Anahtar kelimeler: Davaitirazın Haczine Rehinle Satımdan Vadesinin Menkul Olunduğu Niyetli Bile Gayrimenkul

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalının .... İcra Dairesi 2024/... Esas dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalı taraf borçlu olduğunu bile bile kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, borcun vadesinin geçtiğini, alacak rehinle temin edilmediğini, davalının menkul, gayrimenkul malları ile her türlü hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesinin tebliği olunduğu cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü
DELİLLER
Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK nın 324. maddesi ile de delil ikamesi avansı düzenlenmiş ve bu madde, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”. yönünde düzenleme yapılmıştır.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK. nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.
Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf “o” delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre işin esası hakkında karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşma zaptında "Dosyanın 1 smm özgür aytunç ali aktaş ve 1 tekstil müh yener altıparmakoğulları na tevdii edilerek ürüne ilişkin ayıp iddiası değerlendirilerek ayıp olup olmadığı, varsa nedeni, varsa davacının buna göre cari hesap alacağı olup olmadığı hususunda rapor hazırlanmasının istenmesine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişilere 8000 er TL ücret takdirine, toplam 16.500 TL bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve mevcut dosya durumu dikkate alınarak karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)" dair karar verildiği ancak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın bilirkişi ücretlerini yatırmadığı ve yatırılmaması nedeniyle rapor aldırılmadığı anlaşılmakla) bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gibi defter ve kayıtların incelemesinin de yapılamadığı anlaşılmakla davanın çözümü için teknik bilgi ve tecrübenin gerektiği anlaşılmakla (yemin delili hatırltılmıştır) ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından peşin yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600.-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6- HMK 333 (1) maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası resen mahkememizce davacılara iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!