Anahtar kelimeler: Yolcunun Malul Tutulduğunu Ekli İbranamede Artış Karıştığı Rapora Maluliyet Heyeti

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş ████████ Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 20.10.2019 tarihinde davacı yolcunun içinde bulunduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... tarafından ... Üniversitesince düzenlenen ve maluliyet oranını %21,2 olarak gösteren rapora göre ödeme yapıldığını, imzalanan ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, maluliyet oranında artış olduğunu, bu başvuruya ekli ... Üniversitesi raporunda maluliyet oranının %41 olarak belirlendiğini, ödeme yetersiz olduğundan sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bu başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 5.000,00 TL tedavi masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, geçici bakıcı gideri talebini 8.876,96 TL' ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya ödeme yapıldığını, sulh protokolü düzenlendiğini, yapılan ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, sunulan maluliyet raporunun usul ve esas bakımından hatalı olduğunu, maluliyet oranının gerçek durumu yansıtmadığını, maluliyet raporu yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğinden talebin usulden reddi gerektiğini, bakıcı süresinin gerçek durumu yansıtmadığını, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ve faiz talep edilemeyeceğini, faiz oranının yasal faiz olabileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 8.876,96 TL geçici bakıcı gideri ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 13.876,96 TL tazminatın 03.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, %20 müterafik kusur indirimi ile 7.101,57 TL geçici bakıcı gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 11.101,57 TL tazminatın 03.03.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinde artış olması ve yapılan ödemenin yetersiz bulunması nedeniyle işbu başvurunun yapıldığını, sundukları maluliyet raporunda maluliyet artışının açıklandığını, bu rapora göre karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte ise davacının muayene edileceği bir heyetten rapor alınması gerektiğini, eksik ödemeye ilişkin taleplerinin ise hiç değerlendirilmediğini, %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının da yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.Davacı başvuru dilekçesinde talebini, hem maluliyet artışına hem de yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiasına dayandırmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının artan maluliyeti bulunmadığı gerekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, maluliyet oranı ve bu orana göre yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususuna ise hiç değinilmemiş, İtiraz Hakem Heyeti ise davacının itirazlarını reddetmiştir. Davacının talebi hem maluliyet oranındaki artışa hem de ödemenin yetersiz olduğuna ilişkin olduğundan öncelikle olay sebebi ile meydana gelen maluliyet oranının belirlenmesi ve sonra artan maluliyet yönünden değerlendirme yapılması gereklidir.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet nedenleri arasında travma sonrası stres bozukluğu ve skar doku bulunmakla, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve çelişki giderilmek suretiyle “travma sonrası stres bozukluğu” nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan ve yine maluliyet sebeplerinde biri de skar doku olduğundan davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın ... Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından maluliyet oranının belirlenmesi bakımından rapor alınmalıdır.Davacıya %21,2 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Yapılan açıklamalar doğrultusunda artan maluliyet iddiasının değerlendirilebilmesi için alınacak maluliyet raporunun; davacının sigorta şirketine sunduğu ve ödemeye esas %21,2 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen 08.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporu, davacının bu başvuruya ekli %41 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen 25.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporu ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılıp hükme esas teşkil eden rapor karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını da belirlemesi gereklidir.Sonuç olarak alınacak raporun kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranını yukarıda yapılan açıklamalara uygun olarak belirlemesi, ardından davacıda yaralanma nedeniyle maluliyetinde gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarını da gerekçeleri ile ve denetime elverişli şekilde ortaya koyması gereklidir. Bu şekilde alınacak raporun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.