Anahtar kelimeler: Yazma Sunmuş Esaskarar Fiilden Katip Esasi Konya Kontrolündeki Birleşen Milleti

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
: 1-DAVACILAR
: 2-3- ... -4- ... -5-VEKİLİ
:DAVALI
: 1-VEKİLLERİ
:DAVALILAR
: 2-3- ... -VEKİLLERİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:BİRLEŞEN . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESASIDAVACI
:- ... -1- ... -2- ... -VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZMA TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24.09.2016 tarihinde davalı ... kontrolündeki aracın çarpması sonucu kaza tarihinde henüz 3 yaşında olan müvekkili ... yaralandığını, araç sürücüsünün kusurunun sabit olduğunu, araç sürücüsünün kusurlu olup husus dosya kapsamına sundukları kaza yeri tutanakları ve diğer resmi belgeler ile sabit olduğunu, kaza nedeni ile yaralanan müvekkilinin tedavi için Türk Kızılayı Ticaret Borsası Hastanesi'ne götürüldüğünü, hayati tehlikesi olduğundan ve hastanede beyin cerrahı uzmanı olmadığından müvekkil ambulans ile Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesine sevk edildiğini, kaza nedeni ile sağ kulak içinde kanaması olan müvekkilinin bir kulağının duyma yetisini yitirdiğini, çok ileri derecede duyma kaybı ile beyin damarları ve sinirleri de etkilendiğinden ani sinir patlamaları yaşadığını, müvekkili ve ailesi kazanın ardından geçen uzun zamana ve başvurulan onca tedaviye rağmen hiçbir ilerleme kaydedemediğini, müvekkilinin duyma kaybı o kadar ileri düzeyde ki işitme cihazı dahi bu eksiklik giderilemediğini, sinirlerin tamirinin mümkün olmayacak şekilde zarar gördüğünü, davalı sigorta şirketine yapıkları tüm başvuruların olumsuz sonuçlandığını, kaza ve sonrasında devam eden tedavi süreci; küçük yaştaki müvekkilinin ağır travmalara sebep olduğunu, ailesini de bakım açısından oldukça yıprattığını, müvekkilinin bu durumu diğer müvekkillerini de maddi manevi her anlamda yıprattığını, müvekkili ...'nin özel durumundan dolayı devlet okulunda eğitim alamadığından mecburen özel bir eğitim kurumuna gittiğini, müvekkili ...'ın hakkaniyetsizlik yapmamak adına kızlarını da ekonomik olarak çok zorlansa da özel bir eğitim kurumuna gönderdiğini, müvekkillerinin yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar dikkate alınarak mağduriyetlerinin bir nebze de olsa giderilebilmesi için maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile şimdilik ... ve ...'ın asaleten ve ... ve ...'ın hem mağdur küçüğü velayeten Maddi tazminat talepleri kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte; bedensel zarar ve duyu kaybı nedeniyle 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının çocuk adına velayeten ...'a ödenmesini, 200,00 TL SGK tarafınca karşılanmayan hastane ve ilaç giderleri çocuk adına velayeten ...'a ödenmesini, 200,00 TL bakıcı giderleri çocuk adına velayeten ...'a ödenmesine, 500,00 TL maddi zararın asaleten baba ...'a ödenmesine, 500,00 TL maddi zararın asaleten anne ...'a maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte taleplerinin kabulü ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkillere ödenmesine, davalının kusuru, müvekkillerin yaşadığı mağduriyeti, uzuv kaybı ve ağır bedensel zarar hususları gözetilerek; küçük Yakup Karataş için çocuk adına velayeten ... 'a 100.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için asaleten 70.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için asaleten 70.000,00 TL manevi tazminat, kardeşleri ... için çocuk adına velayeten ...'a 30.000,00 TL manevi tazminat, kardeşleri ... için çocuk adına velayeten ...'a 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 300.000,00 TL manevi tazminatın yalnızca davalılardan ... ve diğer davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık olay esnasında davalı ...'in kullanımında olan ve davalı işleten ...'e ait araç kaydına sigorta şirketi dışındaki diğer davalıların tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar “ihtiyati haciz” şerhi konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı taraf, 24.09.2016 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu ...'ın maluliyeti nedeni ile zarara uğradıklarını iddia ederek müvekkil şirket yönünden maddi tazminat talepli işbu davayı açtığını, davacının talebi yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkili şirket kayıtları tetkik edilmiş olup kaza tarihi ve saati itibariyle müvekkil şirket nezdinde ... plakalı araca ait geçerli bir poliçe bulunamadığını, zira müvekkil şirkette bulunan █████/2016 - █████/2017 vadeli poliçe ... plaka sayılı aracın 08.09.2016 tarihinde satılmış olması nedeniyle iptal edilmiş olduğundan meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dava konusu kaza tarihi █████/2016 olarak belirtildiğini, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırmada kaza tarihini kapsayan ve bahsi geçen araca ait herhangi bir sigorta poliçesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu aracın kaza tarihini kapsar şekilde müvekkili şirket tarafından tanzim edilen trafik poliçesinin sunulması halinde ise poliçe teminatlarına ilişkin beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, tüm bu nedenlerle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, müvekkili şirket nezdinde dava konusu araca ait trafik poliçesi bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı taraf, 24.09.2016 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu ...'