Anahtar kelimeler: Sbmtramer Tamirde Kalarak Kiraladığı Uğramasına Fiilden Kaybına Yüz Sürücünün Kazada

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "“02.06.2023 tarihinde: Davalı sürücünün idaresindeki ve davalı şirkete ait olan ...plakalı aracın karıştığı kaza sonucu; Müvekkil şirketin uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında kiraladığı ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiği ve aracın onarım için on altı (16) gün tamirde kalarak müvekkilin kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiği; Kazada davalı tarafın asli kusurlu olduğu; SBM/TRAMER kusur sonucuna göre de davalıların sevk ve idaresindeki aracın yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu; Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla: 300 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi" dava ve talep edilmiştir.
SAVUNMA
:
Davalılar vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup bertarafı kabil değildir. Bu bakımdan, taraflar arasında uyuşmazlığa elverişli herhangi hukuki işlem akdedilmediği ve ihtilafa konu zararlı işlemin adi iş olduğu ve bu yönüyle mezkur işlemin TTK 19 ile ticari iş karinesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ticari iş karinelerinin salt sözleşmeler bakımından uygulama alanı bulabileceği ve haksız fiile ilişkin hususlar hakkında bu karinenin işletilemeyeceği, bu haliyle mezkur ihtilafın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari davaya vücud veremeyeceği ve HMK'nın 5.maddesi hükmü gereği görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu izahtan varestedir. Görev mefhumu kamu düzeninden olup HMK 114/c bendi gereğince dava şartıdır. Açıklanan nedenlerle, sayın mahkemenizce evleviyetle HMK 115/2. Maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı gerekçesiyle usulden reddi gerekmektedir.
Bilindiği üzer e hukuk davalarında aslolan genel yetki kuralı mucibince davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir.
Bu neviden davalı müvekkillerin ikamet ettikleri bölgenin yargı çevresi yönünden Küçükçekmece Mahkemeleri'ni salalhiyetli kıldığı ve huzurdaki davanın yetkisiz yargı merciinde ikame edildiği açıktır. Bu nedenle yetkisiz yargı yerinde ikame edilen huzurdaki davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi gerekmektedir.
Davacı taraf, iddia ettiği alacak kalemlerini belirsiz alacak davası olarak ikame etmişse de, bu durumun kabulü mümkün değildir.
İfade etmek gerekir ki, davacı taraf adli yargı yoluna müracaat etmeden evvel arabuluculuk kurumu marifetiyle alacak talebinde bulunmuştur. ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...Dosya No'lu arabuluculuk dosyası kapsamındaki müzakerelerde alacağın nevi ve tutarına ilişkin detaylı bilgiler ve nitelendirmelerde bulunulmuştur. Bilindiği üzere belirsiz alacak davası, davanın açıldığı sırada alacak miktarının belirlenmesinin kişiden beklenemediği hallerde davacıya tanınan bir hak olup, alacağın tutarının muayyen olduğu hallerde bu dava türüne müracaat edilmesi mümkün değildir. Belirsiz alacak davası istisnai nitelikteki bir dava türü olup, bu davanın açılabilmesinin koşulları HMK'nın 107. Maddesi kapsamında detaylıca açıklanmıştır.
Kazanç kaybı alacağının belirsiz alacak olarak ikame edilebilmesi mümkün değildir. Davacı da aracın tamirde kaldığı süreyi açıkça belirtmiş olup, bu yönüyle davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde davacının güncel ve korunmaya yönelik bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler dahilinde; davacı tarafın belirsiz alacak davası açmak hususunda hukuki yararının bulunmadığı, HMK'nın 107.maddesinde belirtilen şartların bir bütün halinde gerçekleşmediği ve neticeten belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın usulden reddinin gerektiği açıktır.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının yönelttiği kazanç kaybından doğan talepler TBK'da düzenlenen zamanaşımı süresi dahilinde ileri sürülmekle geçerli olabilen talepleredir. Aksi takdirde ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımına uğramış borcun eksik borç niteliğinde olduğu ve talep/dava edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla zamanaşımı def'imiz gerekçesiyle ikame edilen davanın usulden reddi gerekmektedir.
Kabul anlamında gelmemek kaydıyla, ihtilafa konu gerçekleşen kazada davacının aracını park ettiği yerin Trafik Hukukuna hakim olan ilkeleri ve mevzuat uyarınca irdelemesinin yapılması gerektiği ve kusur izafesinin de bu hususların ortaya çıkarılmasının ardından gerçekleştirilmesinin gerektiği açıktır. Aksi halde ve bu durumda münhasıran müvekkilin kusurlu olduğuna kanaat getirmek hakkaniyet prensibine aykırılık gösterecektir.
