Anahtar kelimeler: Bilecik Saatte Gününün Olmadı İstemli Geldi Davetiye Dinlenerek Bursa Sözlü

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECEMAHKEMESİ
: Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye TicaretMahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 29.07.2018 tarihinde davacı yaya ...'a, davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları otomobilin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, diğer davacı ...'ın .... annesi olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle davacıların manevi zarara da uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacı ... için şimdilik 100,00 TL iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden; davalı ... yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı anne ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, kazaya davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, manevi tazminat talebinin fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesi sunmamış olup, 11.11.2019 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili tarafından davacılara 11.468,88 TL geçici ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında adli trafik bilirkişiden alınan 06.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'ın davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacılar vekilinin rapora itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10.07.2020 tarihli raporda, davacı yaya ...'ın davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında alınan kusur raporlarına göre davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacıların meydana gelen trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu ispat edememesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, davalı ... Sigorta tarafından geçici ödeme olarak 23.01.2019 tarihinde yapılan 11.468,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Sigortaya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından trafik bilirkişiden alınan raporda kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının değerlendirildiği ve davacı yayanın kendisine kırmızı ışık yanarken karşıya geçmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu ve davalıya ait aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, trafik kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesinde keşif ile birlikte alınan raporda davacı yayanın kendisine kırmızı ışık yanarken karşıya geçmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davalının ise hızını azaltmadığından dolayı tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmekle, ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan kusur raporunun çelişkili olması nedeniyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden çelişkinin giderilmesi için 10.07.2020 tarihli raporun alındığı, söz konusu raporda davacı yayanın kendisine kırmızı ışık yanarken karşıya geçmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu ve davalıya ait aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından söz konusu kusur raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu kapsamında davalının hızını yaya geçidine göre ayarlayıp azaltmadığından dolayı tali kusuru bulunduğu kabul edilerek kaza tespit tutanağı ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilip davalı sanığın taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan para cezası ile cezalandırılması ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, mahkumiyet kararının sonuçlarını doğurmadığından bağlayıcı olmadığı, bununla birlikte ceza mahkemesindeki kusur değerlendirmesinin de hukuk hakimini bağlamadığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile de davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan raporun olayın oluş şekline daha uygun olduğundan hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle davacılar vekilinin kusura ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından davacılar vekilinin 22.12.2018 tarihli talebi üzerine davacı ... için 08.01.2019 tarihli ara karar ile 10.000,00 TL geçici ödeme kararı verildiği, geçici ödemenin tahsil edilmesinden sonra alınan kusur raporunda davalının kusuru bulunmadığının tespit edilmesi üzerine davanın reddi ile birlikte geçici ödemenin iadesine karar verilmiş ise de, geçici ödemenin davacı ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken hükümde her iki davacıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 08.10.2020 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalı ... Sigorta tarafından geçici ödeme olarak 23.01.2019 tarihinde yapılan 11.468,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'dan alınarak davalı .... Sigortaya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, raporlara karşı sundukları itirazların değerlendirilmediğini, davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında da bu durumun tespit edildiğini, kaza anını gösteren kamera kaydına göre davalı sürücü ...'in kaza esnasında hız limitlerini aşmış olduğunu, ceza davasında yapılan keşif sonucu adli trafik bilirkişi tarafından hazırlanan 11.05.2019 tarihli kusur raporunda davalı ...'in kaza esnasında aracını hızlı bir şekilde kullandığı, kazanın meydana geldiği kavşakta hızını azaltmadığı hususunun tespit edildiğini, ceza davasında davalı sürücü hakkında HAGB kararı verilmiş olmasının, kararda tespit edilen maddi vakıaların vücut bulmadığı anlamına gelmeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince keşif dahi yapılmaksızın hatalı karar verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri ile davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir.1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10.07.2020 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacılardan ... yönünden miktardan REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.