ın maluliyeti nedeni ile zarara uğradıklarını iddia ederek müvekkillerimiz yönünden maddi ve manevi tazminat talepli işbu davayı açtığını, davacının talebi yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anlatılan olaylar gerçek durumu yansıtmadığını, olaya bağlı trafik kazasının gerçekleşmesinde müvekkillerinin bir kusuru bulunmadığını, söz konusu olayda davacı yan ...'ın aracın önüne aniden fırladığını, bunun sonucunda bu elim kaza vuku bulduğunu, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müvekkillerinin bu kazada bir kusurları olmadığını, ayrıca sürücü konumundaki müvekkili ...'in trafik kurallarına uygun ve yol durumuna dikkat ederek trafikte seyrettiğini, ancak müvekkilinin bütün bu dikkatine rağmen böyle bir kazanın meydana gelmesinde kusurun müvekkiline atfedemeyeceğini, müvekkili ...’in kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan araç ticari bir araç niteliğinde de olmadığını, bu sebeple müvekkili ... yönünden davanın tamamen reddi gerektiğini, ayrıca kazazede davacının maddi ve manevi tazminat istemleri de yerinde olmadığını, keza maddi tazminat isteyebilmesi için kazazedenin bir maluliyet oranına sahip olması beklendiğini, davacı taraf bu duruma ilişkin herhangi bir belge sunamadığı gibi iddialarını da somutlaştıramadığını, davacı tarafın maddi olarak çok fazla yıprandığı iddiaları ise birbiri ile çeliştiğini, davacı ...’nin özel okula gitmesi anlaşılabilir iken diğer çocuklarının da özel okulda okumasının nedeni anlaşılamadığını, davacı tarafın maddi olarak güçsüz olmaları halinde en azından diğer çocuklarının devlet okuluna gitmesi pekala mümkün olduğunu, ayrıca özel okula gitmesi zorunluluk olarak gösterilen ... için de özel durumunu dikkate alacak devlet okulları bulunduğunu, bu durum davacı ailenin ekonomik durumlarının oldukça iyi olduğunu gösterdiğini, bu sebeple ailenin ekonomik durumunun araştırılması için SED araştırması yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca davacı için başvurabilecekleri sosyal yardımlara davacı ve ailesinin başvurup başvurmadığını öğrenilmesi üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığına müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacının da kaza öncesi rahatsılığı olup olmadığının tespiti ya da davanın 5 yıl sonra açıldığı gözetilerek kaza sonrası başka nedenlerle oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla doğumdan bu yana tüm tedavi ve muayene film, grafi örneklerinin ilgili sağlık kuruluşlarından istenerek kazadan ötürü var ise oluşan maluliyetinin nedensellik bağı da gözetilerek Adli Tıp 3. İhtisas Kurumundan rapor aldırılmasını talep ettiklerini, kabul etmemekle birlikte maddi tazminatta asli sorumlu sigorta şirketi olup ondan talep edilmesi zorunluluğu mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın zamanaşımı sebebiyle ve kazada yaralandığı iddia edilen davacı dışındaki diğer davacılar yönünden taraf ehliyeti olmaması ve zarar gören sıfatları olmaması hasebiyle davanın reddine, kusur ve kaza bağlı nedensellik bağı örgüsü içinde kalıcı maluliyet olup olmadığı yönünden Adli Tıp Kurumlarından rapor aldırılmasına, sağlık tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumlarının karşılaması ve yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, bakıcı gideri yönünden talebin şartları oluşmaması nedeniyle reddine, kazada yaralanan kişinin yaşaması hasebiyle taraf ehliyeti bulunmayan diğer davacılar yönünden maddi ve manevi tüm tazminat taleplerinin reddine, tüm Maddi tazminatların ve fahiş yüksek talep edilen hukuka aykırı manevi tazminat taleplerinin tümüyle birlikte ve tüm istem ve taleplerinin her iki müvekkil yönünden de ayrı ayrı reddine, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile Mahkememiz işbu dosyası ile fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, 24.09.2016 tarihinde Konya İli, ... Mah. ... Cad. Seyir halindeki ... plakalı ... Marka kamyonet seyir halindeyken 24.11.2016 doğumlu müvekkili ...'a çarptığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin tedavi için Türk Kızılayı Ticaret Borsası Hastanesi'ne götürüldüğünü, hayati tehlikesi olduğundan ve hastanede beyin cerrahı uzmanı olmadığından müvekkilinin ambulans ile Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesine sevk edildiğini, müvekkilinin bir kulağının duyma yetisini yitirdiğini, beyin damarları ve sinirleri etkilendiğinden ani sinir patlamaları yaşadığını, görmüş olduğu tedavilerde hiçbir ilerleme kaydedemediğini, sinirlerin tamiri mümkün olmayacak şekilde zarar gördüğünü, davalı ... hesabına yapılan tüm başvurularının olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin tedavisi için yurt dışı da dahil olmak üzere çeşitli sağlık kuruluşlarına ve her türlü tedaviye, ücretine bakmaksızın başvuran, eğitimi için canla başla çalışıp özel bir eğitim kurumundan destek alan, diğer çocukları açısından hakkaniyetsizlik olmaması açısından onları da özel bir eğitim kurumuna gönderen ailenin maddi anlamda sarsıldığını, müvekkilinin duyu kaybının ekonomik geleceğini sarstığını, istediği her mesleği yapamayacağını, işinde tam performanslı bir çalışma gerçekleştiremeyeceğini, dolayısıyla çalışma gücünün azaldığını, buna bağlı olarak da kazanç kayıpları yaşanacağı ve hayatı boyunca ailesine muhtaç kalacağını bu nedenlerle; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 6100 sayılı kanunun 107. Maddesine göre şimdilik; ... ve ...'