Kusur izafesinin isabetli biçimde yapılabilmesi ve tarafları haklılık oranlarının hukuka uygun değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ve incelemenin uzman kişilerce trafik kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekliliği ortadadır.
Kabul anlamına gelmemek kaydı ile, .... plakalı davacı filo şirketine ait aracın eksper incelemesi ve tamir süresi doğru ele alınmalıdır. Bir an için dahi davacının kaza kapsamında kazanç kaybı yaşadığı düşünülecek olsa dahi, olayın maddi olguları gözetildiğinde ilgili aracın on altı gün tamirde kalması gibi bir durumun açıkça hayatın olağan akışına aykırı düşeceği ortadadır.
Kazanç kaybı olgusunun ve tazmin müessesesinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, gerçekleşen kazada tarafların kusur izafeleri ile ortaya çıkan neticenin boyutu gibi hususlar kümülatif olarak değerlendirildiğinde ihtilafa konu kazanın gerçekleştiği aracın on altı gün boyunca tamirde kalmasının mümkün olmadığı ve bu durumun TMK3.maddesi orijinindeki iyiniyet kurallarına açıkça aykırılık teşkil edeceği, tazminatın açıkça zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığı açık olup davacının soyut ve hukuki mesnetten yoksun kazanç kaybı zararı iddialarının reddi gerekmektedir.
Davacının iddia ettiği üzere araç uhdesinde kazanç kaybı meydana gelmiş olsa dahi bu süreç dahilinde ... plakalı aracın Kasko Sigortacısı tarafından işbu sürede davacı cihete ikame araç tahsis edilip edilmediği irdelenmelidir. Zira, ikame araç tahsis edilmesi halinde davacı yanın kazanç kaybı yaşamadığı sübuta ermiş olacaktır. Dolayısıyla açıklanan hususların aydınatılması için bahsi geçen plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı Şirketi'ne müzekkere yazılmak suretiyle mahkemenizce █████/2025 tarihinde kurulan tensip zaptının 13 no'lu ara kararının icra edilmesi ve açıklanan konularda bilgi edinilmesi zaruridir.
Bir kusursuz sorumluluk türü olarak 2918 sayılı Kanun'da düzenlenen motorlu araç işletenin sorumluluğu, aracın işletildiği esnada meydana gelen zararlı neticeleri muhtevasında barındırmaktadır. Park halinde bulunan araç bakımından "işletilme" kriteri gerçekleşmediğinden, KTK m. 85 vd. Kapsamındaki motorlu araç işletenin sorumluluğuna dair hükümlere müracaat edilemeyeceği ortadadır.
Davacı tarafından ikame edilen davada alacağın varlığına ve alacağın nedeninin müvekkil menşeili olduğuna dair dosyada mübrez herhangi belge bulunmamaktadır. Bu haliyle, müvekkilin sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için davacının ispat yüküne riayet etmesi ve iddiasını ispatlamaya elverişli delilleri sunması gerekmektedir. Bilindiği üzere HMK'nın 194. Maddesi somutlaştırma yükünün bir yansıması olup;
"Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur." hükmünü amirdir. Bu yönden; müvekkilin herhangi kusurlu fiilinin bulunmadığı ve satışın usulüne uygun gerçekleştirildiği, dolayısıyla ortaya çıkan araç mahrumiyeti gibi kalemlerin mesuliyetini kabul etmemekle birlikte davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi bir araç mahrumiyeti yaşanıp yaşanmadığına dair dosyaya sunulmuş tam ispat mahiyetini haiz herhangi delilin de bulunmadığı hususları göz ardı edilmemelidir. Tarafların sosyo ekonomik durumlarının araştırılmasını talep ederiz.
