Anahtar kelimeler: İlgın Ateşli Aletler Bıçaklar Çektirilmesine Silahlar Rejimine Mükerrirlere Özgü Görüşü
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E. ████████ K.
SUÇ
: 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
KARAR
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.04.2022 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2024 tarihli talepnamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemine ilişkin Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2024 tarihli kararı ile talepname doğrultusunda hükümlünün mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 12.02.2024 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır." şeklindeki,
5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararının 21.04.2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması ve talepname düzenlenerek yargılama yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci
maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.
2. Dava dosyası kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.04.2022 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükümlünün eylemi nedeniyle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!