Anahtar kelimeler: Geldiler Salı Başlanarak Sözlü Hazır Kesinlik Şartı Eksiklikleri Avukat Sayisi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 24. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 27.01.2017-17.05.2022 tarihleri arasında aralarında organik bağ olan davalılara ait işyerinde formen olarak çalıştığını, işçilere genel olarak aylık net 2.500,00-2.750,00 Amerikan doları (USD) ödendiği hâlde bu ücretin bordrolarda fazla çalışma olarak gösterilecek şekilde daha düşük ücret ile sözleşme imzalatıldığını, bu belgelerin baskı ile imzalatıldığını, sözleşmede gösterilen ücretin gerçek ücret olmadığını, davacının ücretinin aylık net 2.500,00 USD olduğunu, davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, haftanın 7 günü 07.00-19. 00... .00-07.00 vardiyalarından 15 gün gece, 15 gün gündüz çalıştığını, 12 hafta kesintisiz çalışma 2 hafta izin şeklinde çalıştığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, 01.04.2021 tarihinden itibaren zorla sözleşme imzalatıldığını, Roster Planı dâhilinde Türkiye'de geçirdiği iki haftalık ücretin kesildiğini, 2022 Nisan ve Mayıs ayı ücretlerinin de ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; 01.04.2021 tarihli iş sözleşmesinden önceki dönemde Türkiye'de bulunduğu ve ücret ödendiği dönemlerin hafta tatili karşılığında toplu kullandırılan izin olduğunu, Tükiye'de bulunduğu günlerde fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullandırıldığını, 01.04.2021 tarihli iş sözleşmesi ile son ücretinin net 1.550,00 USD olarak belirlendiğini, davacının ücret değişikliğini kabul ettiğini, tüm ücretlerinin ödendiğini, izin döneminde çalışma olmadığından aylık ücret dışında ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 27.01.2017-17.05.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davacının kendi ... iradesi ile muvafakatname imzaladığı ve yeni bir sözleşme yaptığı, muvafakatnameye ve sözleşmeye itibar edilerek davacının en son ücretinin 1.550,00 USD olduğunun kabul edildiği, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğunun tespit edildiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacının 2021 yılına kadar 10 hafta çalışma 2 hafta izin, 2021 Nisan ayından itibaren 14 hafta çalışma 2 hafta izin şeklinde çalışacağı ve yıllık izin kullandırılacağının sözleşmelerinde belirtildiği, davacının Roster Planına göre 305 gün izin kullanması gerekirken 401 gün izin kullandığı, davacının izinde olduğu sürede ücretlerin ödendiği, davacının çalıştığı süre içerisinde hak ettiği tüm izinleri kullandığı, davacının 1 hafta 7 gün 1 hafta 6 gün olacak şekilde çalıştığı, ortalama 19,5 saat fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının en son ücretinin net 1.550,00 USD kabul edilmesinde ve bu ücret düzeyinden alacakların hesaplanıp hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, tanık beyanlarına göre davacının bir hafta haftanın 7 günü 12 saatlik vardiyalarda, bunun 7,5 saati hafta tatili içinde değerlendirileceğinde kalanı 66 saatin 21 saatinin fazla çalışma olduğu, ikinci hafta vardiya değişimi nedeniyle haftanın 6 günü çalıştığı, 18 saat fazla çalışma yaptığı, ortalama fazla çalışmanın 19,5 saat olduğu, her iki haftada bir hafta tatilini kullandığı, yurt dışında bulunduğu ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığı, davacının Roster Planı kapsamında kullandığı kabul edilen izinleri karşılığı ödenen ücretlerin mahsup edilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacıya imzalatılan yeni iş sözleşmesinin baskı ile imzalatıldığını, imzalamayan işçilerin işten çıkartıldığını, bu yönde davalının mahkeme içi ikrarının bulunduğunu, davacının 01.04.2021 tarihinden sonraki ücretinin hatalı olarak belirlendiğini, bordro hilesi yapıldığını,b. Davacının vardiya değişimlerinde kullandığı iznin bulunmadığını, davalıların da bu yönde bir savunmasının bulunmadığını ileri sürmüştür.2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının Türkiye'de geçirdiği dönemde ücretinin ödendiğini, bu sürelerin en başta yıllık ücretli izin sürelerinden dışlanması gerektiğini,b. Uyuşmazlığa ilişkin hukuki mütalaa alındığını, mütalaada mahsup ve denkleştirme hususlarının dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini,c. Davacıya Türkiye'de çalışma karşılığı olmaksızın geçirilen günlere karşılık ödenen bedelin tüm alacaklardan mahsup edilmesi gerektiğini,d. Davacının iş sözleşmesine göre denkleştirme usulüne göre çalıştığını, bu yönde inceleme yapılmadığını,e. Davacının ücretinin bordro belirtilen tutar olduğunu,f. Davacının fazla çalışma yapmadığını, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; uygulanacak hukuk, ücret farkı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.5718 sayılı ...Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vardiya değişimlerinde hafta tatili iznini kullandığı, buna göre ayda iki hafta tatilinde çalıştığının kabulü ile hafta tatili alacağının hesaplandığı, fazla çalışma alacağı bakımından ise bu çalışma şekline göre haftalık ortalama 19,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ne var ki davacı haftanın 7 günü 07.00-19. 00... .00-07.00 vardiyalarında 12 hafta kesintisiz çalışma 2 hafta izin şeklinde çalıştığını belirtmiş, davalı taraf da davacının hafta tatillerindeki çalışmasının, sonrasında toplu olarak kullandırıldığını savunmuştur. Tarafların davacının ayda iki hafta tatilinde hafta tatili iznini kullandığı yönünde iddia ve savunması bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları dikkate alındığında davacının 10... hafta kesintisiz çalışma sonrasında 2 hafta izin kullandığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının haftanın 7 günü 07.00-19. 00... .00-07.00 saatleri arasında vardiyalı olarak çalıştığı, buna göre haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı ve belirtilen haftalarda kesintisiz olarak hafta tatillerinde çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması gerekli iken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.