Anahtar kelimeler: Süredir Bakiyesi Taşımacılık Uluslararası Cari Usd Taşıma Çeşitli Uzun İlişki

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- Şirketi aleyhine, uluslararası taşıma hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap bakiyesi nedeniyle 12.729 USD tutarındaki asıl alacağın tahsili amacıyla ----. İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki bulunduğunu ve davacı şirket tarafından davalı şirkete çeşitli tarihlerde uluslararası taşımacılık hizmetleri verildiğini, davalı tarafından kısım kısım ödemeler yapıldığını ve en son 13.01.2025 tarihinde 4.065 USD tutarında kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, 18.12.2024 tarihli ve vade tarihi 17.01.2025 olan faturada göndericisi davalı şirket, alıcısı --- olan, konteyner numarası ------emtiasına ilişkin taşıma hizmetinin gerçekleştirildiğini, söz konusu hizmet karşılığında düzenlenen faturaya rağmen bakiye borcun ödenmediğini, vadesi gelmiş faturalar için makul süre beklendiğini; ancak davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine 20.02.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takipte 12.729 USD asıl alacağın fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsilinin ve takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden faiz talep edildiğini, davalı şirket tarafından 21.02.2025 tarihinde borca, faiz ve ferilerine ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, cari hesap dökümü, faturalar ve yazışmaların taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterdiğini ve davalı şirketin faturaları teslim aldığı halde sekiz günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, icra takibine yapılan itiraz nedeniyle dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ve 21.04.2025 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davacı tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını ve yetkili mahkemelerin ------ Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu ileri sürülerek davanın usulden reddinin talep edildiğini, taraflar arasında uluslararası taşıma sözleşmesi kapsamında daha önce --- taşımalar gerçekleştirildiğini, bu sevkiyatlarda gecikmeler yaşandığını ve bu gecikmeler nedeniyle davalı şirketin ticari kayıplara uğradığını, davacı tarafın başlangıçta gecikmelerden sorumlu olmadığını bildirdiği ancak sonrasında taraf şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde gecikmelerin haricen kabul edildiğini ve kalan bakiye üzerinden davacının herhangi bir talebinin olmayacağının beyan edildiğini, buna rağmen davacı tarafından icra takibi başlatıldığınnı, davalı şirketin icra takibine konu herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürülerek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava cari hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ile kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu, ---. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; █████/2025 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin toplam 12.729,00 USD asıl alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın █████/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 12.729,00 USD alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile özetle;Davacı tarafından ibraz edilen 2024- 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı, tarafların tacir olduğu ve aralarında ticari ilişkinin bulunduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz bazlı yürütüldüğü, takibe konu alacağı oluşturan faturaların e-fatura olarak düzenlenerek Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalıya elektronik ortamda iletildiği, davalı tarafından söz konusu faturalara karşı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayrıca dosyada yer alan taşıma belgeleri, konşimento ve gümrük beyannameleri birlikte değerlendirildiğinde takibe konu alacağı oluşturan faturalardaki uluslararası taşıma hizmetlerinin davalıya teslim edildiği, davacı şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı adına toplam 41.825,30 USD tutarında fatura düzenlendiği, söz konusu faturalar karşılığında davalı tarafından 29.099,51 USD ödeme yapıldığı, neticesinde takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 12.725,79 USD alacaklı olduğu bildirilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının incelenen ticari defterlerinden davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı---- ile ilgili ticari münasebet kayıtlarını ----- hesap kodu altında açık hesap şeklinde takip ettiği, davacının davalıya toplam 41.825,30.-Usd fatura düzenlediği işbu faturalar karşılık davalının davacıya toplam 29.099,51.-Usd ödeme yaptığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 12.725,79-USD alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalı ise verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi için sunmadığından yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorundadır. Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı BA-BS karşılaştırma sistemi kayıtlarının incelenmesinde; davalı ---- Şirketi tarafından davacı ------ Şirketi'nden alınan hizmetlere ilişkin elektronik belgelerin Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde yer aldığı, söz konusu kayıtların elektronik belge verilerine dayanılarak sistem tarafından otomatik olarak oluşturulduğu ve mükelleflerin manuel bildirimine dayanmadığı, davalı ---- Şirketi tarafından davacı ---- Şirketi adına 2024 yılı içerisinde BA-BS bildirim limitini aşan 17 adet belgeye ilişkin toplam 1.481.172,75 TL tutarında elektronik belge kaydının bulunduğu, açık hesap alacağını oluşturan faturaların incelenmesinde; söz konusu faturaların davacı tarafından e-fatura olarak düzenlendiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalıya elektronik ortamda iletildiği, bu suretle faturaların davalıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca davalı tarafça söz konusu faturalara karşı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği tespit edilmiş olup, bu haliyle davacının takip tarihinde davalıdan takip miktarınca alacaklı olduğu kanaatine varılarak Davanın KABULÜ ile; Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosya da alacak cari hesaptan kaynaklanmakta olup likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 462.653,32-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 462.653,32-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekin karar harcı 34.641,59-TL'den davacı tarafça yatırılan 5.587,70-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 2.313,27-TL peşin harç ve 3.072,69 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.973,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.630,19-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 5.587,70-TL peşin harç, 3.072,69 TL tamamlama harcı ile icra dosyasına yatırılan 2.313,27-TL peşin harç olmak üzere toplam 10.973,66-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 91,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.793,9-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 81.139,74-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!