Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü İhlali Edilebilir Yeri Mala Dokunulmazlığının Karara Sayisi Esastan

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik 03.04.2023 tarihli ve █████████ E., ███████ K. sayılı ek kararla temyiz isteminin reddine karar verildiği ve bu ek karara yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı, bu itibarla sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; verilen cezanın ıslah edici nitelikte olmayıp toplumdan uzaklaştırıcı mahiyette olduğuna ve sanığın büyük bir pişmanlık içinde olması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık ... müdafiinin 14-15.11.2021 havale tarihli dilekçeleri ile mazeret dilekçesi ibraz ettiği, 15.04.2021 tarihli hükmün verildiği oturumda sanık müdafinin mazeret bildirdiği belirtilerek yargılamaya devam olunduğu, Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı sanık müdafinin savunmada bulunamadığı nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve hüküm duruşmasında müdafiinin hazır bulunması gerektiği, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 15.04.2021 tarihli son oturuma katılmayan sanık müdafinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.