Anahtar kelimeler: İhmali Süreç Edenin Görüşü Hukukî İstinaden Kötüye Neticesinde Edilebilir Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ 60... /880 KararSUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceMuş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.B. İstinafVan Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf talebinin vekalet ücretine münhasır olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ''Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, sanık hakkında hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının 75 gün adli para cezasına çevrilmesine," hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, "Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine'' ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiDavacı vekili sıfatıyla bulunduğu dosyada vekillik görevi ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğine, tazminat talebinden feragatin katılanın rızası ile olduğuna, diğer iddialar yönünden ise dava kabul edildiğinden katılanın veya kamunun herhangi bir zararının veya mağduriyetin söz konusu olmadığına, usul ve kanuna aykırı olarak verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak,Sanığın sübutu kabul edilen, katılanın bilgi ve talimatı olmaksızın 23.06.2015 havale tarihli dilekçe ile tazminat talebinden feragat etmesi şeklindeki eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve sübutu kabul edilen diğer eylemleri ile birlikte zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve ███████-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, ████████ sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu nazara alınıp, davaya konu olayda giderilebilir somut zararın ne olduğu belirlenip, kayden sabıkasız olup hakkında takdiri indirim uygulanan ve hükmolunan hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilen sanığa bu zararı gidermek isteyip istemediği sorularak, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "katılan zararı giderilmediğinden" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-(b) madde-fıkra ve bendi uyarınca gereği için kararı veren Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.12.2025 tarihinde karar verildi.