Anahtar kelimeler: Kereler Müteaddit Satımdan Etmeden Bürosunun Talepli Süreçte Huzurdaki Alışveriş İkame

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ticari alışveriş içinde bulunduğu davalı şirketten olan cari hesap alacağı için müteaddit kereler sözlü ödeme talebinde bulunduğu, ödeme yapılmayınca da alacağın tahsili için --. İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, itirazın iptali ve takibin devamı talepli olarak huzurdaki davayı ikame etmeden önce dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığı, ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ---- Arabuluculuk Numarasıyla yürütülen süreçte davalı şirket ile bir anlaşma sağlanamadığı ve 29.01.2025 tarihli son tutanak düzenlendiği, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, davacının davalı şirket ile olan anlaşması gereği üzerine düşeni yerine getirmesine rağmen davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, müvekkilin davalı şirketten 75.000 TL alacaklı olduğu, bu hususun müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde sübuta ereceği, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyasına vapılan haksız ve kötü niyetli aleyhine takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile bi rketten tahsiline, davalı Şirketin alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle
: davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu reddedilmesi gerektiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı, bu konuda herhangi bir kayıt veya belge mevcut olmadığı, taraflar arasında daha önce ticari ilişki kapsamında bir çek verildiği, bu çekin bedeli davacı tarafından tahsil edildiği, tahsilatın yapıldığına dair makbuzun davalı tarafa iletildiği, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, davacının iddiasının cari alacağa değil, tahsil edilmiş bir çeke dayandığı, ayrıca tahsilat makbuzunda çek numarasının açıkça yazılı olduğu, bu nedenlerle davacının iddialarının haksız olduğu ve davanın reddedilmesi gerektiği, yukarıda arz edilen vazılı cevaplar ile resen takdir edilecek sair hususlara binaen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle dava değerinin %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile olası kanuni vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, -----.İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali , icra inkar ve kötüniyet tazminat talebine ilişkindir. Davada taraf teşkili sağlanmış dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
İcra Dosyası İncelemesi
:
Davacı tarafından ----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasından üzerinden 28.11.2024 tarihinde 75.000,00 TL ödenemeyen açık hesap bakiyesi için takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 02.12.2024 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür
Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde mali inceleme yaptırılmıştır.
Mali İnceleme Bilirkişi Raporu;
Davacının 2024 hesap dönemine ait ticari defterleri usul yönünden incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, davacının söz konusu dönemde e-defter mükellefi olduğu, defterlerini Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemine uygun şekilde oluşturduğu ve berat onaylarını GİB tarafından aldığı tespit edilmiştir. Ancak beratların alınma tarihleri yönünden yapılan değerlendirmede,
2024 yılı Ocak ayına ait açılış beratının, kurumlar vergisi mükellefleri için geçerli olan geçici vergidönemi esasına göre belirlenen son tarih olan 10 Haziran 2024 tarihinden sonra, 28 Haziran 2024tarihinde alındığı görülmüştür. Bu durum, anılan döneme ait açılış beratının yasal süresi dışında oluşturulduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan, 2024 yılı Aralık ayına ait kapanış beratının, yine kurumlar vergisi mükellefleri için geçerli olan son tarih olan 10 Mayıs 2025 tarihinden önce, 07 Mayıs 2025 tarihinde onaylandığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla, davacının 2024 yılına ilişkin kapanış beratını mevzuatta öngörülen süre içinde ve usulüne uygun olarak aldığı anlaşılmaktadır
Sonuç olarak, davacının 2024 dönemi ticari defterleri açısından, açılış beratının süresinden sonra, kapanış beratının ise süresinde alındığı belirlenmiştir. Bu kapsamda, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulmasına ilişkin Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun 175 ve mükerrer 242. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca, davacının e-defter yükümlülüğünü kısmen süresinde yerine getirdiği, defterlerin kapanış onayları yönünden ise mevzuata uygunluk sağlandığı tespit edilmiştir.
Bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tutulup tasdik edilen ticari defterlerin, sahibi lehine delil olarak kabul edilebileceği düzenlenmiş olup; somut olayda tespit edilen usule aykırılıkların, defterlerin delil olma niteliğine etkisinin değerlendirilmesi ile bu defterlerin davacı lehine delil olarak kabul edilip edilmeyeceği hususu Sayın mahkemenin takdirindedir
Davalı Defter İncelemesi;
Dava dosyası incelendiğinde; dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir davetiyenin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı vekilince süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Ancak, Sayın Mahkeme’nin 08.07.2025 tarihli birinci celse ara kararı ile tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi amacıyla belirlenen 15 Eylül 2025 günü saat 10:30’da yapılan incelemede davalı tarafın mahkemede hazır bulunmadığı, davalı tarafından ticari defterlerinin incelenebilmesi için yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemece verilen görev doğrultusunda davalı tarafa ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Hesap İncelemesi;
Davacı ------ ŞİRKETİ ’nin ticari defter kayıtlarında davalı ---- ŞİRKETİ’ne ait hesap hareketleri Davacı tarafından ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından üzerinden 28.11.2024 tarihinde 75.000,00 TL ödenemeyen açık hesap bakiyesi için takip başlatıldığı görülmüştür.Raporda detayları gösterilen davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (28.11.2024) itibariyle davalıdan 75.000,03 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
Takip sonrasında 30.12.2024 tarih----- nolu yevmiye numaralı kayıtla davalıdan olan alacağın -------Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir.
Raporda detayları gösterilen--- seri numaralı çekin keşidecisi ---, lehtarı ----- Şirketi, keşide yeri ------ olup, keşide tarihi 30.06.2024’tür. Çek bedeli 75.000 TL (yetmiş beş bin Türk lirası) olduğu, çekin arka yüzünde yer alan ciro silsilesine göre, ilk olarak ----- ciro edildiği, daha sonra davalı şirket tarafından davacı----- firmasına devretmiştir.
Davacı tarafından düzenlenmiş olan 09.07.2024 tarihli iade çek çıkış bordrosuna göre, yukarıda detayları gösterilen ve davalıdan tahsilatı yapılan ------ seri numaralı 30.06.2024 keşide tarihli, 75.000 TL tutarındaki çek iade edilmiştir. Çek çıkış bordrosunda teslim alan kişi ------- tarafından “Elden teslim aldım” ibaresiyle imzalandığı görülmüştür.
Davacı Vekili Tarafından Beyan Dilekçesi Ekinde Sunulan Yazışmaların İncelenmesi Davacı vekili tarafından sunulan ------ yazışmaları incelendiğinde, görüşmelerin 22 Şubat 2024 ile 29 Ağustos 2024 tarihleri arasında () ile ------ (Dijital Reklam) arasında gerçekleştiği görülmektedir. Yazışmaların içeriği, 30.06.2024 keşide tarihli 75.000 TL tutarındaki çekin iadesi ve sonrasında yapılması gereken ödemenin talebiyle ilgili olduğu görülmüştür.
22 Şubat 2024
----“Toplam bakiyen 43.777, 17.000 116 günü geçmiş” şeklinde mesaj atarak borç durumunu hatırlatmış, ardından ------- Bey tarafından çeke ait görselleri paylaşılmıştır.
23 Temmuz 2024
----abi kolay gelsin, geçen arkadaşlar sana çek iade etmişlerdi, tedarikçi ödeme soruyor ne zaman alabiliriz abi ödemeyi” mesajlarını göndererek ödeme talebinde bulunmuş, --- ise “------ Bey ile görüştüm” cevabını vermiştir
31 Temmuz 2024
--- banka bilgilerini (----,) iletmiştir.
2 Ağustos 2024
-- , “Firma bugün ödeme yapacak mı?” diye sormuş, ----- Bey ise “Sağol, Salı veya Çarşamba günü” şeklinde yanıt vermiştir.
