Anahtar kelimeler: Kurdukları Nde Devrinden İni Bağışladığı Evlendiğini Birlikleri Satılması Ederken Evlilik

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasBİRLEŞEN DAVA ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADA TALEP
:Davacı tarafından Mahkememize ibraz olunan dava dilekçesi ile özetle; Davalı ---- yılında evlendiğini, evliliklerinin yaklaşık 15 yıl sürdüğü ve bu evlilikten müşterek 3 çocuklarının olduğu, davalı ----- ---- kurdukları ---.nde davalı ile beraber ortak oldukları, önceden işbu şirketin kendisinin %50, davalının %50 hisse sahibi durumunda olduğu, evlilik birlikleri devam ederken 7.11.2022 tarihinde tarafınca ------ kendi hissesinin %25'ini, davalıya karşılıksız olarak bağışladığı ve devrettiği, tarafınca evlilik birliği içerisindeyken ortağı olduğu ----- %25 hissesini davalı eşi ---- bağışladıktan kısa bir süre sonra bağışlanan davalı ----- evlilik birliğine ve kendisihe olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, kendisini aldattığı, davalının, kendisini aldattığını ---- tarihinde öğrendiğini, ardından ----- Esas sayılı dosyasında Zina sebepli boşanma davası açtığını, bu aşamada boşanma davası birleşmiş olup ----- Esas sayılı dosyasında görülmeye devam etmekte olduğu, Türk Borçlar Kanunu madde 295'te bağışlamanın geri alınması düzenlenmiş olup işbu maddenin 2. bendinde Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan dağan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir denilmekte olduğu, davalı------, evlilik birliği içerisinde zina yaptığı, kendisini başka erkek şahıslar ile aldattığı, davalının işbu zina eyleminin açıkca eşler arasındaki sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğu, bağışlanan davalı ------ sadakat yükümlülüğüne aykırı işbu davranışının, TBK'nın 295, düzenlendiği üzere bağışlayanın kendisine ve ailesine karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırılık teşkil etmekte olduğu, ------- tarihli kararında " Bağışlamanın geri alınması talebi konusunu oluşturan ziynetlerin evlilik nedeniyle ve düğün sırasında davacıya bağışlandığı kuşkusuzdur. TMK.nun 185. mdddesi hükmüne göre evlilik kurumunun taraflara yüklediği en önemli edimlerden biri eşlerin birbirlerine karşı sadakatidir. Bu yükümlülük evlilik birliğinin hukuken sona ermesine kaday devam eder. Mahkemece kesinleşen boşanma davası dikkate alınarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 295/2. maddesinde düzenlenen buğışlamanın geri alınması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulduğunu, sayın hakim Yargıtay kararından görüleceği üzere evlilik kurumunun taraflara yüklediği en büyük yükümlülüğün eşlerin birbirlerine karşı sadakâti olduğunun hüküm altına alındığını, bu doğrultuda bağışlanan davalı -------- kendisine karşı sadakatsizliği açıkça kanundan doğan yükümlülüğüne aykırı davrandığını göstermekte olduğu, dolayısıyla TBK'nın 295. Maddesi kapsamında bağışlamayı geri almak, bağışlamadan dönmek için kanunda yazılı şartların gerçekleşmiş olduğu, bağışlamayı geri alma hakkının doğduğunu, bu çerçevede bağışlanan davalının, bağışlayan bana karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmış olması nedeniyle ilgili hükümler gereğince bağışlamasından döndüğünü ve bağışlamasını geri aldığını, tüm bu nedenlerle tarafınca evlilik birliği içerisinde davalı ----, yapmış olduğu bağışlamayı geri almış olduğundan bağışlanan adına -----%25'lik hissenin tescilinin iptalini ve işbu hissenin daha önce olduğu gibi tarafına tescil edilmesine karar verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.BİRLEŞEN DAVADA TALEP
: İDDİA: Davacı ---- dava dilekçesinde özetle; tarafınca evlilik birliği içerisindeyken ---- tarihinde ortağı olduğu davalı ...nin %25 hissesini dava dışı ----- bağışladıktan kısa bir süre sonra bağışlanan dava dışı----- birliğine ve kendisine olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalının kendisini aldattığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ---- tarihinde öğrendikten sonra süresinde bağışlamadan geri döndüğünü ve dava dışı ----- karşı bağışlamadan rücu talepli dava açtığını, işbu davanın ---- esas sayılı dosyasında görülmekle birlikte ---- tarihli 2 numaralı kararıyla------- birleştirme talepli dava açması adına tarafına süre verildiğini, bu nedenle işbu huzurdaki birleştirme talepli davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı ---- dava dışı boşanma aşamasındaki eşi ------ birlikte ortağı olduğunu ve şirketin başka da ortağının bulunmadığını, önceden işbu şirketin kendisinin %50, dava dışı --- %50 hisse sahibi durumunda olduğunu, evlilik birliği devam ederken --- tarihinde tarafınca ----- kendi hissesinin %25'ini, dava dışı boşanma aşamasındaki eşine karşılıksız olarak bağışladığını ve devrettiğini, sonrasın da ise bağışlanan -----, evlilik birliği içerisinde zina yaptığını ve kendisini aldattığını, bu nedenle de kendisine karşı zina sebepli boşanma davası açtığını ve boşanma davasının------esas sayılı dosyasında görülmeye devam ettiğini, Türk Borçlar Kanunu 295. Maddesinde bağışlamanın geri alınması düzenlenmiş olduğunu, işbu maddenin 2. bendinde bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı Kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir denildiğini, bu noktada bağışlanan ------, evlilik birliği içerisinde zina yaparak kendisini başka erkek şahıslar ile aldattığından yani sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığından ilgili hukuk kuralları çerçevesinde bağışlamayı geri almasının şartlarının oluştuğunu, tüm bu nedenler ile Mahkemece resen nazara alınacak nedenler çerçevesinde bağışlayan olarak kendisinin TBK.nun ilgili hükümleri çerçevesinde bağışlamayı geri alma koşullarım oluştuğundan, haklı davanın kabulünü, bağışladığı davalı ------- %25'lik hissenin tescilinin iptalini ve işbu hissenin daha önce olduğu gibi tarafına tescil edilmesini, işbu davanın konusu ile -----esas sayılı dava dosyasının konusunun aynı ve bağlantılı olması nedeniyle davaların birleştirilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH
: Dava değerinİ, davalıya bağışladığı ve bağışlamadan döndüğü %25 oranındaki şirket hissesinin karşılığı olan 2.566.674,67TL'ye ıslah ettiğini, davalı şirketteki hisseden bağışladığı %25 oranındaki payın tarafına tescili ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DAVAYA CEVAP
: Davalı ---- vasıtası ile verdiği cevap dilekçesinde özetle, ----- hissesinin % 25’ini ---- tarihinde Müvekkiline karşılıksız olarak bağışladığını ve devrettiğini, Müvekkilinin davacıyı aldattığını, Davacı yanın ------ tarihinde aldatıldığını öğrendiğini, Davacı yanın zina sebepli boşanma davası açtığını, tüm bu nedenlerle, bağışlamasından döndüğünü ve bağışlamasını geri aldığını, Davaya konu edilen ---görüleceği üzere, müvekkilinin tarafından kurulmuş bir şirket olduğu, Müvekkilinin, bu şirketi kendi emeği ve sermayesi ile tek başına kurduğu, müvekkilinin hali hazırda bu şirket çatısı altında --- yılında işletmesini aldığı --- bulunan ---- markasının işletmesini yürütmekte olduğu, aradan geçen 5 yıldan sonra müvekkilinin, ekli ----- görüleceği üzere, davacı yana hisse devri gerçekleştirdiği, bu pay devri neticesinde müvekkilinin ile davacı, bahsi geçen şirkette % 50 - % 50 oranında eşit hisseye sahip oldukları, Davacı yanın hisseyi “bağışladığı” iddiasının gerçeğe aykırı bir iddia olup, dava dosyasında “bağış” iradesini ispatlayacak hiçbir delil bulunmadığını, tüm bunların yanında davacı yanın, müvekkilininin 2020 yılında açtığı boşanma davasından müvekkilinini kandırarak müvekkilininin feragat etmesini sağladıktan sonra, seri bir şekilde müvekkilininden mal varlığını kaçırmaya başladığı, müvekkilinin, tüm bu usulsüz işlemlere karşı dava açmış olup, davalar derdest olduğu, bu sebeple, davacı yanın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Asıl Dava Dava; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava dışı ----- %25'inin davalıya karşılıksız bağışlama işleminden rücu ile davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, birleşen davada limited şirket hisse devrine ilişkin bağışlamadan rücu istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi rapor içeriğine göre---- sicilinde işlem gören, ----yer alan Mali Tabloları incelenmiş,inceleme sonucunda;--- konu -----Yılları Bilançoları üzerinde Net Defter Değeri Yöntemi esas alınmak suretiyle yapılan Hesaplamada, Defter değerine göre hesaplanan Özsermaye: --- Tarihinde, ---- Yıllarına ilişkin olarak hesaplanan İşbu Özsermaye Tutarlarının,Davacı ve Davalı” dan Müteşekkili Şirket Ortaklarına Dağılımının;Şeklinde hesaplanmış olup, Dosya Kapsamıyla Sınırlı yapılan Tespit ve AçıklamalarımızMuvacehesinde,¸Şeklinde hesaplandığı yönünde " beyanda bulunulmuştur.Davacı taraf davalı eşine devretmiş olduğu hisselerin devrine ilişkin muvazaa iddiasının da bulunarak dava açmıştır. Muvazaalı işlemin tarafları, kendi muvazaalarına dayanarak hak talep edemez. Bu TMK' daki dürüstlük kuralı ilkesi ile kabul edilmiştir. Bu durumun istisnai durumları mevcuttur.Dosya kapsamında hisse devir sözleşmesi getirilmiştir. Taraflar arasındaki boşanma davası dosyası getirilmiştir. Boşanma davası henüz kesinleşmemiştir.Davacı taraf hisse devri esnasında herhangi bir bedel almadığını beyan etmiştir.Eşler arasında yapılan temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu ileri sürülse dahi, tarafın kendi muvazaasına dayanamayacağı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın mal rejiminin tasfiyesi hükümlerinine göre çözülmesi gerekir. Somut olayda davacı, bizzat tarafı olduğu hisse devrinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek iptal talebinde bulunmuştur. Davacının iddiası, kendi muvazaasına dayanmakta olup, bu durumun hukuk düzeni tarafından korunması mümkün değildir. Davacı tarafından ileri sürülen iddialar, irade fesadı kapsamında ispatlanamamıştır. Dosya kapsamı itibariye davacının serbest iradesiyle söz konusu işlemi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının kendi muvazaasına dayanarak açtığından dolayı asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,2-Asıl ve birleşen davada alınması gerekli Karar ve ilâm harcının davacı tarafça yatırılan toplam peşin harçtan mahsubu ile 43.414,00 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Asıl ve Birleşen davada Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ... asıl davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 375.667,71 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı --------- tarafından sarfedilen 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,Dair, davacı vekili ile davalı ve vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026