Anahtar kelimeler: İvrindi Yörede Yapılıp İlan Arazi Bursa İlamına Kesinlik Yılında Şartı
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 06.07.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması, 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi gereğince yapılıp 2010 yılında ilan edilen kullanım kadastrosu çalışmaları bulunmakta olup, orman olarak sınırlandırılan yer 3402 sayılı Kanun'un 22/son maddesi gereğince 1 01... parsel olarak tapuya 06.11.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... parselin orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, müvekkiline ait olan ve yaklaşık 40-50 yılın üzerindeki bir süreden beri malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız kullandıkları taşınmazların bu parsel içeresinde kaldığını, müvekkiline ait olan ... Mahallesinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın 127 sayılı orman parseline bitişik olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın üzerinde ahır ve saya bulunduğunu, ahırın bir kısmının ve çitle çevrili sayasının 127 parselin içinde kaldığını, ayrıca aynı yerde müvekkilinin 1,5 dönüm meyve ağaçları bulunan yeri de 127 parselin içinde kaldığını belirterek, Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile müvekkiline ait 1 01... parsele ilave edilmesine veya ayrı parsel olarak müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olabilen yerlerden olmadığından orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğünü, dava konusu yerin çevresindeki Devlet ormanlarıyla bütünlük arz eden toprak ve bitki örtüsüne sahip olduğunu, Devlet ormanlarının süresi ne olursa olsun satış ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, dava konusu yerin orman vasfında olduğunu, bitki örtüsü, eğim ve toprak yapısı itibariyle orman olduğunu, kesinleşmiş orman kadastro harita ve tutanakları ve memleket haritasına göre de orman sınırları içerisinde kaldığını, kesinleşmiş orman kadastrosuna itirazın mümkün olmadığını, ormanların ayrıca zilyetlik, zamanaşımı, işgal, taşı ile kazanılması ve özel mülkiyete konu edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2017/1 13... /128 Karar sayılı kararı ile davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve dava konusu yerin geçmişi itibariyle 6831 sayılı Kanun kapsamında orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı ve itiraz edilemeyeceği, mahkemenin kabul ve değerlendirilmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, bölge adliye mahkemelerinin ve ilk derece mahkemesi kararlarının gerekçe veya hüküm fıkrasını düzelterek onama yetkisi olmadığından bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmaması ve talep hakkında yeniden hüküm kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden hüküm kurularak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ziraat ve orman bilirkişilerin taşınmazın orman vasfında olduğunu belirtilen raporlarını kabul etmedikleri, bilirkişilerin fotoğraflarında görüldüğü üzere dava konusu taşınmazda asma ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, söz konusu yerlerin orman arazisi olmadığı ve orman kadastrosuna tabi olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçip geçmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!