Anahtar kelimeler: Lson Tanıtması Söylemesi Süreç İlişkili Edenin Görüşü Hukukî Neticesinde Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan reddi ile onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l-son , 43/1, 52/2-4 ve 53.,58 maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 10000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; tarafıma uygulanan ceza tayini ve kanun maddesi yanlış olduğu, telefon üzerinden yapmış olduğu işlemlerde yanlış kanun maddesi uygulanarak ceza tayini yapıldığı, TCK 43/1-2 maddesi tarafına yanlış uygulandığı, olay yeri Afyon olmasına karşın ayrı ayrı illerde dava dosyası açıldığı, tarafına verilen cezanın tekrar incelenerek verilmesi gerektiği ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 31. Asliye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.