Anahtar kelimeler: Sarsılması Temelinden Evlilik Yoksulluk Kadın Devamı Bakırköy Nafakası Boşanma Nedenine

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.DAVA TÜRÜ
: BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 7. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Dava, kadın tarafından anlaşmalı boşanma davası olarak açılmış, yargılamanın devamı sırasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı çekişmeli boşanma davasına dönüşmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmiş karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı kadının dava dilekçesinde "kendi adına hiçbir talebinin bulunmadığını" beyan ettiği, davacının bu beyanının maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinden feragat niteliğinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, bu yönlerden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm kadın vekili tarafından reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davacı kadının 21.03.2022 tarihli dava dilekçesi ile anlaşmalı olarak boşanmayı ve ortak çocuğun velayetini talep ettiği, davalı erkeğin ise yargılama sırasında iştirak nafakası ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle davanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı çekişmeli boşanma davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. Daha sonra davacı kadın tarafından sunulan 10.05.2022 tarihli dava dilekçesi ile; 4721 sayılı Kanunun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmaya ve velayetini talep ettiği müşterek çocuk yararına aylık 5.000,00 TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davacı kadın bu dilekçesinde "kendi adına hiçbir talebinin bulunmadığını" beyan etmiştir.Davacı kadın vekili tarafından tahkikat aşamasında dosyaya sunulan 06.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile kadın lehine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 inci maddesine göre; " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ".6100 sayılı Kanunun 310. maddesine göre; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir" gereğince; hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir."6100 sayılı Kanunun 309. maddesine göre ise "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır."Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, davacı kadının, 10.05.2022 tarihli dilekçesinde "kendi adıma hiçbir talebim yoktur" şeklindeki beyanının açık ve net olmadığı, bu yönüyle anılı irade açıklamasının feragat niteliği taşımadığı dosya kapsamından anlaşılmakla davacı kadının, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.