Anahtar kelimeler: Tahdit Köyünde Sureti Haritası Haritasından Malın İii Kesinlik Şartı Eksiklikleri
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dosya arasında bulunan gerekçeli karar sureti içeriğine göre davacı vekili dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan 1216 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, taşınmaz malın orman niteliğinde olmadığı halde orman tahdit haritası içerisine alındığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman tahdit haritasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dosya arasında bulunan gerekçeli karar sureti içeriğine göre davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.1975 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile ... köyü ... mevkiinde 31.312 metrekare miktarındaki 1216 parsel sayılı tapu kaydının 1/2 hissesinin davacı adına kayıtlı olduğu, itiraza uğrayan Orman tahdit tutanak ve haritasının 04.05.1968 tarihinde ilan edildiği, davanın 24.04.1969 tarihinde 1 yıllık süre içinde açıldığı, Orman Bakanlığının 03.03.1975 tarih ve ████████ sayılı gerekçeli mütalaasında aynı yerin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirdiği, uygulama sonucu bu kaydında 1216 parsel sayılı yeri kapsadığının anlaşıldığı, orman yüksek mühendisi bilirkişi raporunda orman tahdit harita ve tutanağının 1216 parsel sayılı taşınmazın doğu kısmını kapsadığı ve tahdit harita ve tutanaklarının kapsadığı kısmın orman dışı yerlerden bulunduğunun açıklandığı, bilirkişi tarafından davacının fiilen işgal ettiği sahanın bir kısmının orman karakteri arz ettiği beyan edilmiş ise de davada tahdit gören sahanın orman olup olmadığının tespitinin gerektiği ve bilirkişinin de tahdit gören sahanın orman sayılmayan ve orman karakteri arz etmeyen sahalardan olduğunu açıkça belirttiği, dava dışı yer hakkında inceleme yapmaya gerek görülmediği ve Orman bakanlığının gerekçeli mütalaası ve bilirkişi beyanına göre 1216 parselin orman olmayan kısmını kapsayan tahdidin iptali ve bu kısmın Orman tahdidi dışında bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, ... köyü ... mevkiinde Kurupınar seresi tahdit krokisinin A.292 numaralı sabit kaya bitişiğinde olan 1216 parsel sayılı taşınmazın, tahdit haritasının kapsadığı doğu kısmının orman tahdit dışında bırakılmasına ve bu kısmı kapsayan orman tahdidinin iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; karara dayanak bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ormancı bilirkişi tarafından yapılan araştırmaların yeterli olmadığını, taşınmazın orman niteliği konusunda yeterli inceleme yapılmadığını, işletmelerinin teknik elemanlarınca yapılan incelemeler sonucu söz konusu ... nolu parselin ifraz gördüğünü, 19 96... olarak ikiye ayrıldığını, davacının payına düşen kısmın orman tahdit sınırlarında kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Gerekçeli karar sureti içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile Mahkemece hazırlanan tutanakta dosyanın tüm arşiv aramalarına rağmen bulunamadığı, Germencik Adliyesinde 19 91... senelerinde sel felaketi yaşandığı, 1991 yılında yaşanan sel felaketi nedeniyle 1980 yılı ve öncesine ait tüm dosyaların ...'ya gönderildiği belirtilerek, yalnızca gerekçeli karar eklenerek dosyanın Dairemize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından 4473 sayılı Kanun hükümleri gereğince yasal sürelere uygun olarak dava dosyasının ihyasının sağlanması, davanın taraflarında ve vekillerinde bulunan belgeler temin edilerek eksikliklerin giderilmesine özen gösterilmesi, dava dosyasının usulünce ihya edilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerektiği belirtilerek geri çevirme kararı verilmiştir. Geri çevirme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince geri çevirme ilamında belirtilen usule göre ihya işlemleri yerine getirilmiş ancak dosya kapsamına başkaca bir evrakın eklenemediği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, gerekçeli karar evrakı haricinde ilgili dosyanın esastan incelenebilmesi için gerekli evrakların bulunmadığı, diğer bir anlatımla ortada temyiz incelemesi yapılabilecek bir dava dosyasının bulunmadığı ve mevcut belgelerle esasa ilişkin olarak temyiz incelemesinin yapılması imkanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde ... Dosyalar Hakkında Yapılarak Muamelelere dair kanun hükümlerden faydalanılarak ve kanundaki hükümlerin uygun düştüğü oranda kıyasen uygulanması yoluyla yenileme işlemleri yapılmalı, temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararının içeriğinden faydalanılarak ve tarafların ellerinde dava dosyası ile ilgili evrak, kayıt vb bilgi ve belge bulunup bulunmadığı sorularak varsa sunmaları istenilmeli, tarafların bildirdikleri deliller toplanılmalı, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidi çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; halen ... ve ... Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir harita ve fotogrametri mühendisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalıdır. Dava konusu taşınmazın bu şekilde orman sınırı içinde kalan bölümü belirlendikten sonra yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile keşif yapılarak keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu durum karşısında, dava dosyasının kaybolması nedeniyle dosya içerisinde yer alan mevcut belgelerle esasa ilişkin olarak temyiz incelemesinin yapılması imkanı olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!