ın asaleten ve ... ve ...'ın hem mağdur küçüğü velayeten Maddi tazminat talepleri kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte; Bedensel zarar ve duyu kaybı nedeniyle; 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olan maddi zararın çocuk adına velayeten ...'a ve ...'a ödenmesini, Geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararı olan maddi zararın nedeniyle 50,00 TL çocuk adına velayeten ...'a ve ...'a ödenmesini , SGK tarafınca karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı oluşan maddi zararı nedeniyle 50,00 TL'nin ...'a ve ...'a ödenmesini , 50,00 TL bakıcı giderleri çocuk adına velayeten ...'a ve ...'a ödenmesini, işbu davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacıların usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya konu kazanın █████/2016 tarihinde meydana geldiğini, öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dosyaya konu olaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın kaza tarihinde ... sigortaya ZMM sigortası ile sigortalı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin mesuliyet kusur oranı ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ve yaya olan davacının kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacıya zarar veren motorlu aracın geçerli bir sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca da mevcutsa yapılan ödemeler ile yapılan temliklerin Mahkemece dikkate alınması gerektiğini, mesuliyet oranı tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu yönünden iddia edilen kusurlu hali ve kusur oranının kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik zararının geçici bakıcı gideri, rapor cenaze ve defin ulaşım yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunu, davacının avans faizi talebinin haksız olduğun, müvekkilinin ticari şirket olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu ile husumet sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın █████/2016 tarihli davalı ... kontrolündeki ... plakalı kamyonetin davacılardan ...'a çarpması ve yaralaması nedeniyle davacıların davalılardan maddi ve manevi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır.Birleşen dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacı çocukta oluşan cismani zararın tazmini ve diğer davacılar yönünden manevi zararın tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.Trafik Tescil Müdürlüğünden █████/2016 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... plaka sayılı 1 adet taşıtın trafik sicil kaydı dosya kapsamına kazandırılmıştır.Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan █████/2020 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.Dava konusu kazada/olayda ölen/yaralanan hakkında Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazı yazılarak ve yazıya ölenin/yaralananın açık kimlik bilgileri ve varsa sigorta sicil numarası belirtilerek; a)Yaralanma olayı varsa dava konusu kazada/olayda yaralanması nedeniyle yaralanan sigortalıya sağlık yardımı yapılıp yapılmadığının, geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek verilip verilmediğinin, sürekli iş göremezlik hali varsa gelir bağlanıp bağlanmadığının, takılması, değiştirilmesi, onarılması için protez, araç ve gereç sağlanıp sağlanmadığının veya bu amaçlarla başka yerlere gönderilip gönderilmediğinin ayrı ayrı bildirilmesi, özellikle bunlardan hangilerinin kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilerden rücu yoluyla Kurumca istenebileceğinin ve rücu edilebilecek kalemlerin peşin sermaye değerlerinin kaçar TL olduklarının ayrı ayrı bildirilmesi ve tüm bu hususlarla ilgili rapor, gelir ve yardım bağlama kararı, ödeme belgesi vs. gibi belgelerin örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine. b)Ölüm olayı varsa dava konusu kazada/olayda ölmesi nedeniyle ölen sigortalının yakınlarına ve hak sahiplerine (mirasçılarına vs.) herhangi bir gelir veya yardım bağlanıp bağlanmadığının, bağlanmışsa kimlere ne miktar bağlandığının, bunlardan Kurumca kusurlu olmaları halinde kusurlu kişilere rücu edebileceği gelir ve yardımların peşin sermaye değerlerinin her bir gelir veya yardım bağlanan kişi yönünden ayrı ayrı kaçar TL olduklarının bildirilmesi ve buna ilişkin gelir bağlanmasına veya yardım yapılmasına ve bunların peşin sermaye değerlerine ilişkin belge örneklerinin gönderilmesinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.Kızılay Hastanesi Başhekimliğine, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğine ve Medicana Hastanesi Başhekimliğine müzekkere yazılarak davacı ...'ın hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane belgelerinin gönderilmesi istenilmiş, tedavi evrakları dosya kapsamına kazandırılmıştır.İlgili kolluğa müzekkere yazılarak davacıların ve davalılar ... ve ...'e ait sosyal ekonomik durum araştırma tutanağının hazırlanması istenilmiş, ilgili tutanaklar dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahallinde █████/2021 tarihinde bir adli trafik bilirkişisi refakate alınarak tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla keşif yapılmıştır.Davacılar ..., ... ve ...'ın keşif mahallinde isticvabına karar verilmiş, Davacı ... beyanında; "Ben ...'ın kardeşi olurum, kazanın meydana geldiği gün ... den alışveriş yapıp yolun karşısındaki evimize geçiyorduk, ancak karşı istikamette çok süretli bir şekilde gelen araç kardeşime çarptı, biz kendimizi yolun karşısına zor attık, olay sonrasında annemler karşıdaki evimizden geldi, hemen bir ticari taksi çevirip annemler kardeşim ... hastaneye götürdüler, ben ise olay yerinde kaldım, polisler geldi tutanak tuttular, kardeşime vuran araç normalin üzerinde bir hızla seyrediyordu, " şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı ... keşif mahallindeki beyanında
