Anahtar kelimeler: Pazarda Medikal İstifasının Üreten Vermemeyi Gizlilik Etmeyeceğini Sonlandırdığını Yasağına Gizli

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirkette medikal uzman olarak çalıştığını, iş sözleşmesini █████/2024 tarihinde istifa ederek sonlandırdığını, davalının istifasının hemen ardından müvekkil şirket ile benzer ürünleri üreten ve aynı pazarda faaliyet gösteren ... ... Anonim Şirketi'nde işe başladığını, bu durumun iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan hizmet ve gizlilik sözleşmelerinde davalının 3 yıl süreyle müvekkili şirket ile rekabet etmeyeceğini ve gizli bilgileri üçüncü kişilere vermemeyi taahhüt ettiğini, davalının bu sözleşmelere de aykırı davrandığını, davalının eylemlerinin aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının şirket sırlarını, know-how'ını, müşteri datasını ve AR-GE bilgilerini yeni çalıştığı şirkete aktardığını, bu durumun müvekkil şirketin önemli zararlarına yol açtığını, davalının çalıştığı şirkete rekabet yasağına ve gizlilik hükümlerine aykırılığa son verilmesi amacıyla ihtarname gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını belirterek, taraflar arasındaki iş sözleşmesi uyarınca rekabet yasağının ihlalinden doğan 30.000 USD cezai şart alacağının ihlal tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yabancı para faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin rekabet yasağı başlıklı 10. ve devamındaki maddelerinde yer alan 3 yıl süreli, tüm Türkiye'yi kapsayacak ve her türlü çalışmayı yasaklar nitelikteki sınırlamaların müvekkilinin ekonomik geleceğini ortadan kaldırdığını, müvekkili uzmanlaştığı alanın dışında çalışmaya zorladığını, aşırı nitelikte sınırlama içerdiğini ve sadece müvekkiline yükümlülük yüklediği için geçersiz olduğunu, müvekkilinin çalıştığı pozisyon itibarıyla davacı şirketin müşteri çevresi ve üretim sırları hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin rekabet yasağına, gizlilik hükümlerine ve etik kurallara aykırı eylemde bulunmadığını, kendisi veya üçüncü kişiler adına menfaat sağlamadığını, davacı şirketi zarara uğratmadığını, müvekkilinin çalıştığı eski şirket ile mevcut şirketin ana faaliyet konusunun birbirinden farklı olduğunu, şirketler arasında doğrudan ve dolaylı rekabet ilişkisi bulunmadığını, ayrıca talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu ve hukuka aykırı faiz talep edildiğini, sözleşmede belirtilen 30.000 USD cezai şartın müvekkilinin son brüt maaşının yaklaşık 35 katı olduğunu, bu sebeple sözleşmenin cezai şart miktarına ilişkin kısmının hükümsüz olduğunu, müvekkilinin 26.02.2024 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, istifasının kabul edilmediğini ve 16.07.2024 tarihinde evlilik sebebiyle işten ayrıldığını, SGK evraklarıyla bu durumun sabit olduğunu, "rakip olmayan" dava dışı şirkette çalışmaya başlamasının kendi talebiyle değil, dava dışı şirketin iş teklifinde bulunmasıyla gerçekleştiğini, müvekkilinin çalıştığı firmanın aromatik yağ firması olduğunu ve gıda takviyelerinin ikinci planda olduğunu, oysa davalı firmanın arı ürünleri üzerine gıda takviyesi yapan bir firma olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin çalışmaya başladığı şirket ile davacı şirketin "birebir aynı pazarda" bulunan "rakip" firma olmadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyon gereği davacı şirketin know-how ile pazar ve müşteri bilgisine sahip olmadığını, müvekkilinin medikal uzman olduğunu, müdür, üst düzey yönetici veya AR-GE bölümünde çalışmadığını, ürün formüllerini, gizli bilgileri bilmediğini, pazar ve müşteri konusunda yetkili kişi olmadığını, davacı şirketin, müvekkilinin çalıştığı firmaya iş ilişkisinin feshedilmesi yönünde çektiği ihtarname ile anayasal hak ve hürriyetlere aykırı davrandığını, müvekkilini mağdur etme çabasından başka bir anlam ifade etmediğini belirterek, davanın öncelikle usulden ve her halükarda esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, davalının SGK kayıtları ile özlük dosyası, ticari sicil kayıtları, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesi, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, davacı tarafça davalı aleyhine taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmüne aykırı davranmasından dolayı cezai şart alacağı istemine ve haksız rekabetin menine ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkette █████/2022 tarihinde medikal uzman olarak işe başladığını, iş sözleşmesini █████/2024 tarihinde istifa etmek suretiyle