Anahtar kelimeler: Formeni Şantiyelerinde Toprak Euro Yurt İşleri Net Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA TARİHİ
: 16.05.2022İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 35. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016-2020 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde toprak işleri formeni olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ve Türkiye’ye gönderildiğini, davacının son ücretinin aylık sabit net 2.500,00 Euro olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı Şirket arasındaki iş sözleşmesinin tarafların anlaşmaları üzerine ikale sözleşmesi ile sonlandırıldığını, dava konusu uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması ve davanın ...’da görülmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün olmadığından hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davalı Şirket tarafından, davacının fazla çalışmalarının, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde, hafta tatillerinde yapmış olduğu çalışmaların karşılığının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde; "Ücretlerin ve diğer ödemelerin işçiye ödenmemesi veya eksik ödenmesine ilişkin bireysel işçi ihtilaflarının çözümü için işçinin işten çıkma nedeniyle ödenmesi gereken ücretlerin ve diğer ödemelerin yapılmaması veya eksik ödenmesi de dahil olmak üzere, bu tutarların ödenmesi için belirlenen tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurma hakkına sahip" düzenlemesi bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin 07.11.2019 tarihinde sona erdiği ve dava tarihinin 16.05.2022 olduğu, davalı tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'na göre dava tarihi itibarıyla 1 yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir .V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,b. Yabancı hukuktaki zamanaşımı düzenlemesinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,c. ... iş hukukunda zamanaşımı sürelerinin yeniden başlatılmasına ilişkin hâkime takdir yetkisi verildiğini, sürelerin yeniden başlatılması gerektiğini,d. Verilen kararın hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,e. Davacı aleyhine hakkaniyet gereği arabuluculuk masrafına hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında açıklanmıştır.Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı takdirde taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde 2016-2020 yılları arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini iddia ederek işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dosya kapsamında mevcut iş sözleşmeleri ile geçerli bir hukuk seçimi yapıldığı gerekçesiyle 13.04.2017-07.11.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa ... hukuku uygulanmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Öncelikle Mahkemece davacının hizmet süresine yönelik olarak yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporları arasında hizmet süresinin tespiti bakımından çelişkiler mevcuttur. Bu nedenle öncelikle ... İl Emniyet Müdürlüğünün yurda giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek söz konusu çelişkiler giderilmeli ve davacının davalı işyerindeki hizmet süresi dosya kapsamına uygun biçimde tespit edilmelidir.Davacının davalı Şirket bünyesindeki hizmet süresi ve çalışma dönemleri netleştirildikten sonra iş sözleşmesine veya sözleşmelerine uygulanacak hukukun belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenen 13.04.2017 tarihli ve 31.10.2017 tarihli iş sözleşmeleri bulunmaktadır. Davacının 13.04.2017-07.11.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından geçerli bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan bu dönem için ... hukukunun uygulanması yerindedir. Ancak hizmet süresinin netleştirilmesinden sonra tespit edilecek diğer çalışma dönemleri için de taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmeleri bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, davaya konu alacak kalemleri yönünden geçerli bir hukuk seçimi anlaşması bulunan çalışma dönemleri bulunması durumunda varsa söz konusu dönemler için uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında iş sözleşmeleriyle seçilen hukuk uygulanmalıdır. Geçerli bir hukuk seçimi anlaşması bulunmayan çalışma dönemlerinin bulunması hâlinde ise bu dönemler için, ücret ödemelerinin yapıldığı ülkenin belirlenmesi bakımından banka kayıtları da temin edildikten sonra yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, 5718 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre uyuşmazlığa uygulanacak hukuk belirlenmelidir.Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.