Anahtar kelimeler: Böge Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Kararıyla Edenlerin Neticesinde Edilebilir Belgede

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.2. ... Böge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 05.10.2023 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.3. Yargıtay 11.Ceza Dairesi █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.4. ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2025 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 204/2 ve 3. Fıkraları, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Sanıklar müdafilerinin temyiz talepleri; sanıkların atılı suçu işlemedikleri, belgede sahtecilik yapma kastıyla hareket etmedikleri ve beraat etmeleri gerektiğine ilişkindir.2. Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıkların asgari hadden cezalandırılmaları ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇESanık ...'nın noter olarak görev yaptığı ... 1.Noterliği'nce tanzim edilen, █████/2015 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki "katılanın anneannesi ...'nın ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan 2437 parsel ve 2448 parsel numarasına kayıtlı taşınmazlardaki hak ve hisseleri, sanık ...'ya devri için ...'a yetki verdiği" hususunu içeren vekaletnamede "...'nın ayaklarında protez olması nedeniyle ...'nın, ikametinde evrakın düzenlendiğinin, ...'nın okur yazar olmaması nedeniyle ... ile ...'ın huzurda tanık olarak gösterildiğinin," tutanağın tanıklar huzurunda ...'ya okunduğu yönündeki vekaletnamenin tanıklar huzurunda ...'nın evinde düzenlenmemesi sebebiyle vekaletnamenin sahte olarak tanzim edildiği iddia olunan olayda,A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;Davaya konu vekaletnamede tanık olarak imzaları bulunan sanıklar ... ve ...'in olay günü ...'nın evine hiç gitmedikleri, vekaletnamenin huzurlarında ona okunmadığını, kendilerinin noterde gidip ...'nın yokluğunda imza atıp çıktıklarını, bu bayanı hiç görmediklerini beyan etmeleri, sanık ...'nın da aşamalarda tanıkların annesi olan ...'yı hiç görmediklerini beyan etmesi, dosya arasında bulunan Milli Eğitim Bakanlığı yazısından ...'nın okur yazar olduğu anlaşılmasına karşın, 28.07.2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu 206 ıncı maddesinde "okuma yazma bilmesine rağmen fiziki engeli nedeniyle o esnada imza atamayan kişi parmak basabilir ve evrakın geçerli olması noter düzenlemesine ya da onaylamasına bağlıdır " yönündeki düzenleme ve Noterlik Kanunu'nu 87 inci maddesinde " İlgili okuma ve yazma imkanına sahip değilse, hazır bulundurulacak iki tanık huzurunda maksadını notere beyan eder. Noter, bu beyanı yazdıktan sonra tutanak okunur. Ancak, işlemin tanık huzurunda yapılmasını emreden diğer kanunların hükümleri saklıdır." yönündeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, vekaletname sahibi ...'nın vekaletnamede imzasının olmadığı, bunun yerine parmak izinin alındığı, buna göre vekalet verenin okur yazar olduğu kabul edilse dahi, işlem tarihinde okuyup yazamadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu durumda yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında tutanağın tanıklar huzurunda imza sahibine okunması ve açıklanması ile parmak bastırılması gerektiği ancak tanık olarak ismi yazılı olan sanıkların tutanağa yasal şartlar ışığında tanıklık etmediklerinin ise sabit olduğu, bu kapsamda noter olan sanık ...' in görevinin gereklerine aykırı hareket ederek tanıklar huzurda bulunmaksızın vekaletname düzenlemek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla sanık hakkında bu suçtan hüküm kurulması gerekirken resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;Sanık ...'nın aşamalarda değişmeyen beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak noter olan sanık ...'nın düzenlediği belgenin usule aykırı olduğunu bildiği ve bu eyleme bilerek suç işleme kastıyla iştirak ettiği yönünde yahut sanık ...'yı azmettirdiği yönünde cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle;1. Davaya konu belgede bulunan ... ...'nın parmak izi hakkında kriminal inceleme yapılmadan eksik inceleme hüküm kurulduğu yönünde Dairemiz üyelerinden ... ve ...'nın karşı oyları ve eksik inceleme bulunmadığına yönelik oy çokluğuyla,2. Dairemiz üyesi ...'ın sanık ... ... yönünden TCK 38 delaletiyle TCK 204/2-3.maddesi gereği mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, sanık ... yönünden ise TCK 204/2-3.maddesi gereği mahkumiyet hükmü kurulması yönünde karşı oyu ve oyçokluğuyla, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA,09.12.2025 tarihinde karar verildi.Karşı Görüş
