Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Ziraat Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Üye

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVALI
: ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVA
: Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı, yarısına karpuz diğer yarısına kavun ekmiş olduğu Konya Ereğli ... Mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerindeki ürünlerinden karpuz ekili kısmı ........ numaralı poliçe ile kavun ekili kısmı ........ numaralı poliçe ile aynı yerde bulunan ... ada ... parseldeki sofralık domates ektiği kısmı ........ numaralı poliçe ile diğer yarısına salçalık domates ektiği kısmı ........ numaralı poliçe ile ve yine aynı yer ... ada ... numaralı parseldeki ürününü ise ........ numaralı poliçe ile 28.03.2022 tarihinde sigortalattığını, 13.06.2022 günü yağan şiddetli dolu ve ardından oluşan 14.06.2022 tarihli sel ve su baskını nedeni ile müvekkilin ürünleri zarar görmüş aynı günlerde acentesi aracılığıyla davalıya hasar ihbarında bulunduğunu, davalı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda ... ada ... parseldeki kavun ekili kısımda ürünün % 99 oranında hasar gördüğü kabul edilerek müvekkilinin bu zararı gerek ........ sayılı poliçe ve gerekse diğer poliçeleri kapsamında ödenmiş olmasına rağmen, parselin diğer yarısına da ekili olan karpuz ürününün uğramış olduğu hasarlar ödenmediğini, dolu ve sel felaketine uğrayan bölgede komşu parsellerin tamamında zarar oluştuğu kabul edilirken davacıya ait parselin bir kısmı için % 99 oranında hasar tespiti ve ödemesi kalan kısmı için ise red kararı verilmesi ne akla ne de bilime uygun olduğunu, davalı bir takım diğer hasar ödemelerinde yaptığı gibi müvekkilinin ... ada ... parselindeki karpuz hasarını da keyfi olarak ödemekten kaçınmakta olduğunu, davalı sigorta kurumu kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait kavun ekili alan için davalının eksperinin belirlediği %99 hasar oranı üzerinden dava konusu poliçe ile sigortalı karpuz ürünü için de 210.000,00 TL hasar bedeli ödenmesi yapması gerektiğini, davacının zararının karşılanması amacıyla tarafımızdan Konya Ereğli Arabuluculuk Bürosunun ........ sayılı dosyasından arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak 07.09.2023 tarihinde yapılan son toplantıda taraflar anlaşamadığından arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, bu nedenlerle ........ nolu poliçeden dolayı 210.000,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden hasar tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tazmin ve tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın kısmi alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava açılırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı görüldüğünü, bu nedenle yasa, usul ve yerleşik içtihat gereğince davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini, sigortalı ürünlerde hasar oluşmadığı delillerle sabit olduğunu, müvekkili kurumun hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını, haksız davanın reddini talep ettiğini, kesinlikle kabul manasına gelmemek üzere, faiz en erken hasat tarihinden itibaren işletilebileceğini, bu nedenlerle haksız davanın reddi ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kurum müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları da nazara alındığında taraflar arasında Konya İli Ereğli İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaza davacı tarafından ekilen Kavun/Karpuz ürünün ........ Numaralı Poliçe kapsamında teminat altına alınması hususunda poliçe akdedildiği, davacı tarafından █████/2022-█████/2022 tarihinde meydana gelen şiddetli dolu/sel/yağış sebebiylezarar gördüğü iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, Mahkememizce yukarıda detayıyla izah edildiği üzere hükme esas alınan █████/2025 Tarihli ve 5 Kişiden Teşekkül Ettirilen Kati Bilirkişi Heyeti Raporunda tespit edildiği üzere dava konusu ürünlerin taraflar arasında akdedilen sigorta kapsamında kaldığı, 14.06.2022 tarihinde yukarıda tespit edilen radar görüntüsü ve fevk raporu ile ilgili görüntülerden ilgili taşınmaz üzerine aşırı yağıştan kaynaklı sel ve su baskını ve kuvvetli dolu tanelerinden çiçeklenme ve meyve oluşumundaki zirai mahsule zarar verdiği, meteorolojik afetin bu tarih için zarar oranının ilgili sigorta poliçeleri şartları ile sigorta bilirkişisinin hesaplamalarında 'en olumsuz hava şartları' değerlendirmesi gerektiği, ........ eksperleri tarafından yapılan tespitlerin (Tarlanın 5,07 da lık kısmında % 100 selden kaynaklı hasar oluştuğu ve % 5 oranında dolu yağışından kaynaklı hasar oluştuğu) yerinde olduğu, % 100 zarar gören 5,07 dekarlık alan taşınmazın tamamına oranlanmamış olduğu, % 100 zarar gören 5,07 dekarlık alan ve kalan 45,93 dekarlık alanda meydana geldiği belirtilen % 5 zarar oranı taşınmazın tamamına oranlandığında zarar miktarı % 9,99 ~ 10,00 olup, bu oranda % 8 olan muafiyet oranının üzerinde olduğu, ........ nolu poliçe için 25.08.2022 tarihli dekont ile yapılan ödeme miktarına tekabül eden % 67 oranı göz önüne alındığında ........ Nolu ..... Sigortası Poliçesi için ödenmesi gereken tazminat miktarının ise 276.828,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının dava dilekçesine konu etmiş olduğu 210.000,00 TL yönünden davasının kabulüne, ıslah ile artırmış olduğu miktar yönünden ise zamanaşımından reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının avans faizi talep edebileceğine kanaat edilmekle hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2013 Tarih ve ████████ Esas-██████████ Karar sayılı ilamı da emsal alınarak taraflar arasında akdedilen poliçede tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup hasat tarihinin █████/2022 tarihi olduğu anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara bu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE 210.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek AVANS faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıkça denetime açık olmadığını, varsayımsal hesaplamalara dayandığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, varsayıma dayanarak birçok hasar oranı belirlendiğini, başka bir ürün için belirlenen hasar oranının dava konusu poliçe için hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, tüm vekalet ücreti, yargılama giderleri ve sair her türlü giderin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece niyet okuma yöntemiyle davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, 16.10.2025 tarihli dilekçeyi HMK 107. maddesi uyarınca talep artırım dilekçesi olarak sunmalarına rağmen davayı kısmi dava olarak niteleyip artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı kanaatine varılmasının hem davanın mahiyetine hem de hakimin davayı aydınlatması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile reddedilen kısım yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, ........ Sigortaları Poliçesi'nden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.-Davacı istinafı yönünden yapılan değerlendirmede;Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir.Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez.Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildirmelidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının alacağının dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir.HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.Buna göre somut olayda, dava dilekçesinin istem sonucu ve dilekçe içeriği tümüyle değerlendirildiğinde kısmi dava olarak açıldığı sonucuna varılmaktadır. İtiraz yerinde değildir.-Davalı istinafı yönünden yapılan değerlendirmede;Teminatların tanımı poliçenin tamamlayıcısı olan Genel Şartlar'da ayrıntılı şekilde açıklanmıştır:... Sigortası Genel ŞartlarA.2.2.Teminatların Tanımı(1) Bu sigorta ile verilen teminatların tanımı aşağıda belirtilmiştir.a) Dolu Teminatı; dolu tanelerinin doğrudan çarpma etkisiyle sigortalı üründe neden olduğu zararları,c) Fırtına Teminatı; yağmur, kar ve dolu ile beraber olsun veya olmasın; münhasıran fırtına (10 metre yükseklikte ve hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgârlar) etkisiyle veya fırtına sırasında, rüzgârın devirdiği, sürüklediği veya attığı şeylerin çarpma etkisiyle meydana gelen zararları,(*)g) Sel ve Su Baskını Teminatı; çok yoğun yağış veya kar erimesi sonucunda ani su akıntılarının etkisiyle vadi, göl, nehir, çay, dere yatakları ve kanalların, büyük su kütlesi ile yüklenerek taşması ve aşırı yağışlar nedeniyle eğimli arazilerde meydana gelen şiddetli yüzey akışları sonucunda sigortalı parselde hasat edilmemiş ürünlerde oluşan zararları ifade eder.A.4. Teminat Dışında Kalan Haller"l) Yağışların etkisiyle sel ve su baskınına yol açabilecek göl, nehir, çay, dere ve kanallar taşmadığı halde taban suyu seviyesinin yükselmesi sonucunda, sigortalı parseldeki ürünlerde meydana gelen zararlar,m) Yağışların etkisiyle sel ve su baskınına yol açabilecek göl, nehir, çay, dere ve kanallar taşmadığı halde- arazide meydana gelen su birikmelerinden kaynaklanan sigortalı parseldeki ürünlerde meydana gelen zararlar,n) Su baskınlarını önlemek amacıyla yapılan engeller ile göl, nehir, çay, dere ve kanallar arasında