feshettiğini, davacı şirketten ayrıldıktan sonra aynı pazarda ürün pazarlayan ve satan ... ... Anonim Şirketi'nde işe başladığını, rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan 30.000 USD'nin rekabet yasağının ihlal edildiği tarihten itibaren işleyecek yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine, TTK m. 56 kapsamında haksız rekabetin men'inine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının çalıştığı esli ve yeni şirketin ana faaliyet konularının birbirinden farklı olduğunu, şirketler arasında rekabet ilişkisinin bulunmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalının, davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin işleri hakkında özel ve detaylı bilgiye sahip olmadığını, davacı şirkete zarar verme ihtimalinin bulunmadığını, rekabet yasağının 3 yıl süreli, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde ve her türlü çalışmayı yasaklar nitelikte düzenlendiğini bu nedenle kanuna, hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu, talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava açılmadan önce usulüne uygun olarak arabulucuya başvurduğu anlaşılmakla davalı vekilinin arabuluculuk dava şartına yönelik itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olması nedeniyle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Haksız Rekabet Alanında Uzman Bilirkişi ... ve Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "SGK kayıtlarından davalının davacı şirkete 26.02.2024 tarihli istifa dilekçesi sunduğu davalının 03.10.2022 tarihinde davacı şirkette satış temsilcisi kodu ile işe giriş bildirgesinin hazırlandığı, 16.07.2024 tarihinde SGK işten ayrılış bildirgesinde 13- “kadın işçinin evlenmesi “ kodu ile işten çıkışının yapıldığı, istifa dilekçesinin 26.02.2024 tarihli olduğu ancak SGK ‘na işten çıkış tarihinin 16.07.2024 tarihi olarak bildirildiği, istifa dilekçesi ile işten çıkış tarihinin aynı olmadığı, ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.’de 29.08.2024 tarihinde işe başladığı 04.09.2024 tarihinde işten ayrıldığı, dava dilekçesinde yer alan dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nde 06.01.2025 tarihinde “ürün müdürü” olarak işe başladığı mezkur şirketten 22.06.2025 tarihinde 03 “istifa” kodu ile işten ayrıldığı, SGK işyeri sicil kayıtlarından dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nin “ Baharat Alım Satım” işi ile iştigal ettiğinin kayıtlı olduğu, davacının “ Gıda Ürünleri İmalatı” işi ile iştigal ettiğinin kayıtlı olduğu, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında davacının toptan gıda temizlik ürünleri meslek grubunda kayıtlı olduğu, 08.05.2013 tarih 8315 sayılı ticaret sicil gazetesinde şirketin ana sözleşmesi amaç ve konu başlıklı 3.maddesinde gıda takviyesi, tarım ve hayvancılık ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve toptan perakende ticareti işinin ana faaliyet konusu olduğu, Dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nin 15.07.2018 tarih 7105 sayılı ticaret sicil gazetesinde şirketin ana sözleşmesi amaç ve konu başlıklı 3.maddesinde şifalı bitkilerin toptan pazarlaması, baharat ürünlerinin alım satımı, tıbbi ve aromatik ürünlerin işlenmesi faaliyetinde bulunduğu, davacı iş sözleşmesi uyarınca rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan 30.000 USD talebi bulunmakta olup SGK kayıtlarında davalının ... ... Anonim Şirketi'nde 06.01.2025 tarihinde “ürün müdürü” olarak işe başladığı mezkur şirketten 22.06.2025 tarihinde 03 “istifa” kodu ile işten ayrıldığı, davacı ile dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarında ve SGK kayıtlarında ana faaliyetlerinin birebir aynı olmadığı ancak web sayfalarında satışı yapılan arı ürünlerinin aynı başlıkta ürün gamı olduğu ancak ürünlerin bire bir aynı ürünler olup olmadığının ve davacı ile dava dışı firmanın rakip firma olup olmadığının değerlendirilmesi uzmanlık alanımda olmadığından takdir sayın mahkemeye ait olduğu, Haksız Rekabet Yönünden; detayları yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin bir kelepçeleme sözleşme niteliğinde olduğu, çalışana Tüm Türkiye bakımından rekabet yasağı getirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, karşılıklılık ilkesinin ihlal edilerek, yalnızca çalışan bakımından rekabet yasağının düzenlendiği, davalının iş geleceğinin sınırlandırıldığı, bu yönüyle iş sözleşmesindeki haksız rekabete ilişkin 10.maddenin bir haksız şart olarak değerlendirilebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.
TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının 03.10.2022 tarihinde davacı şirkette satış temsilcisi kodu ile işe giriş bildirgesinin hazırlandığı, 16.07.2024 tarihinde SGK işten ayrılış bildirgesinde 13- “kadın işçinin evlenmesi “ kodu ile işten çıkışının yapıldığı, davalının, dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nde 06.01.2025 tarihinde “ürün müdürü” olarak işe başladığı ve 22.06.2025 tarihinde “istifa” kodu ile işten ayrıldığı, davacı tarafından taraflar arasında düzenlenen 03.10.2022 tarihli iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı ve gizlilik maddelerine aykırı davranılması nedeniyle haksız rekabetin men'i ve cezai şart istemi ile dava açıldığı, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında davacının toptan gıda temizlik ürünleri meslek grubunda kayıtlı olduğu, 08.05.2013 tarih 8315 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin ana sözleşmesi amaç ve konu başlıklı 3.maddesinde gıda takviyesi, tarım ve hayvancılık ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve toptan perakende ticareti işinin ana faaliyet konusu olduğu, Dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nin 15.07.2018 tarih 7105 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin ana sözleşmesi amaç ve konu başlıklı 3.maddesinde şifalı bitkilerin toptan pazarlaması, baharat ürünlerinin alım satımı, tıbbi ve aromatik ürünlerin işlenmesinin ana faaliyet konusu olduğu, ana faaliyet konularının birbirlerinden farklı olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10. maddesinde "Çalışan, sözleşmenin devamında ve/veya hizmet akdi her ne sebeple olursa olsun, kendi iradesi ya da işverenin iradesi ile sona erdikten itibaren 3 yıl süre ile Türkiye sınırları içerisinde işverenle rekabet etmeyecektir.” düzenlemesinin bulunduğu, rekabet yasağının işçinin ekonomik gelişmesini hakkaniyete aykırı surette zora sokmaması gerekmekte olup işçinin geleceğini tehlikeye girmesine sebep olmamak için, rekabet yasağının, yer, zaman ve işlerin türü, yani işlerin konusu açısından sınırlandırılmış olmaması durumunda, hakkaniyete aykırı bir zorlamanın varlığı kabul edilmektedir. Rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen dava konusu sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği, bu nedenle ceza koşulu içeren sözleşme hükmünün geçersiz olduğu, sözleşmedeki sınırlandırma davalının tüm Türkiye’de çalışmasını yasaklamakta olup bu durum davalının iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettiği anlaşılmakla düzenlenen bilirkişi heyeti raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınarak yukarıda belirtilen gerekçelerle taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağının ve cezai şart maddesinin geçersiz olması ve söz konusu geçersizliğin hakim tarafından sınırlandırılmasının da söz konusu olmaması nedeniyle davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 21.026,13 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 20.294,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.140,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/f.4 gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!