7 Ağustos 2024
-- ---, “Ödeme işini bugün çözebilir miyiz, müşterimize bugün yapılacak dedim” mesajını göndermiş, ------ Bey “Haber vereceğim” yanıtını vermiştir.
8–9 Ağustos 2024
------, ödemeyle ilgili gelişme olup olmadığını sormuş ve “Abi zor durumda kalıyorum artık, firma ödemeyi yapacak mı?” şeklinde ısrarlı şekilde hatırlatma yapmıştır.
14–17 Ağustos 2024----, “Salı günü ödeme olacak demiştin, ödeme gelmedi abi” mesajını iletmiş, ------ Bey ise “Haber veririm” şeklinde kısa bir yanıt vermiştir.
17 Ağustos’ta ------ tekrar hatırlatma yaparak “Haber verecektin bana abi” demiştir.
21 Ağustos 2024
------, “Abi çek 30.06 vadeli, 2 ay geçti üstünden. Artık idare edemiyoruz, yardımcı olur musun?” mesajıyla ödeme talebini bir kez daha dile getirmiştir.
29 Ağustos 2024---- son olarak, “------- abi, müşteri ödemeyi yapacak mı?” diye sormuştur.
Raporda detayları gösterilen yazışmaların bütününden, iade edilen 75.000 TL tutarındaki çekin ödenmemesi üzerine uzun süre boyunca ödeme talep edildiği, davalı tarafın yetkilisinin ise sürekli olarak “haber vereceğim” veya “----- bey ile görüştüm” gibi erteleyici yanıtlar verdiği, ancak ödemeyi gerçekleştirmediği anlaşılmaktadır.Raporda incelenen çek, yazışmalar, çek iade bordrosu ile davacının ticari defter kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafından davalı adına çeşitli faturalar düzenlendiği, bu faturalar karşılığında davalı tarafından davacıya 75.000,00 TL bedelli bir çek verildiği, yapılan inceleme sonucunda, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.07.2024 tarihli iade çek çıkış bordrosu ile 30.06.2024 keşide tarihli, 75.000 TL tutarındaki çekin iade edildiği anlaşılmaktadır. İade çek bordrosunda, söz konusu çekin -------- tarafından “Elden teslim aldım” ibaresiyle imza karşılığında teslim alındığı görülmüştür.Söz konusu çekin iadesi sonrasında, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirketle iletişime geçilerek ödeme süreciyle ilgili çeşitli tarihlerde hatırlatmalar yapıldığı görülmüştür. 22 Şubat 2024 – 29 Ağustos 2024 tarihleri arasındaki yazışmalarda, davacı tarafın alacağın tahsiline yönelik olarak düzenli biçimde ödeme talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise zaman zaman “-----Bey ile görüştüm”, “Salı veya Çarşamba günü ödeme yapılacak” gibi ifadelerle ödeme taahhüdünde bulunduğu ancak fiili bir ödeme gerçekleşmediği görülmüştür.Bu çerçevede gerek iade çek çıkış bordrosu gerekse yazışma içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin ilgili çek bedelini tahsil edemediği, buna rağmen alacağın tahsili amacıyla davalı tarafla iletişim kurarak süreci uzlaşma yoluyla çözmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.
BA-BS İncelenmesi
:
2024 yıllarına ilişkin BA-BS formlarında taraflarailişkin bilgiler aşağıda gösterilmiştir.Davacı tarafın incelenen 2024 dönemi BA-BS analiz formunda davalı adına 8 adet belge karşılığı KDV hariç 52.252,43 TL satım bilgisinin, aynı şekilde ise karşıt alış olarak davalının 8 adet belge karşılığı KDV hariç 52.252,43 TL alım bilgisinin yer aldığı görülmüştür.
Faiz İncelemesi
:
Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir.
Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi dönem için faiz talebinde bulunduğu, ancak dosya kapsamında tacir olan taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme ya da haricen bu hususu tevsik eden somut bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösterir, tebliğ şerhini taşıyan bir ihtarname veya eşdeğer bir belgenin de mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle takip öncesi dönem için faiz hesaplaması yapılmamıştır.