:"... benim kardeşim olur kazanın meydana geldiği gün ... den alışveriş yapıp yolun karşısındaki evimize geçiyorduk, ancak karşı istikamette çok süretli bir şekilde gelen araç kardeşime çarptı, biz kendimizi yolun karşısına zor attık, çarpmanın etkisi ile kardeşim havaya fırladı, biz de çok korktuk, olay sonrasında annemler karşıdaki evimizden geldi, annemler kardeşim ... hastaneye götürdüler, ben de kardeşimle birlikte hastaneye gittim, kazadan sonra kardeşimin sağ kulağı hiç duymamaya başladı," şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı ... keşif mahallindeki beyanında
:"Kardeşim hacıdan gelmişti, ve bizde idi sabah saat 08:30 civarında çocuklar karşıdaki ... alışveriş yapmak istediler, ben de kendilerine yolun karşısına dikkatli geçmeleri konusunda uyardım evimiz yolun karşısında olduğundan dolayı 4. Kattaki evimizin balkonundan çocukları gözetliyordum, çocuklar alışveriş yapıp eve doğru yöneldiklerinde karşıya doğru geçmeye çalıştıkları esnasında ... caddesinden gelip fetih caddesinden geçip devam eden bir kamyonet hizlı bir şekilde çocuklara çarptı, bu kazada 3 kardeşten ... ile ... yara almadan yolun karşısına geçebildi ancak kamyonet yakup ... çarptı, ... havalandı, düşünce bir defa daha çarptı, koşarak aşağıya indik, biz polis gelmesini beklemeden yakup efeyi alıp hızlı bir şekilde kızılay hastanesine gittik, oradan da meram tıp fakültesi hastanesine geçtik 1 gün yoğun bakımda iki gün normal serviste yattık, üçüncü gün taburcu ettiler yaklaşık 6 ay ... dengesini sağlayamadı, şu anda zaman zaman denge problemi yaşamaktadır, sağ kulağı kaza sonrasında % 100 duymamaya başladı, psikolojisi bozuldu, ağresif tavırlar sergilemeye başladı, kalabalık ortamlara girememeye başladı, bu kaza sonrasında kendisini özel okula yazdırdık, önceleri Lale kolejinde şimdi ise başak kolejinde okumaktadır, kazaya karışan araç sürücüsü ya da aracın sahibi kaza sonrasında bizi arayıp sormadılar hastaneye de gelmediler, kazadan sağ kurtulan yakup efenin kardeşi azra kaza sonrasında psikolojik tedavi görmeye başladı ayrıca kazaya bağlı olarak vücudunda sedef egzama gibi hastalıklar belirmeye başladı, halen de tedavi görmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ... 'nun keşif mahallindeki beyanında :"Ben kaza anını görmedim, ...'nin babası benim kardeşim olur, kazadan haberim olması üzerine hemen Meram Tıp Fakültesi Hastanesine gittik, çocuk ambulanstan indirilirken biz de o esnada hastanedeydik, çocuk baygındı, başında kan vardı, kulağından kan geliyordu, biz hastanede iken kazayı yapan şoför ve yakınlarından kimseyi hastanede görmedik, hastaneye polis de geldi ... babası olan kardeşime davacı olup olmadığını sordu, çocuk bu esnada kendinde değildi 24saat kadar yoğun bakımda kaldı sonra normal servise aldılar serviste de iki gün civarında kaldı sonra eve getirdiler, kazaya şahit olan Yakup efenin kardeşi ... da olaydan çok etkilenmiştir, bu kaza sonrasında ailesi ... özel okula vermek zorunda kalmıştır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ... keşif mahallindeki beyanında: "Ben ...'nin halası olurum kaza anını görmedim, ancak çocuğun kardeşim ve yengem tarafından hastaneye götürülmesi üzerine bizim de olaydan haberimiz oldu ve biz de derhal hastaneye gittik, çocuğu yoğun bakıma aldılar hatırladığım kadarıyla bir hafta kadar yoğunbakımda kaldı sonra servise aldılar akabinde yaklaşık 10 gün civarında hastanede kaldıktan sonra ...'yi eve getirdiler, bana söylendiği kadarıyla ...'ye vuranlar hastaneye uğramadılar, çocukla da ve ailesiyle de ilgilenmediler, kaza sonrasında aynı kazadan sağ kurtulan yakup efenin kardeşi azra bu kazadan çok etkilendi, çocukların psikolojisi bozuldu, bu kaza sonrasında ... de denge kaybı oluştu ayrıca sağ kulağı da duymamaya başladı, Benim bilgim görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.Keşif sonrası adli trafik bilirkişisinin █████/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Yaya ...'ın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın sisli kusurlardan madde -68/1-b-3 (yayalar yolu karşıdan karşıya geçerlerken kendisine yaklaşan araçların, uzaklık ve hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek) kuralını ihlal ettiğini, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan madde-52/1-b (sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliği ile görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak) maddesini ihlal ettiği rapor edilmiştir.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin █████/2021 tarihli kusur raporundan özetle; ... doğumlu ...'