doğan manevi zararlara karşılık olarak tazminat davası açılabilir ---------kararında belirtildiği üzere 4110 sayılı Kanun ve 46050 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler öncesinde bir eser üzerinde henüz sahip olunmayan mali hakların devrini içeren bir sözleşme yapılmış ise sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle icracı sanatçılara tanınmamış olan mali hakların devri geçersiz olacaktır. Bu bağlamda FSEK'in 80. maddesinde düzenlenen bağlantılı haklarla ilgili sözleşme ve tasarruflarla alakalı, FSEK'in 48 ilâ 65. madde hükümleri, niteli uygun düştüğü ölçüde bağlantılı haklara da kıyasen uygulanacaktır. Dolayısıyla FSEK'in 51. maddesindeki “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmü, komşu haklar bakımından kıyasen uygulama alanı bulacaktır.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde;----- Mahkemeniz dosyasına göndermiş olduğu -------tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan dava konusu edilen --------- isimli filmlerin son hak sahipliği ve tescil bilgileri incelendiğinde, ----- yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, ------ yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, ---- yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, -------yapımı sinema eseri olduğu, sanatçı kısmında davacının adının yazılı olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde bu eserler üzerinde davacının hak sahipliğinin bulunmadığını, eserlerin işletme belgesinin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bu eserleri sadece kendi ------- isimli --------- kanalında yayınladığını beyan ettiği, bu beyan ve kabul dikkate alındığında az yukarıda ,fade edildiği üzere davacı sanatçının davaya konu filmlerinin yapım tarihleri dikkate alındığında filmlerin --- tarihinden önce meydana getirildiği az yukarıda açıklandığı üzere FSEK m.80/A/S uyarınca da ifadesini bulduğu şekliyle icracı sanatçının “sözleşmeyle” uygun bir bedel karşılığında eser üzerindeki haklarını (mali) “yapımcıya ” devredebilir hükmü kapsamında yazılı sözleşme ile davacının mali haklarını yapımcıya devrinin mümkün olduğu, ancak FSEK'in 51. maddesine göre, “ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler batıldır.” hükmü gereği önceki tarihli devri sözleşmelerinin henüz doğmamış haklar yönünden geçerli olmayacağının hem kanuni düzenleme hem de ----------- kararı ile sabit olduğu, dava konusu filmlerin yapım tarihleri dikkate alınığında davacının filmlerinin yapım tarihlerinde, sinema eserlerinden yalnızca sinemada gösterim suretiyle yararlanılabildiği, daha sonra ortaya çıkan teknolojiler ve kullanım kanalları dikkate alındığında dava konusu eserlerin televizyonda gösterim imkânının doğması, eserlerin video kasetlerle çoğaltılarak hane ve işyerlerinde de seyredilebilir hale gelmesi, arkasından dijital teknolojiler ve internet alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde bu şekildeki eserlerin yayın haklarının devredildiğinden bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ve davacının ------------- isimli filmlerde başrol oyuncusu olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi kapsamında komşu hak sahipliğinin tespiti ile filmlerin davalının kabulünde olduğu üzere davalı tarafa ait ------ kanalında film halen aktif olarak gösterildiği sabit olduğu dikkate alınarak davacının mali haklarının ihlal edildiğinin ve mali haklara tecavüzün men'i ve ref'ine karar vermek gerekmiş, devir sözleşmelerinin -------- tarihinden öncesine ait olduğu sabit olmakla bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği TV, İnternet vb. ------ tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE karar vermek gerekmiştir .Birleşen dava yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin talepler değerlendirilmiş; 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diger kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava sartı olarak belirlendiği, 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi geregi fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari dava sayıldığı, birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat istemleri, davalının ticari sirket oldugu da gözetilerek birleşen davanın dava sartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya basvuru zorunlu olduğu, bu şartın yargılama aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar dava yığılması halinde ara buluculuk şartının zorunlu olmadığı ------------ sabit ise de birleşen davanın sadece maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu dikkate alındığında davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl davanın KABULÜ İLE;
1----------- isimli sinema eserleri üzerinde davacının icracı sanatçı olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi vd. kapsamında komşu hak sahibi olduğunun tespitine,
2-Bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği ---------------------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine,
3-Davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE,
4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 702,90-TL harç, 35.392,50-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 36.095,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Birleşen Mahkememizin -------- Sayılı davasının HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan REDDİNE,
1-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
2-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!