:Sanıklar haklarında TCK' nin 204/2-3, 62 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin Dairemizce sanık ...'in eyleminin eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu sanık ...'nın ise sanık ...'i azmettirdiği yolunda delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun düşüncesine katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;Davanın safahatı kısaca özelenecek olursa; Dairemizce verilen ilk bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, kanun yoluna başvurulması üzerine sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyete yönlendirilmek suretiyle beraat kararlarının bozulduğu, diğer sanıklar hakkındaki kurulan beraat kararının kesinleştiği; bozma kararı üzerine bozmaya uyularak TCK' nin 204/2 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu kurulan hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.Sanıklara atılı eylem iddianamede ...'nın noter olarak görev yaptığı ... 1.Noterliği'nce tanzim edilen, █████/2015 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki "katılanın anneannesi ...'nın ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan 2437 parsel ve 2448 parsel numarasına kayıtlı taşınmazlardaki hak ve hisseleri, sanık ...'ya devri için ...'a yetki verdiği" hususunu içeren vekaletnamede "...'nın ayaklarında protez olması nedeniyle ...'nın, ikametinde evrakın düzenlendiğinin, ...'nın okur yazar olmaması nedeniyle ... ile ...'ın huzurda tanık olarak gösterildiğinin", tutanağın tanıklar huzurunda ...'ya okunduğu yönündeki vekaletnamenin tanıklar huzurunda ...'nın evinde düzenlenmediği, vekaletnamenin sahte olarak tanzim edildiği şeklinde tasrih edilmiş olup kabulde bu mahiyettedir.Öncelikle ifade edilmelidir ki; noterin ve tanıkların sahteliği iddia edilen vekaletnamenin tanzimi için ...'nın evinin bulunduğu ... Köyüne hiç gitmedikleri gerek vekaletnamede tanıklarının beyanları ve baz istasyonu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Burada eylem sadece sahteliği iddia olunan vekaletnamenin tanıkların huzurunda dinlenilmesinden ibaret olmaması gerektir. Vekaletnameyi veren ...'nin noter dairesine gitmediği vekaletnamenin ...'nin evinde düzenlendiği hususunun vekaletnameye derc edildiği buna karşın tanıkların ...'nin vekaletname verdiği esnada muafakatları olduğu yönünden beyanına tanık olmadıkları hatta tanıkların ...'nin evine gitmeyip imzalarının noterlik dairesinde alındığı hususunda ihtilaf yoktur. Sahteciliğin mevcut duruma göre içerik sahteciliğinden öte fiziki sahteciliğe gitme ihtimali de vardır. Ve bu hususun araştırılması gereklidir. ...'nin vekaletname tanziminden kısa süre sonra ölmüş olması buna engel teşkil etmeyecektir. Zira, dosya kapsamından ...'nin hayatta iken tatbike medar parmak izleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle vekaletnamedeki parmak izinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde ...'ye ait olup olmadığı belirlenmelidir. Bu tespitin her iki sanığın hukuki durumunu doğrudan etkileyeceğinde tereddüt bulunmamaktadır.Diğer taraftan TCK' nin 204/2 de yaptırım altına alınan içerik sahteciliğine konu memurun sahteciliği suçu diğer belgede sahtecilik suçları gibi tehlike suçudur. Zarar veya menfaat elde etme suçun unsuru değildir. Ancak Yargıtayın yerleşik birçok içtihadında bu husus göz ardı edilerek memurun sahteciliğinde bizzat zarar verme kastının tartışıldığı da zarar verme bilinç ve iradesinin bulunmadığı hallerde eylemi görevi kötüye kullanma olarak nitelediği de varittir. Ancak temyize konu somut olayda sahteliği iddia edilen vekaletnamenin kullanılması ile birlikte katılanın miras hakkına karşı tasarruf söz konusudur. Katılanın sahteleştirilen vekaletname ile mal varlığında azalma meydana gelmiştir. Dolayısıyla, içerik sahteciliğin varit olduğu somut olayda Yargıtayın bahse konu içtihadınında uygulama yeri yoktur. ... sayın çoğunluk tarafından oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak kabul edilen eylem sanık ... yönünden TCK' nin 204/2 maddesinde ki suçu oluşturacağından eylemin görevi kötüye kullanma olduğuna yönelik bozma düşüncesine katılmak mümkün olmamıştır.Diğer taraftan sanık ...'nın dosya kapsamından noter olan sanık ...'in sanık ...'in talebi üzerine suça konu vekaletnameyi düzenlediği ve vekaletname ile son tahlilde lehine hukuki işlem yani kendi yararına tapuda tescil işlemi yapılan kişi olduğu gözetildiğinde, özgü suç niteliğinde bulunan TCK' nin 204/2 maddesinde düzenlenen memurun içerik sahteciği suçuna ya azmettiren yada yardım eden olarak iştiraki mümkün olup, somut olaya sanık ...'nın iştirakinin azmettiren şeklinde tezahür ettiğine kuşku yoktur.