kalan arazilerdeki ürünlerde meydana gelen zararlar,o) Su baskınlarını önlemek amacıyla yapılan nehir yatakları, seddeler ve su kanalları gibi tahrip olmuş olan alt yapı tesislerinin ıslah edilmemesi nedeniyle, sel ve su baskının ürünlerde neden olduğu zararlar. Hükmünü taşımaktadır.Mahkemece, Ziraat Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi ve Sigorta Hukuku Alanında Uzman Bilirkişisinden alınan █████/2024 tarihli raporda, ... Sigortası 2022 Tarife ve Talimatlar 2.3 maddesi uyarınca %8 Muafiyet oranı uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada davacının zararının (%32-%8= %24 * 469.200 TL)112.608,00 TL olabileceği bildirilmiş, ........, ........, ........, ........ ve ........ poliçe numaralı hasar dosyaları ve ekleri dosya arasına alındıktan sonra Sigorta Hukuku Alanında Uzman Bilirkişiden █████/2024 tarihli, Ziraat Mühendisi bilirkişilerinden █████/2025 tarihli ek raporlar alınmıştır. Ziraat Mühendisi bilirkişilerince hazırlanan ek raporda, ........ eksperleri tarafından yapılan tespitlerin (Tarlanın 5,07 da lık kısmında % 100 selden kaynaklı hasar oluştuğu ve % 5 oranında dolu yağışından kaynaklı hasar oluştuğu) yerinde olduğunun bildirildiğinden, kök raporla ek rapor arasında çelişki ortaya çıkmıştır.Mahkemece, meteoroloji mühendisi, 2 ziraat mühendisi, sigorta bilirkişi ve fen bilirkişinden oluşan 5 kişilik heyetten alınan █████/2025 tarihli raporda, "14.06.2022 tarihinde yukarıda tespit edilen radar görüntüsü ve fevk raporu ile ilgili görüntülerden ilgili taşınmaz üzerine AŞIRI YAĞIŞ ' dan kaynaklı SEL ve SU BASKINI ve KUVVETLİ DOLU tanelerinden çiçeklenme ve meyve oluşumundaki zirai mahsule zarar verdiği değerlendirilmiştir. Meteorolojik afetin bu tarih için zarar oranının ilgili sigorta poliçeleri şartları ile sigorta bilirkişisinin hesaplamalarında 'en olumsuz hava şartları' değerlendirmesi gerektiği, █████/2024 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporundaki Zirai Bilirkişi Değerlendirmesinde; ........ numaralı Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesiyle teminat altına alınan 50,000 da. Alanda üretimi yapılan Kavun (Hermanos) ürününde 13.06.2022 ve 14.06.2022 tarihlerinde meydana gelen doğal afetten kaynaklı olarak tespit edilen ve % 32 zarar olduğu belirtilen hasar oranı (Davacı vekili tarafından verilen 30.07.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan ........ Bilgi Formu) ile aynı oranda hasar meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğu kanaati belirtilmiş ve bu orana göre hesaplama yapılmış olduğu, 21.05.2025 tarihli ek raporunda ise; dosyaya kazandırılın yeni bilgiler ve belgeler doğrultusunda tekrar yapılan değerlendirmede ........ eksperleri tarafından yapılan tespitlerin (Tarlanın 5,07 da lık kısmında % 100 selden kaynaklı hasar oluştuğu ve % 5 oranında dolu yağışından kaynaklı hasar oluştuğu) yerinde olduğu kanaatlerini bildirilmiş ve taşınmazın tamamında % 5 zarar olduğu belirtilerek tazminat hesaplaması yapılmamıştır. % 100 zarar gören 5,07 dekarlık alan taşınmazın tamamına oranlanmamış olduğu, % 100 zarar gören 5,07 dekarlık alan ve kalan 45,93 dekarlık alanda meydana geldiği belirtilen % 5 zarar oranı taşınmazın tamamına oranlandığında zarar miktarı % 9,99 ~ 10,00 olup, bu oranda % 8 olan muafiyet oranının üzerinde olduğu, ........ nolu poliçe için 25.08.2022 tarihli dekont ile yapılan ödeme miktarına tekabül eden % 67 oranı göz önüne alındığında ........ Nolu Devlet Destekli Katılım Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi için ödenmesi gereken tazminat miktarının ise 276.828,00 TL olabileceği" sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Hükme esas alınan heyet raporunda, eksper raporunun, önceki kök raporun ve ek raporun değerlendirildiği, raporun ayrıntılı ve açıklayıcı şekilde hazırlandığı, zarar gören ürünün belirlenerek, muafiyet oranı ve davalı tarafından yapılan ödeme gözetilerek, tazminatın belirlendiği anlaşılmış olup, mahkemece de bu rapor dikkate alınarak karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. İtiraz yerinde değildir.Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 732,00 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Alınması gereken 14.345,10 TL harçtan peşin alınan 3.587,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.758,10 TL harç giderinin davalı ........ Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasınaDair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026.....Başkan...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Üye...e-imzalı.....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.