Anahtar kelimeler: Yolda Humkun Defterine Verilebileceği Verilebileceğinden İçtihadı İstemleri Kesinlik Şartı Eksiklikleri
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü.
Mahkeme hükmü davacı vekiline 04.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK'un 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 05.05.2022 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden davacı vekilinin süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... sigorta şirketine sigortalı araç ile davalı belediyeye ait,....'ın kullandığı araç ile davalı ...'in kullandığı, davalı ... .... Seyahat şirketine ait ve davalı .... sigorta şirketine sigortalı araç arasındaki 19.09.2012 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığı ve %51 oranında malul kaldığını, ailesinin yardımı ile hayatını idame ettirdiğini, sigorta şirketleri tarafından sürekli sakatlık tazminatı ödemesi yapıldığını ancak bakıcı gideri ödemesi yapılmadığını, davalı ... sigorta şirketinin 105.000,00 TL, davalı ... sigorta şirketinin ise 35.000,00 TL sakatlık tazminatı ödemesi yaptıklarını, kaza nedeni ile davacının halen tedavisinin devam ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek sigorta şirketlerinden avans faizi, diğer davalılardan yasal faizi ile birlikte kusur oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur ve tazminat taleplerini kabul etmediklerini, Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılmış ödemelerin dikkate alınmasını, keşif talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, 02.07.2014 tarihinde 105.000,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yaptıklarını, temerrüde düşmediklerini, bakıcı gideri talebinin teminat kapsamında olmadığını, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarının savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıya 35.243,00 TL ödeme yaptıklarını, kazada birden fazla yaralı olduğunu ve ödenen tazminatların toplamının kaza başı teminatı geçmemesi gerektiğini, ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılmasını, kusur oranı ve maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesini, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ........ Seyahat şirketi vekili beyan dilekçesinde; ... Üniversitesi tarafından sunulan raporda bakımı ihtiyacı olmadığının belirtildiğini, sigorta şirketinin ödeme yaptığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davaya Tüketici Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.05.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davalı belediyeye ait ve davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının, davalılardan ...'in sürücüsü ve .. .... Seyahat'in maliki ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali sorumluluk sigortalı araçla meydana gelen kaza sonucu yaralanması nedeni ile uğradığı maddi zararlarının tazmini talep edilmiş olup esasen davalı ... ile davacı akdedilmiş her hangi bir sigorta sözleşmesi bulunmamaktadır. Özellikle “tükecici işlemini” tanımlayan 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemin Kanun kapsamına (m.2) alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Yine Kanun kapsamında olduğu düzenlenen 2. maddesinde belirtilen “tüketiciye yönelik uygulamalar” ise bir hukuki işleme veya sözleşmeye dayanmayan, tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan yukarıda yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde talebin trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği dikkate alınarak davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %84 oranında malul kaldığı, 9 ay geçici iş göremezlik süresi belirlendiği, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile 3 ay süre bakıcıya ihtiyacı olacağının belirlendiği, alınan aktüer rapor ile 2.821,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı, davacının maluliyeti ve tarafların sosyal ekonomik durumları değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.821,50 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... Sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 02.07.2014, davalı ... sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 16.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle , davalılar ..., ... ... ve .... Belediyesinden kaza tarihi olan 19.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takdiren 65.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ... ....... ve ... Belediyesinden kaza tarihi olan 19.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; araç sürücüsü .......'ın mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği, kazada kusurları olmadığı, manevi tazminatın fahiş olduğu, kendileri açısından husumetten ret kararı verilmesi gerektiği gerekçeleri il kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.09.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, yolcu olan davacının kazaya etken davranışı olmamasına, kazaya karıyan aracın belediye adına çalışan yolcu minibüsü olmasına göre davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!