İzah edilen nedenlerle sayın çoğun sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ilişkin düşünceye iştirak etmek mümkün bulunmamıştır.MUHALEFET ŞERHİSanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2021 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... Böge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 05.10.2023 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2025 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 204/2 ve 3. Fıkraları, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu kararın da sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine dosyanın dairemize geldiği anlaşılmaktadır.Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık eksik kovuşturmayla hüküm kurulup kurulmadığına ilişkindir. Dairemizce yapılan incelemede sayın çoğunluğun görüşü; eksik kovuşturma bulunmadığı, sanık ...'nın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu sanık ...'nın ise diğer sanığı azmettirdiğine ilişkin hükme yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde olup her iki sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Sanık ...'nın noter olarak görev yaptığı ... 1.Noterliği'nce tanzim edilen, █████/2015 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki "katılanın anneannesi ...'nın ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan 2437 parsel ve 2448 parsel numarasına kayıtlı taşınmazlardaki hak ve hisseleri, sanık ...'ya devri için ...'a yetki verdiği" hususunu içeren vekaletnamede "...'nın ayaklarında protez olması nedeniyle ...'nın, ikametinde evrakın düzenlendiğinin, ...'nın okur yazar olmaması nedeniyle ... ile ...'ın huzurda tanık olarak gösterildiğinin," tutanağın tanıklar huzurunda ...'ya okunduğu yönündeki vekaletnamenin tanıklar huzurunda ...'nın evinde düzenlenmemesi sebebiyle vekaletnamenin sahte olarak tanzim edildiği iddia edilmiş olup kabul de aynı yöndedir.Davaya konu vekaletnamede tanık olarak imzaları bulunan temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in olay günü vekalet veren ...'nın evine hiç gitmedikleri, vekaletnamenin huzurda okunmadığı, notere gidip ...'nın yokluğunda imza attıkları, adlarına atfen atılı bulunan imzaların kendilerine ait olduğu hususunda bir tereddüt ve anlaşmazlık bulunmamaktadır. Vekalet veren ...'nın okur yazar olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Vekalet veren ... vekaletname tarihinden bir süre sonra vefat etmiştir. Ancak suça konu belgedeki parmak iziyle karşılaştırma yapılabilecek parmak izi bulunan medarı tatbik belge asıllarının mevcut olduğu hususu da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Sahte olduğu iddia edilen vekaletnamede vekalet veren adına atfen bulunan parmak izinin gerçekten vekalet veren ...'ya ait olup olmadığı hususu araştırılmamıştır. Parmak izinin vekalet verene ait olduğu kabul edilerek sanıkların hukuki durumu değerlendirilmiştir. Oysa parmak izinin ...'ya ait olmadığının tespit edilmesi halinde suça konu belgede içerik sahteciliği yanında fiziki sahtecilik yapıldığı da sübuta erecektir.Belirtmem gerekirki vekaletnamedeki parmak izinin ...'ya ait olduğunun tespiti halinde sanık ...'in eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı diğer sanık ...'in ise beraat etmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne aynen katılmaktayım. Ancak vekaletnamedeki parmak izinin ...'ya ait olmadığının tespiti halinde ise noter olan sanık ...'nın eyleminin TCK'nın 204/2-3. Maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, bu vekaletname ile vekalet verenin gayrimenkulünün mülkiyetini tapudan devralıp menfaat temin eden sanık ...'nın eyleminin de diğer sanığın eylemine azmettiren sıfatıyla katılmak suretiyle TCK'nın 204/2-3 maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.