ın davranış faktörleri olayın oluşu üzerinde %80(yüzde seksen) oranında etkili olduğu, davalı sürücü ...'in %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının █████/2022 tarihli maluliyet raporundan özetle; Davacının █████/2016 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağda oksipital, sağ temporal fraktür solda, temporal perietal birleşim bölgesinde küçük bir alanda kontüzyon, sağ mastoid hücrelerde hemoraji geliştiği, şu an sağ kulakta total işitme kaybı arızalarının bulunduğu, davacının █████/2013 doğumlu olduğu, olay tarihinde 4 yaşın içerisinde olduğu, davacının meslek grup numarası 1 olarak kabul edildiği, █████/2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre Gr III 1B 13a=%17 olduğu, kişinin yaşına E cetveline göre sürekli iş göremezlik oranının %13 olduğu, █████/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre Gr III 1 B 13A=%17 olduğu, kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %13 olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 ayı bulacağını, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında fatura edilmiş sağlık giderleri toplamının 294,92 TL olduğu, faturalandırılmayan sağlık giderlerinin 5.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, █████/2016-█████/2017 tarihleri arasında brüt asgari ücret üzerinden toplam 6.679,35 TL bakıcı ücreti olduğu, şahsa verilmesi gereken tedavi, bakıcı kaçınılmaz giderler ve fatura edilmiş giderlerin toplamının 11.974,27 TL olduğu, kask, emniyet kemeri veya koruyucu ekipman takıp takmamasının baş, yüz, boyun ve omuz bölgesi yaralanmalarında arızanın şiddetini azaltıcı etki oluşturabileceği, kask kullanımının şahısta gelişen oksipital, temporal kırık, beyin kontüzyon arızalarında koruyucu etki oluşturabileceği, arızasını ve maluliyet oranını azaltıcı etki gösterebileceği ancak kask takmanın yayalarda şart olmadığı, anne ... ile baba ... için talep edilen tazminatların hesaplanan kaçınılmaz giderler bünyesinde değerlendirilerek şahsa verilmesi gereken 11.974,27'lik ücrete dahil edildiği, mevcut arızanın iyileşme süresinin 9 ayı bulacağı, bu sürenin ilk 4 aylık döneminde bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı rapor edilmiştir.Taraf vekillerinin beyan ve itirazları da nazara alınmak suretiyle dosya maluliyet raporu aldırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş;İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun █████/2023 tarihli maluliyet raporundan özetle; ... ve ... oğlu ... doğumlu ...’ın 24.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak,Gr1 III (1B…………13) A % 17, E cetveline göre % 13.0 (yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik/kapsamında yapılan değerlendirilmesinde; Kulak Burun Boğaz: Sağ kulakta total işitme kaybı Tablo 1.a ya göre %16.7, Tablo 2ye göre %12 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranı %12 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Işlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olduğu, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin koruyucu ekipman/elbisenin hangi standartlara göre ve hangi malzemelerden üretildiği, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi bir çok faktöre bağlı olduğu cihetle, kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmayışının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği rapor edilmiştir.İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun rapor ile NEÜ tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli raporlar arasında çelişkiler bulunduğu görülmekle, taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek çelişkileri giderir mahiyette rapor tanzimi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas 2. Üst Kuruluna gönderilmiştir.İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun █████/2024 tarihli raporundan özetle; Mevcut tıbbi belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre; ... oğlu, ... doğumlu ...’ın 24.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1(bir) kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr1 III (1B…………13) A % 17 E cetveline göre %13.0(yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik/kapsamında yapılan değerlendirilmesinde; Kulak Burun Boğaz: Sağ kulakta total işitme kaybı Tablo 1.a’ya göre %16.7, Tablo 2’ye göre %12 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranı %12 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olduğu, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, İyileşme(iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin koruyucu ekipman/elbisenin hangi standartlara göre ve hangi malzemelerden üretildiği, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi bir çok faktöre bağlı olduğu cihetle, kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmayışının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanmasının Kurumumuzun görev kapsamı içerisinde bulunmadığı rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan aktüerya bilirkişisinin █████/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde davacının 4.615,88 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 5.615,88 TL, tedavi gideri zararı ile yine toplam 279.953,98 TL sürekli iş göremezlik/sakatlık zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarların, kaza tarihinde geçerli bir tedavi ve sakatlık klozu teminatı limitleri dahilinde kaldığı, Mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde ise davacının 4.615,88 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL olmak üzere 5.615,88 TL tedavi gideri zararı ile yine toplam 313.533,17 TL sürekli iş göremezlik/sakatlık zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu miktarlardan tedavi giderinin tamamı ile sakatlık giderinin ise 310.