Anahtar kelimeler: Mut Edenin Görüşü İlamıyla Neticesinde Edilebilir Sayisi Hırsızlık Yetkisinin Reddini

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: Temyiz isteminin reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla hırsızlık suçundan beraat kararı verildiği, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin hükmü istinaf etmeleri üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06.02.2025 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin olmaması nedeniyle 07.03.2025 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, temyiz yolunun açık olmasına rağmen kapalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğinin kamera görüntülerinden belli olduğuna ve sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile “...Dosya içerisinde yer alan olay anına ilişkin görüntü içerir CD dairemizce izlenmiş olup, görüntülerde sanığın boş olan para sayma makinesine katılanın verdiği parayı koyduğu, para miktarını gördüğü, paranın bir kısmını cebine koyduğu, daha sonra kalan parayı tekrar sayarak katılana gösterdiği görülmekle, söz konusu görüntülerin katılan ve sanığa duruşmada izletilip savunma ve beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.