Anahtar kelimeler: Ağı Güncel Güveni Vefat Edenin Görüşü Temin Düşürülmesinde Kötüye Ulusal

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEME
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;I. Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 26.09.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,II. Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm YönündenKatılan ... ile sanıkların sahibi ve yetkilileri olduğu ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 31.04.2004 tarihinde acentelik sözleşmesi yapıldığı, sözleşme gereği acentenin katılan şirket nam ve hesabına keşide ettiği sigorta poliçelerinin prim bedellerini 1 haftalık süre içerisinde şirket hesabına aktarma sorumluluğunda olmasına rağmen buna uymayarak katılan şirketin vekâletine istinaden nam ve hesabına toplamış olduğu prim bedellerini yatırmaması nedeni ile katılan şirket tarafından ihtar çekilmesine rağmen, 65.665,26TL'yi teslim etmedikleri, bu suretle üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti, değerlendirilmesi bakımından taraflar arasında açılmış icra takip dosyası ve açılmış hukuk davası var ise getirtilerek incelenmesi, katılanın zararına olarak, sanıktan hangisinin uhdesinde para kalıp kalmadığı tespit edilmesi, katılan şirketin sunmuş olduğu evrakda adı geçen müşterilerin tespit edilerek tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen olayla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması, poliçe primlerini ne şekilde ödediklerinin, sanığın kendilerinden elden para alıp almadığının sorulması ile banka yolu ile ödeme yaptıklarını beyan etmeleri halinde şirket hesabına mi yoksa başka bir hesaba mı ödeme yaptıklarının araştırılması, belgeleri ibraz etmeleri halinde bu hususa ilişkin makbuzların dosya içerisine alınmasından sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilerek rapor alındıktan sonra suç işleme kastının ve hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,11.02.2026 tarihinde karar verildi.