Anahtar kelimeler: Doğanhisar Saatte Gününün Geldiler İstemli Davetiye Dinlenerek Sözlü Konya Dinlenildikten

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici MahkemesiSıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat .......... ile davalı vekili Avukat ............ geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 27.07.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu vefat ettiğini, murisin ölümünden önce davalı ... nezdinde 30.06.2014-30.06.2015 tarihleri arasında ferdi kaza sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe şartlarına göre müvekkillerinin davalı ... şirketine başvuruda bulunduklarını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL tazminatın murisin ölüm tarihi olan 27.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle; taleplerini 232.018,25 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu sigorta poliçesinde davacıların murisi ...'in 30.06.█████████ tarihleri arasında Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamında sigortalandığını, sigortalı murisin 27.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, davacı tarafın 13.10.2014 tarihinde müvekkili şirkete ölüm olayını ihbar ettiğini, 6102 sayılı TTK'nın 1420 nci maddesi ile Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 20 nci maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, eldeki davanın açılma tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisleri ...'in 27.07.2014 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle tazminat talep ettikleri eldeki davayı 18.12.2017 tarihinde açtıkları, dava dilekçesinin 22.02.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı vekilinin süresi içinde sunduğu 08.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1420 nci maddesinin genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerinin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmünü getirdiği, bu düzenlemenin Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 20 nci maddesinde de açıkça ve aynen yer aldığı, 6762 sayılı TTK'nın 12 92... uncu maddelerindeki hüküm uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcının sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günü olacağı, dava konusu kazanın 27.07.2014 tarihinde gerçekleştiği, ihbar süresinin ise 01.08.2014 tarihi itibari ile dolduğu, ihbar süresinin dolma tarihi olan 01.08.2014 tarihinden itibaren hesaplanan iki yılın sonunda yani 01.08.2016 tarihinde zamanaşımı süresinin dolacağı, eldeki davada ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in kanuni mirasçıları olmaları ve 3 üncü kişi sıfatları olması nedeniyle sigorta şirketi ile yapılan poliçe ile ilgili bilgi ve belgeleri bilmelerinin ve öğrenmelerinin mümkün olmadığını, poliçe tazminat miktarının kesin hesabının da bilirkişi vasıtası ile ancak hesap edilerek tespitinin mümkün olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 1420 nci maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde hüküm bulunduğunu, TTK'nın 1482 nci maddesinde ise, "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." hükmünün bulunduğunu, yeni TTK'da mal sigortalarında sigorta tazminatına, can sigortalarında sigorta bedeline ilişkin talepler açısından uzun zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, can sigortalarında dava konusu alacağın suç sayılan eylemlerden kaynaklandığı durumlarda uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19 uncu maddesinde Hak Sahipleri Tarafından Aranmayan Paralar başlıklı düzenleme ile can sigortalarında 10 yıllık zamanaşımının uygulandığını, 6098 sayılı TBK'nın genel hükümleri uyarınca 146 ncı maddesindeki düzenlemeye göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin olduğunu, zamanaşımı süresinin geçmediğini, dava sürecinin belirsiz alacak olarak başlatıldığını, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı definin (2) nolu celsede reddedildiğini, davalı ... şirketinin iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını, davacının davalıya ihbarda bulunduğunu, gerekli belgelerin davalıya teslim edildiğini, davalının müvekkillerinden yazılı olarak eksik bilgi ve belgeye ilişkin taleplerinin olmadığını, murisin kanında tespit edilen alkol oranının doğru olmadığını, yapılan alkol tespitinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ferdi kaza sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçe kısmında karara karşı istinaf yoluna başvuran davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen, kararın hüküm kısmında sehven "davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine," şeklinde hüküm kurulması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle bozma sebebi yapılmamıştır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekilli temsil olunan davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.