Anahtar kelimeler: İddiadavacı Reddettiğini Şirketçe Ettirmek Fiilden Tamir Parça Kasko Onarım Doğal

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı --------- sahip olduğu ---------- plakalı aracı ile 10.04.2025 tarihinde kaza yaptığını, kaza nedeniyle davacının aracının hasar gördüğünü, kazanın bu şekilde tamamen normal ve doğal trafik kazası olmasına rağmen karşı taraf şirketçe kasko poliçesi kapsamında davacının onarım talebini reddettiğini, bunun üzerine davacının aracını kendi tamir ettirmek zorunda kaldığını, parça ve işçilik bedeli dahil 288.469,49-TL hasar bedeli ödemesi yaptığını, poliçe gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle, davacı tarafından karşılanan 288.469,49-TL onarım bedelinin davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde --------- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile █████/2024-█████/2025 tarihleri arasında sigortalandığını, açılan davanın tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin olduğundan davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığını, bu sebeple davanın usulden reddini, ticaret mahkemesinin görev alanına giren ve sigortanın taraf olduğu uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvuru gerektiğini ancak bu koşulun sağlanmadığını, dava konusu hasara ilişkin olarak sigortalının olayı ve hasarı objektif delillerle teyit etmemesi nedeniyle tazminat yükümlülüğünün doğmadığını, davalı sigorta şirketi nezdinde yapılan hasar ihbarı üzerine poliçe sözleşmesi gereği rizikonun gerçekleşme şartlarının incelenmesi amacıyla araştırma süreci başlatılmış olup, dosya kapsamında düzenlenen araştırma raporunda olayın gerçekleşme şekline ilişkin beyanlar, hasarın teknik karakteri, olay yeri bulguları, servis kayıtları ve tazmin talebine ilişkin irade beyanları birlikte değerlendirildiğini, davacı tarafın talep ettiği tazminat isteminin, poliçe hükümleri ve Kasko Sigorta Genel Şartları çerçevesinde rizikonun gerçekleştiğinin ispatlanması ve teminat kapsamının belirlenmesi noktasında gerekli koşulları taşımadığı; olayın salt beyanla sınırlı kaldığı ve somutlaştırılamadığı; bu nedenle tazmin yükümlülüğünün doğmadığını, davacının, poliçede yer alan ihbar, delil ve bilgi verme yükümlülüklerine ilişkin hususları ihlal ettiğinden davalı şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, davacının açtığı davanın tüketici mahkemesi konusu olduğundan davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2024-█████/2025 tarihleri arasındaki dönem için ----------- poliçe numaralı kasko sigorta sözleşmesi akdedilmiş olup uyuşmazlık konusu da bu sözleşmeden ileri gelmektedir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olduğu, davacının aracının ruhsat ve poliçe bilgilerinde hususi kullanım olarak belirtildiği somut olayda davacının TTK’nun 11. ve 12. maddeleri anlamında ticari işletme yürütmediği ve tacir olmadığı, davacının sıfatı ve sigortalı aracın özel araç niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından davanın görev yönünden REDDİNE, mahkememizin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!