Sayın Mahkeme’nin davacı lehine kısmen veya tamamen hüküm kurması halinde; tarafların tacir sıfatını haiz olmaları, işin ticari nitelik taşıması ve temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış bulunması sebebiyle, takip sonrası dönem bakımından 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu hususta davacının faiz talebi hakkında karar ve takdir yetkisi Sayın Mahkeme’ye aittir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava, ----İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali , icra inkar ve kötüniyet tazminat talebine ilişkindir. Davacıya ait 2024 hesap dönemi ticari defterlerinin usul yönünden incelenmesi sonucunda, davacının e defter mükellefi olduğu, defterlerini GİB sistemine uygun şekilde oluşturduğu ve berat onaylarını aldığı tespit edilmiştir. 2024 yılı açılış beratı yasal süresinden sonra, kapanış beratı ise mevzuatta öngörülen süre içinde alınmıştır. Bu doğrultuda, davacının e-defter yükümlülüğünü kısmen süresinde yerine getirdiği, defterlerin kapanış onayları açısından mevzuata uygunluk sağlandığı anlaşılmıştır. Davacının incelenen kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 75.000,03 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Raporun 4.b.1- Hesap İncelemesi bölümünde incelenen davalı tarafından verilen çek, yazışmalar, davacı tarafından düzenlenen çek iade bordrosu ile davacının ticari defter kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafından davalı adına çeşitli faturalar düzenlendiği, bu faturalar karşılığında davalı tarafından davacıya ------ seri numaralı, 30.06.2024 keşide tarihli 75.000 TL tutarlı çek verildiği bu çeke ilişkin davacı kayıtlarında davalı lehine 75.000,00 TL alacak olarak kaydedildiği, akabinde davacı tarafından düzenlenmiş olan 09.07.2024 tarihli iade çek çıkış bordrosuna ile --- seri numaralı 30.06.2024 keşide tarihli, 75.000 TL tutarındaki çekin iade edildiği ve 09.07.2024 tarihinde davalı aleyhine borç olarak kaydedildiği, iade çek bordrosunda, söz konusu çekin --- tarafından “Elden teslim aldım” ibaresiyle imza karşılığında teslim alındığı görülmüştür.
Söz konusu çekin iadesi sonrasında, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirketle iletişime geçilerek ödeme süreciyle ilgili çeşitli tarihlerde hatırlatmalar yapıldığı görülmüştür. 22 Şubat 2024 – 29 Ağustos 2024 tarihleri arasındaki ---- yazışmalarında, davacı tarafın alacağın tahsiline yönelik olarak düzenli biçimde ödeme talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise zaman zaman “------ Bey ile görüştüm”, “Salı veya Çarşamba günü ödeme yapılacak” gibi ifadelerle ödeme taahhüdünde bulunduğu ancak fiili bir ödeme gerçekleşmediği görülmüştür.
Davalının cevap dilekçesi ekinde ödeme amacıyla ibraz ettiğini belirttiği çekin, dosya kapsamındaki belgeler, ------- yazışmaları ve davacıya ait ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu çekin davalı tarafa iade edildiği anlaşılmıştır. Yazışma içeriklerinde de bu hususun davacı tarafından açık biçimde dile getirildiği, davalı tarafça yapılan yazışmalarda ise çekin iade edilmediğine veya tahsil edildiğine ilişkin herhangi bir beyan ya da belge bulunmadığı, bankaya yazılan yazıya verilen cevapta çekin ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmakla davacının icra takibine konu ettiği alacağın davalıdan tahsil şartlarının oluştuğu değerlendirilmekle davanın ve icra inkar tazminatının kabulüne şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1---- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali takibin 75.000,00 TL üzerinden DEVAMINA,
2- 75.000,00 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3- Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine
4-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 5.123,25 TL'nin başlangıçta alınan 1.424,99 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 3.698,26 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 809,59 TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 8.105,40 TL bilirkişi masrafı, posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 9.530,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!