Anahtar kelimeler: Tenfiz Tanıma Başkan Yazim Eser Katip Red Üye Ankara Hmk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU
: Tanıma Ve Tenfiz (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan )
KARAR TARİHİ
:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma ve tenfiz istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; davalı tarafın Ürdün şubesi ile dava dışı ... Ltd. arasında █████/2010 tarihinde, Amman'a su iletim sistemi için üretim kuyusu ve piyazometre kuyusu inşasına dair alt işverenlik sözleşmesi imzalandığını, daha sonra taraflar arasında 2015 yılında sulh sözleşmesi, 2017 yılında da sulh sözleşmesine dair ek protokol imzalandığını, davalı taraf Ürdün şubesinin dava dışı şirkete 10.000.000,00 USD tutarında ödeme yapmayı taahhüt etmesine rağmen yalnızca 1.650.000,00 USD ödeme yapması üzerine dava dışı şirket tarafından Amman Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 8.350.000,00 USD'nin ödenmesine karar verildiğini, karar davalı tarafından istinaf edilmişse de Ürdün İstinaf Mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını onayladığını, temyiz başvurusunda reddedilerek istinaf mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararlarının onandığını, kararların kesinleştiğini, müvekkili şirketin kesinleşen hükme rağmen ödenmemiş alacağı █████/2023 tarihli temlik sözleşmesi ile devir ve temlik aldığını, tarafların uyuşmazlığın sulh yoluyla çözümlenebilmesi amacıyla arabuluculuk yoluna başvurduklarını belirterek Ürdün Haşimi Krallığı, Amman Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve █████████ sayılı kararı ile Haşimi Ürdün Krallığı, Amman İstinaf Mahkemesi-1'in █████/2022 tarihli ve █████████ sayılı kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile dava dışı .... Ltd arasındaki sözleşmede ve protokollerde temlik yasağı bulunduğunu, alacağın devri işlemi geçersiz olduğundan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, Ürdün Mahkemeleri'nin müvekkilinin Anayasal Adli Yargılanma Hakkını İhlal ettiklerini, tenfizi istenen kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece;"Dava, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 50 vd. maddeleri uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmıştır
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 50 vd. maddeleri uyarınca; yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden istenilebilir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Haşimi Ürdün Krallığı arasında mahkemelerden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan anlaşma ve fiili uygulama bulunmaktadır.
Davalı şirketin ticaret sicil özeti incelendiğinde; merkezinin Ankara ili, Çankaya ilçesinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup, davalı şirketin ticaret sicil merkezi Ankara'da bulunduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir.
Davacı vekili dava dosyasına, yabancı mahkeme kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış örneğini ve onanmış tercümesini, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ile onanmış tercümesini sunmuş, incelenmesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleştiği, tenfizi için aranan şartlara haiz olduğu görülmüştür.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamına konu uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir hususun bulunmadığı, dava konusu yabancı mahkeme kararında davalı şirkete tebligat yapıldığının açıklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 31. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar ilamıyla " ... mahkemece, yabancı mahkemede hükmolunan değer üzerinden nispi harç tamamlattırılarak yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken hükümde fazla alınan harcın iadesine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, dava dışı temlik eden şirket ile davalı arasında imzalanan nihai uzlaşma sözleşmesinin "çeşitli hükümler" başlıklı 15/son maddesinin eldeki davada uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmemesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur... " gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Dava açıldıktan sonra, mahkememizin muhtırası üzerine 6.758.138,92 TL eksik harcı 22.05.2024 tarihinde tamamlamış olup, ilk karar sonrası iade edilmediğinden dosyada eksik harç bulunmamaktadır.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, Türkiye Cumhuriyeti ile Haşimi Ürdün Krallığı arasında mahkemelerden verilen ilamların tenfizini mümkün kılan anlaşma ve fiili uygulama bulunduğu, davalı vekilinin tahkim itirazının Amman İstinaf Mahkemesi kararında değerlendirildiği ve sulh akdinin yeni bir anlaşma olduğu, sulhun asıl sözleşme ile ilişkilendirilemeyeceği, tahkim şartı da dahil olmak üzere, bu anlaşmada yer alan şartların dikkate alınamayacağının kabul edildiği, verilen kararın Ürdün Temyiz Mahkemesi tarafından onanarak kesinleştiği, tenfizi istenen mahkeme kararının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiği, davalı şirketin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrıldığı, dava dışı temlik eden şirket ile davalı arasında imzalanan nihai uzlaşma sözlemesinin " çeşitli hükümler " başlıklı 15/son maddesinde yer alan temlik yasağının, dava dışı şirket tarafından açılan ve tenfizi talep edilen mahkeme kararından sonra yapılan alacağın devrine engel olmayacağı, zira, mahkeme kararı ile sözleşmenin tarafları arasındaki akdi ilişkinin sona erdiği, tenfiz şartlarının gerçekleştiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar" verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nihai uzlaşma sözleşmesine ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını, 15/ son maddesi gereğince davacının aktif husumetinin bulunmadığını, dava dışı şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin sona ermediğini ve yabancı mahkeme kararında da bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle de davanın reddi gerektiğini, davacının Türk Hukukuna göre geçerli bir hukuki sebebe dayanan korunması gerekli bir menfaati ve hakkı bulunmadığı için, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bununla birlikte yabancı hakem kararının tarafı olmayan bir kişinin tenfiz davası açma hakkının bulunmadığını, Ürdün mahkemesinin uyuşmazlıkta Ürdün hukukunu uyguladığını, oysa sözleşmeye göre İngiltere ve Galler hukukunun uygulanması gerektiğini, mahkemece ek karara ile müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu harç ve vekalet ücretini artırdığını, bunun HMK'nın 304. Maddesine aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının ve ek kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma tenfiz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararı ve ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 27.034.266,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 6.760.000,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 20.274.266,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!