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli tedavi ve sakatlık klozu teminatı dahilinde kaldığı rapor edilmiştir.Kaza tarihinde ... sigorta şirketi tarafından geçerli bir poliçe bulunup bulunmadığı, ... Hesabının kaza tarihi itibariyle bir yükümlülüğünün olup olmadığı ve taraf vekillerince ileri sürülen iddia ve savunmaları kapsar şekilde rapor aldırılmak üzere dosya sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir.Sigorta Uzmanı bilirkişisinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu kaza nedeniyle ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından tanzim edilmiş olan geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığı, ... Hesabı'nın kaza tarihi itibarıyla dava konusu bedensel zarara ilişkin yükümlü olduğu rapor edilmiştir.Asgari ücretin değişmesi nedeniyle ve tarafların rapora karşı itirazları da karşılayacak şekilde yeni bir rapor hazırlamak üzere dosya kök rapor hazırlayan aktüer bilirkişisine tevdii edilmiştir.Aktüer bilirkişisinin █████/2025 tarihli ek raporundan özetle; Mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde davacının 4.615,88 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 5.615,88 TL tedavi gideri zararını kişi başı ZMMS tedavi gideri poliçe limitleri dahilinde kaldığı, 360.278,85 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararın 310.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi bazı ZMMS sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde kaldığı, mahkemece TRH Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi halinde ise yine davacının 553,91 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 1.553,91 TL tedavi zararının, kişi başı ZMMS tedavi gideri, poliçe limitleri dahilinde kaldığı, 404.219,59 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararın 310.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi başı ZMMS sürekli iş göremezlik poliçe limitleri dahilinde kaldığı rapor edilmiştir.Davacılar vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava değer artırım dilekçesinden özetle; Müvekkillerin geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin 50,00 TL TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış olsak da raporda tespit edilen 553,91 TL üzerinden taleplerini artırdıklarını, maddi zarar tazminat alacaklarının bilirkişi raporu nihayetinde netleşen hesaplama uyarınca 553,91-TL üzerinden talepleri artırarak tazminatın ...'a ve ...'a kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davalılar ..., ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin tedavi masrafları tazminatına ilişkin 50,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış iseler de raporda tespit edilen 1.000,00-TL TL üzerinden taleplerini artırdığını, maddi zarar tazminat alacakları bilirkişi raporu nihayetinde netleşen hesaplama uyarınca 1.000,00-TL üzerinden talepleri artırarak tazminatın ...'a ve ...'a kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davalılar ..., ... ve ... hesabından müştereken ve müteselsilen tahsiline,müvekkillerinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 100,00 TL üzerinden belirsiz alacak davamızı açmış olsak da raporda tespit edilen 404.219,59-TL üzerinden talepleri artırdıklarını, maddi zarar tazminat alacağının bilirkişi raporu nihayetinde netleşen hesaplama uyarınca 404.219,59-TL üzerinden talebini artırarak tazminatın (... Hesabı açısından 310.000,00-TL'lik limit sınırlı kalmak kaydıyla) ...'a ve ...'a kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davalılar ..., ...' ve ... hesabından (... Hesabı Açısından 310.000,00-TL'lik limit sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini, bakıcı giderleri için her ne kadar 50,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış iseler de bakıcı giderleri açısından ıslah ve bedel artırım talebinde bulunmadıklarını, manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacı çocuğa davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu davacı çocuğun yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi ile diğer davacılar olan çocuğun anne babası ve kardeşlerinin manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.... HESABININ SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMEDE;Davadaki ön sorun, oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin mi yoksa ... Hesabının mı sorumlu olduğu noktasındadır.Karayolları Trafik Kanun’un 94. maddesinde;"(Birinci fıkra mülga
: 25/6/1988 – KHK – 330/5 md.; Aynen kabul; █████/1990– 3672/4 md.)(Değişik
