Anahtar kelimeler: Hakkari İrsen Van Orta Vasfıyla Taksim Mera Yüksekova İntikal Alanında

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yüksekova Kadastro MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Kadastro çalışması sırasında, Hakkari ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 23... parsel sayılı 292.829,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiştir.2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili olan davacı adına tescilini talep etmiştir.3.... ve arkadaşları vekili; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davaya katılmıştır.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın toprak tevzi çalışmaları sırasında mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın kadimden beri mera vasfına haiz olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...dava konusu taşınmazın Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda mera vasfıyla tespiti yapılan 536 numaralı parselin içerisinde kaldığı, ancak belirtmelik numarası almadığı, keşifte dinlenen 19 48... doğumlu aynı köy ve komşu köy mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre dava konusu taşınmazın davacı ve asli müdahillere eklemeli zilyetlik yoluyla kendi kök murislerinden kaldığı, yaklaşık 80 yıldır barış içinde kullandıkları, kullanımlarında olan yerlerin aralarında su arkı benzeri belirgin yapılar olduğu, davacı ve asli müdahillerin dava konusu taşınmazın su arkının kuzeyi olan kısma ilişkin iddiaları olduğu, su arkının güneyinde dava konusu taşınmazın devamı olan ve fen raporunda da (G) harfi ile gösterilen kısmın mera olduğuna bir itirazların olmadığı, ancak bu su arkının kadim bir su arkı olduğu, davacı ve asli müdahillerin kullanımında olan yer ile mera parselinin birbirinden ayrıldığı, jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda 1988, 19 68... tarihli hava fotoğraflarının benzer değerlendirmeye sahip olduğu, A, B, C, D, E, F olarak harflendirilen alanların biçenek olarak ve tarla vasfında sürülü olarak kullanıldığı, G harfli kısmın bu alanlardan ark ile ayrıldığı, (G) harfli alanda taban suyunun yüksek olması sebebiyle kullanım olmadığı, ziraat bilirkişi kurulu tarafından alınan raporda keşif günü itibariyle de A, B, C, D, E, F alanlarının tarla vasfında olduğu, üzerinde buğday ekili kısımlar olduğu, bir kısmının biçenek olarak kullanıldığı, kişilerin kullanımında olan yerleri belirlemek amacıyla ilkel arklar oluşturulduğunun belirtildiği, her ne kadar fen bilirkişi raporunda 536 numaralı toprak tevzi komisyonuna ait parselin krokisinin dava konusu taşınmaz ile çakıştırıldığında sınırların birbiriyle uyumlu olduğu rapor edilmiş ise de toprak tevzi komisyonun çalışma yapmış olduğu yerlerde Kadastro Kanunun 46. maddesi göz önünde bulundurulduğunda toprak tevzi komisyonunun çalışmalarının yapıldığı yıla kadar zilyetlikle edinme şartlarının aranması gerektiği, eldeki davada dava konusu kısmın mera parselinin uç kısmında olduğu, komşusunda gerçek kişi şahıslara ait tarla vasfından başka taşınmazların olduğu, dava konusu parselin (G) ile gösterilen kısmının mera vasfına haiz özelikler taşısa dahi kullanımda olan kısım ile arasında kadim belirleyici bir ark bulunduğu, dava konusu taşınmazın dava edilen kısmının mera bütünlüğünü bozmadığı, meradan açma olarak tarım yapılmaya başlanılmadığı..." gerekçesiyle davacı ve müdahillerin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 14.06.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporunda; kroki 2'de (A) harfi ile gösterilen 56.638,13 m² yüzölçümündeki yerin ..., ... ve ... adına eşit hisselerle tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 17.224,92 m² yüzölçümündeki yerin ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 4.435,94 m² yüzölçümündeki yerin ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (D) harfi ile gösterilen 3.553,78 m² yüzölçümündeki yerin ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (E) harfi ile gösterilen 6.740,11 m² yüzölçümündeki yerin ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (F) harfi ile gösterilen 17.486,82 m² yüzölçümündeki yerin ... ve ... adına eşit hisselerle tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek kaydıyla tapuya tesciline, (G) harfi ve yeşil renk ile gösterilen 186.749,47 m²lik bölümüne yönelik davanın reddine, mera vasfıyla özel siciline kaydına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz kadimden beri mera olarak kullanıldığından zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunun ispatlanabilmesi için tüm unsurların birbirini desteklemesi gerektiğini belirterek, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.