Keşif ve bilirkişi incelemesi Yargıtay Kararları Sair tüm deliller. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler muvacehesinde, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın dava konusu hadise ile ilgili olarak dayandığı delil ve belgeler tarafımıza usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinde işbu dilekçemizdeki tüm beyan ve savunmalarımızı genişletme ve değiştirme haklarımız saklı kalmak kaydıyla,
Davanın görevsiz yargı yerinde ikame edilmesi gerekçesiyle görev yönünden reddine,
Davanın yetkisiz yargı yerinde ikame edilmesi gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın reddine,
Davacının talepleri zamanaşımına uğradığı için taleplerin zamanaşımından reddine,
Yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle davanın esastan reddine,
Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Mahkememizde görülmekte olan dava; █████/2023 tarihinde davacıya ait araç ile davalı şirkete ait ve davalı gerçek kişinin kullandığı araç arasında gerçekleşen kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasarlandığı iddiasıyla davacının uğradığı kazanç kaybının tahsili isteminden ibarettir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle. "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/9.j;/. Md. yoluyla, 46, AT/c,d, 52/b, 56/a, 67/a,c. Md. İle, KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç manevraları) kuralları ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen... plakalı otomobil sürücüsü ...” ın %100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; Sürücüler tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında hakkında herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmeyen; Park halinde durmakta iken, sağa doğru manevra yapan araç tarafından çarpılmaya uğrayan, kazada etkisi olmadığı ve alabileceği bir tedbir bulunmadığı düşünülen ... plakalı sürücüsü dava dışı ...” ın “% Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ...plakalı otomobilin maliki olan davacı “...A.Ş.” nin” ise (KTK'nun 85. Md. işleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...” ın kusuru oranında, adı geçen sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sigorta sorumlu olacağı; Ancak yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün tamamen kusursuz olacağı tespit edildiği, buna göre aynı aracın maliki olan davacı “... A.Ş.” nin" de kazada sorumluluğu bulunmayacağı Aynı kaza tarihinde ...plakalı otomobilin maliki olan davacı “Ekip Basınçlı Hava Makinaları A.Ş.' nin” ise (KTK' nun 85. Md. işleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' in kusuru oranında, adı geçen sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sigorta sorumlu olacağı; Dava konusu aracın onarım süresinin 3 gün olup riziko tarihinde günlük 1.000 TL kiralama bedeline göre toplamda 3.000 TL hak mahrumiyetinin olacağını" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alındığı ve bilirkişilerin sunmuş olduğu ek raporda özetle. "Dava dosyası kapsamı itiraz ve beyanlar dikkate alınmak suretiyle tekrar incelenmiş; Dava konusu aracın 3 gün içerisinde tüm onarım ve ilintili işlemlerinin tamamlanacağı, riziko tarihindeki 1.000 TL günlük araç kiralama bedeline göre toplamda 3.000 TL hak mahrumiyetinin olacağı yönünde kök rapordaki tespitlerde maddi hatanın olmayıp işbu kök raporda da sabit kalındığı, Yönündeki kök rapordaki tespitlerin işbu ek raporda da geçerli olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin dava değer arttırım dilekçesi sunmuş olduğu ve dava değer arttırım dilekçesinde özetle:"Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının 24.02.2026 tarihli ara karar evrakının 2 No'lu ara kararı gereğince bedel artırım dilekçemizi sunarız. Mahkemeniz huzurunda davalı aleyhine ikame ettiğimiz işbu davada dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkil şirketin uğradığı zararın 3.000,00-TL olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında yaptırılmış olan bilirkişi incelemesi neticesinde dava dilekçemizde talep edilen kazanç kaybı alacağı talebinin sayın mahkemece yürütülen tahkikat neticesinde ancak belirlenebildiğinden HMK MD. 107. Kapsamında harç ikmal etmek suretiyle talebimizi artırma zorunluluğu hasıl olmuştur. Tarafımızca başlangıçta 300,00 TL olarak talep edilen kazanç kaybına ilişkin alacağımızı işbu bilirkişi raporu doğrultusunda 2.700,00 TL artırarak toplam 3.000,00-TL olarak talep ettiğimizi ve artırılan bedele dair harcı tamamladığımız hususunu sayın mahkemenizin bilgisine sunarız. Mahkemenin re'sen nazara alacağı hususlar doğrultusunda; müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zarar olan 3.000,00-TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
Kazanın oluş şekli ve kusur durumu bakımından yapılan değerlendirmede;
█████/2023 günü saat 11:30 sıralarında ... İli ... İlçesinde kazaya karışan sürücülerce imzalanan kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile otoparktan çıkarken davacının sahibi olduğu park halindeki aracın sol ön tampon kısımlarına çarpması şeklinde taraflar arasında trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalılarca davacıya ait aracın park etmiş olduğu yerin trafik hukukuna aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu hususu ispatlar mahiyette herhangi bir delil sunulmadığı da gözetilerek davalı sürücü ...'ın park halindeki araca çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Kazanç kaybı istemi bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ön tampon kısmında olduğu ve sürecin sökme-onarım-2 kat boyama-kuruma-kaplama-sarf tedarik-iç ekspertiz sürelerinden oluştuğu bilirkişilerce tespit edilmiş ve toplamda 3 günlük süre içerisinde onarım işleminin tamamlanacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda araç kiralama şirketi olduğu da dikkate alınarak günlük 1.000,00 TL'den hasara uğrayan aracı kiralayabileceği ve dava konusu hasar nedeniyle toplam kazanç kaybının 3.000,00 TL olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen kök ve ek raporların aynı mahiyette olduğu, hukuka, yasaya ve vicdana uygun olarak tanzim edildiği kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan davacının davasının kabulüne ve kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-3.000,00 TL kazanç kaybının █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 661,51 TL'nin mahsup edilerek bakiye 70,49 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 661,51 TL peşin ve tamamlama harcı, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.276,91 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 3.000,00 TL üzerinden hesaplanan 3.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 540,00 TL tebligat, posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.540,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!