Anahtar kelimeler: Satımlar Farkından Dökümleri Ürününün Kimyasal Cinsinden Satımı Şirketçe Sunmuş Döviz

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişki çerçevesinde, müvekkil şirketçe yurt dışından ithal edilen kimyasal nitelikli (...) ürününün alım satımı konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, bu anlaşma çerçevesinde taraflar arasında 2022-2024 tarihleri arasında muhtelif ticari alım satımlar yapıldığını, yapılan bu satışlara ilişkin faturalar yasal mevzuat gereğince döviz cinsinden (Türk Lirası karşılığı gösterilmek suretiyle ) tanzim edildiğini,
Satış Faturası Dökümleri
22.12.2022 ... 37.314,00 USD 695.652,36 TL
27.02.2023 ... 238.360,80 USD 4.526.471,59 TL
14.06.2023 ... 35.279.25 USD 833.955,61 TL
31.08.2023 ... 48.356,25 USD 1.285.130,21 TL
22.09.2023 ... 48.356,25 USD 1.285.130,21 TL
Anılan satışlara ilişkin olarak ödemelerin bir kısmı havale bir kısmı ise, satışa ilişkin faturanın kesilmesini müteakip davalı şirketçe TL cinsinden vadeli çeklerle olarak ödenmiş olup
yapılan bu ticari satışa ilişkin antrepo bedelleri ile birlikte müvekkil şirketin USD cinsinden toplam alacak tutarı 412.482,11 USD olup, davalı şirketçe yapılan ödemelerin USD karşılığı ise 357.859,44 USD olduğunu, bahse konu ticari ilişki kapsamında kur farkı oluşması halinde; düşük kur farkının müvekkil tarafından davalıya iadesi, yüksek kur farkının ise davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmesi kabul ve taahhüt edildiğini,
kur farkından dolayı müvekkil şirket toplam 54.622,67 USD alacaklı bulunduğunu, tespit edilecek alacak miktarı üzerinden talebimizi artırmak ve harcı tamamlamak üzere, şimdilik 3.000.USD'lik kısmi alacağımızın, (fiili ödeme günündeki TCMB USD Döviz Efektif Satış Kuru üzerinden TL olarak) arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri 02.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, mahkememizin 19.12.2024 tarihli ara kararı ile cevap süresi ek 2 hafta uzatılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafça her ne kadar 07.01.2025 tarihinde cevap dilekçesi sunulmuş ise de usulüne uygun tebligat yapılmış olup cevap süresi ve verilen ek sürede davaya cevap verilmediğinden HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Vekillikten Çekilme; davacı vekilince 11.03.2026 tarihli dilekçesi ile sunulan azilname gereğince Uyap kaydı silinerek davacı asile vekilinin temsil görevinin sona erdiği 18.03.2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamında karar tarihine kadar sunulan yeni vekaletname bulunmamaktadır.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kur farkından kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mali bilirkişinin düzenlediği 15.07.2025 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Yabancı para olarak ticari defterlere kayıt edilen faturalar için VUK 280 maddesi uyarınca aylık, üç aylık , yılık ve ödeme dönemlerinde kambiyo değerlemesi yapmak zorundadırlar. Davacı faturaları USD olarak kabul etmiş olmakla birlikte VUK 280 maddesi uyarınca kambiyo değerlemesi yapmadığı görülmüştür. Mevcut durum muhasebe kayıt ve usulüne uygun olmamaktadır. Davalı ise arz edildiği şekilde bir çok defterine ait ve açılış - kapanış onayı yerine geçen beratları ibraz etmemiştir. Bu durum mevcut ticari defter tutma usulüne uygun olmamaktadır.
Davacı Tarafın alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti yönünden rapor tanziminin istenilmesine yönünden davacı tarafından alacağı yönünde terditli görüş bildirilmesi gerekmiştir ;
1.Görüş ; sayın mahkeme USD üzerinden tanzim edilen faturalarda çekle yapılan ödemeler için kur farkı talep edilmesi yönünde takdir ve değerlendirmede bulunması halinde ;
Davacının davalından alacağı tutar 62.185,49.-USD hesaplandığı, ancak davacı talebinin 3.000,00 USD olduğu talebe bağlılık yönünden takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu,
2.Görüş ; sayın mahkeme USD üzerinden tanzim edilen faturalarda çekle yapılan ödemeler için kur farkı talep edilmeyeceği yönünde takdir ve değerlendirmede bulunması halinde;Davacının davalından alacağı olmayacağı değerlendirilmiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Mali bilirkişinin düzenlediği 25.12.2025 tarihli 2 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Dava dosyası Dava dosyası ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde ve Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere; yapılan hesaplama neticesinde; davacının davalı ile kur kur farkının ödenmesine ilişkin anlaşmanın bulunduğu, 23.01.2023 tarih ... Nolu 695.000TL tutarlı çek ödenmesi nedeni ile davacının davalından alacağı kur farkı tutarı 437,13.- USD hesaplandığı, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşıldığı belirtilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz (Yargıtay 19 H.D. █████████ E- █████████ K sayılı içtihadı).
Faturalarda belirtilen malların davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki malların davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.(Y.19.H.D. ██████████E. █████████K.)
Kur farkı alacağı talep edebilmek için temel şartlar; taraflar arasında kur farkı alacağının talep edebileceğine ilişkin açıkça düzenlenmiş anlaşmanın bulunması veya ticari teamülün varlığıdır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satılan mala ilişkin faturaların döviz cinsinden(USD) kesildiği ancak fatura bedeli ödemelerinin vadeli olarak TL cinsinden yapılmış olması nedeniyle kur farkı alacağının talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf son duruşmaya katılmamış ise de davalının davayı takip etmesi nedeniyle davaya devam olunmuştur.
Davacı tarafından kur farkı alacağı talep edilebilmesi için; kur farkı alacağının talep edebileceğine ilişkin açıkça düzenlenmiş anlaşmanın bulunması veya ticari teamülün bulunması gerektiği, somut olayda kur farkı alacağı talep edilebileceğine ilişkin ticari teamülün bulunmadığı, y 23.01.2023 tarih ... nolu 695.000,00-TL ... İnş Ltd Şti çekine ilişkin çekin ödeme vade tarihinde oluşacak yüksek kur faturasının firmaya kesilmesi, düşük kur farkının hesaba iade edilmesini kabul ettiği hususunun taraflar arasında imza altına alındığından bu çek yönünden davacının 437,13 USD kur farkı talep edebileceğinin alınan bilirkişi raporu ile ispat edildiği, bilirkişi raporu bu yönüyle hükme esas alındığı, sair faturalara ilişkin kur farkı talep edilebileceğine ilişkin anlaşma bulunmadığından bu yöndeki kur farkı alacağı talebinin reddine karar vermek gerekmiş davanın 437,13 USD yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda "hasar bedelinin" tahsiline karar verildiği belirtilmiş ise de anılan ibarenin sehven yazıldığı kur farkı alacağının tahsiline karar verilmiş olup kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmaması amacıyla ilgili ibarede değişiklik yapılmamıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 437,13-USD hasar bedelinin dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.032,51-TL ilam harcından peşin alınan 1.763,74-TL'nin mahsubu ile bakiye 731,23-TL ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.032,51-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.460,11-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafın vekili bulunmadığından kabul edilen miktar yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 524,56-TL'nin davalıdan, 3.075,44 -TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 8.145,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 1.186,81-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!