: 25/6/1988 – KHK – 330/5 md.; Aynen kabul:█████/1990 – 3672/4 md.) Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır.Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.Ayrıca, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir" hükmü düzenlenmiştir. Öte yandan;Anayasa Mahkemesi tarafından ... Esas, ... Karar, 23/1/2024 tarihli, 5/3/2024-32480 R.G.Tarih-Sayısı ile verilen kararında, yukarıda belirtilen Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. Maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları iptal edilmiş, iptalin belirtilen Resmi gazetede yayımı için verilen dokuz aylık sürenin de tamamlanmış bulunduğu görülmüştür.Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı neticesinde Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 943. Maddesinin iptal edilen üç ve dördüncü fıkralarının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve ... Esas, ... K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.İptal edilen maddelerden 94. üçüncü fıkrası uyarınca, sigortacı sigorta sözleşmesini, işletenin değiştiğine dair bildirimin kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Kuralda sigorta sözleşmesinin sigortalı tarafından yapılan bildirime rağmen Sigortacı tarafından feshedilmediği durumda sözleşmenin devam edip etmeyeceği konusunda açık bir düzenleme yer almamakta ise de fesih işlemi yapılmadığı takdirde sözleşmenin aynı şartlar altında hüküm ve sonuç doğurmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.Ayrıca; TTK hükümlerine göre sigorta sözleşmeleri şekle tabi olmayan sözleşmelerdendir. Sigorta poliçesi, sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin yapıldığını gösteren bir belgedir. Sıhhat şartı değildir. Sigortalının sözleşmede imzasının bulunmaması ise sözleşmenin gerçekleşmediği anlamına gelmez. Geçerli bir sigorta sözleşmesinden bahsedebilmek için meşru bir menfaatin bulunması da gözönünde bulundurulur. Bütün bu açıklamalardan, sözleşmenin yazılı belgeye bağlanması ispat hukuku açısından önem taşır, poliçenin varlığının ve daha çok poliçenin taşıdığı hükümler yönünden taraflar arasında uyuşmazlık çıkması halinde HUMK 288. vd. (HMK 200) maddelerinde düzenlendiği şekilde kanıtlanması gerekir.Diğer taraftan, KTK 20/d maddesi içeriğine göre araçların satışı noter sözleşmeleri ile mümkündür. Harici satış geçersizdir. Haricen satın alanın menfaati olmadığından sigorta poliçesi tanzim ettiremez. Aynı Yasanın 24. maddesi ise, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılmayacağını düzenlemiştir. Bir an için araç satışının yasanın aradığı şartlarda gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde dahi KTK. 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkanını sigortacıya vermediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesinin geçerli olduğu, malikin sigorta poliçesinin tarafı olmaya devam edeceği ve dolayısıyla yükümlülüklerinin de devam edeceği Yargıtay ilgili Dairesinin istikrar kazanmış uygulamalarındandır. (YARGITAY . Hukuk Dairesi ... ESAS, ... KARAR sayılı ilamı)Açıklanan düzenlemeler kapsamında somut olayda; aracın poliçe vade tarihi içerisinde noter satışı gördüğü, poliçenin iptal edildiği, kaza tarihi itibariyle davalı ... Hesabının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin █████/2021 tarihli kusur raporundan özetle; ... doğumlu ...'ın davranış faktörleri olayın oluşu üzerinde %80(yüzde seksen) oranında etkili olduğu, davalı sürücü ...'in %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun █████/2024 tarihli raporundan özetle; Mevcut tıbbi belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre; ... oğlu, ... doğumlu ...’ın 24.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1(bir) kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr1 III (1B…………13) A % 17 E cetveline göre %13.0(yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik/kapsamında yapılan değerlendirilmesinde; Kulak Burun Boğaz: Sağ kulakta total işitme kaybı Tablo 1.a’ya göre %16.7, Tablo 2’ye göre %12 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranı %12 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olduğu, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, İyileşme(iş göremezlik) süresi içerisinde ve sonrasında başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin koruyucu ekipman/elbisenin hangi standartlara göre ve hangi malzemelerden üretildiği, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi bir çok faktöre bağlı olduğu cihetle, kişinin kaza sırasında kask, dizlik vb. koruyucu elbise kullanmayışının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanmasının Kurumumuzun görev kapsamı içerisinde bulunmadığı rapor edilmiştir.Aktüer bilirkişisinin █████/2025 tarihli ek raporundan özetle; Mahkemece PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplama itibar edilmesi halinde davacının 4.615,88 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 5.615,88 TL tedavi gideri zararını kişi başı ZMMS tedavi gideri poliçe limitleri dahilinde kaldığı, 360.278,85 TL sürekli/kalıcı iş göremezlik zararının hesaplandığı ve hesaplanan bu zararın 310.000,00 TL'sinin kaza tarihinde geçerli kişi bazı ZMMS sürekli iş göremezlik poliçe limiti dahilinde kaldığı rapor edilmiştir. Kaza tarihi gözetilerek PMF 1931 Yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ... )Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgeleri ve yaralanmanın ağırlığı gözetilerek ağır bedensel zarar kapsamında olduğu değerlendirilmekle, talep eden tüm davacılar yönünden duydukları manevi acı dikkate alınarak manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.Somut olayda, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl dava yönünden davalı ... SİGORTA AŞ'ye karşı açılan davanın REDDİNE,2-Asıl ve birleşen dava yönünden;-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE;(a) Davacının █████/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 360.278,85 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... HESABI'ndan (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Ölüm/Sakatlık Limiti: 310.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) davalılar ... ve ...'ten kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ÇOCUK ... LEHİNE OLMAK ÜZERE DAVACILAR ... VE ...'a VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,(b) Davacının █████/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 553,91 TL (taleple bağlı kalınarak) geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... HESABI'ndan (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 310.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), davalılar ... ve ...'ten kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ÇOCUK ... LEHİNE OLMAK ÜZERE DAVACILAR ... VE ...'a VERİLMESİNE,(c) Davacının █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 1.000,00 TL tedavi masrafı maddi zararının DAVALI ... HESABI'ndan (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 310.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) davalılar ... ve ...'ten kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ÇOCUK ... LEHİNE OLMAK ÜZERE DAVACILAR ... VE ...'a VERİLMESİNE,(d)Davacının bakıcı gideri talebinin REDDİNE,3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE;-100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak DAVACI ÇOCUK ... LEHİNE OLMAK ÜZERE DAVACILAR ... VE ...'a verilmesine,-70.000,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,-70.000,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı...'a verilmesine,-30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ... 'a verilmesine,-30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 45.209,80-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 482,00-TL peşin harçlar ve 6.929,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 37.798,80-TL harcın davalılar ..., ... ve ... Hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı ... Hesabının (311.553,██████.832,76)oranına isabet eden 17.793,56-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)5-Hazine tarafından karşılanan 5.320,00-TL arabuluculuk ücretlerinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacılar tarafından karşılanan 482,00-TL başvuru harçları, 482,00-TL peşin harçlar ve 6.929,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.893,00-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara tarafa verilmesine (Davalı ... Hesabının (311.553,██████.832,76) oranına isabet eden 3.715,58 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)7-Davacılar tarafından karşılanan davalı ... Sigorta Aş'ye yapılan 131,50 tebligat gideri masrafının mahsubu ile 903,40-TL posta ve tebligat gideri, 8.100,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 8.153,30-TL ATK ücreti, 1.950,00 TL NEÜ ATK ücreti, 68,30-TL vekalet harçları, 419,90 TL keşif harcı, 126,00 TL keşif araç ücreti gideri olmak üzere toplam 19.720,90-TL nin haklılık oranına göre hesaplanan (661.832,██████.823,50) 18.491,79-TL'nin davalılar ..., ... ve ... Hesabından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Hesabının (311.553,██████.832,76) oranına isabet eden 8.704,90-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,) bakiye kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,8-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 8.50-TL vakalet harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,9-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 50,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (43.990,██████.823,50) 3,12-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına,10-Davalı ... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 100,00 TL posta tebligat gideri, 8,50-TL vekalet harcı ücreti olmak üzere toplamda 108,50 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan (43.990,██████.823,50) 6,76 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına,11-Davalı ... Hesabı tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50 TL vekalet harcının haklılık oranına göre hesaplanan (43.990,██████.823,50) 5,45TL 'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Hesabına verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı ... Hesabı üzerine bırakılmasına,12-Maddi tazminat yönünden davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 57.893,24-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Hesabından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı çocuk ... lehine olmak üzere davacılar ... ve ...'a verilmesine, (davalı ... Hesabının (311.553,██████.832,76) oranına isabet eden 49.848,62-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)13-Davalı ... Sigorta Aş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,14-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 43.990,74 TL'nin davacı ...'tan alınarak davalılar ..., ... ve ... Hesabına verilmesine, (Davalı ... Hesabı yararına takdir edilen vekalet ücretinin bakıcı gideri yönünden 50,00-TL ile sınırlı olduğuna,)15-Manevi tazminat yönünden;-Davacı çocuk ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı çocuk ... lehine olmak üzere davacılar ... ve ...'a verilmesine,-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine,-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,16-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Hesabı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025Katip Hakim