Anahtar kelimeler: Dinarı Kuveyt Havalimanı Ustası Fiilî Amerikan Doları Montaj Cinsinden Anlaşarak
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı Projesinde 13.07.2018-02.03.2020 tarihleri arasında çelik montaj ustası olarak çalıştığını, davalı ile aylık net 1.700,00 Amerikan doları (USD) ücret ile anlaşarak çalışmaya başladığını ancak fiilî olarak kendisine aylık ücret karşılığı Kuveyt dinarı (...) cinsinden ödeme yapıldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ... cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi çalışanları olmadığını, davacının çalışmasının davalı ... İnş. San. Tic. AŞ’nin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... İnşaat ... Şirketinde bulunduğunu, davalı Şirket ve ... İnşaat ... Şirketi arasında da iş hukuku anlamında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, husumet itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın Kuveyt hukukuna göre çözülmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle sona erdiğini, fazla çalışma ve tatil günleri çalışmalarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, çalışma karşılıklarının ödendiğini, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile; davacının, davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde 14.07.2018-01.03.2020 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 18 gün çalıştığı, en son aylık 515,00 ... ücret, 27,10 ... genel sağlık sigortası ve 45,97 ... yemek-barınma yardımı olmak üzere giydirilmiş brüt 588,08 ... ücret aldığı, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle feshedildiği ispat edilemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ancak davalı tarafça çalışmaların karşılığı ücretlerin eksiksiz şekilde ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, ayrıca yıllık ücretli izin alacağının da ödenmediği, hafta tatili ücreti ile ücret alacağına ilişkin taleplerin ise ücret bordrolarına göre ödenmiş olduğundan reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 30.03.2023 tarihli kararı ile; davacının Kuveyt'te bulunan inşaat faaliyetinin yürütüldüğü işyerinde çalıştığı, kayıtlı işvereni dava dışı ... İnşaat ... ünvanlı Şirket ile de organik bağ ve birlikte istihdam olgusu dikkate alındığında davalı Şirketin işçilik alacaklarından dava dışı Firmayla birlikte sorumlu olduğu, davalı işverence uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması istenilmiş ise de taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığına dair geçerli bir iş sözleşmesi hükmü bulunmadığı, her ne kadar ... işyeri hukuku yabancı hukuk ise de somut olayın özelliğine ve dosya içeriğine göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu, 5718 sayılı ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/4 hükmüne göre uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin kabulünün yerinde olduğu, dinlenen tanıkların İlk Derece Mahkemesince beyanlarının alındığı tarihte işverene karşı davalarının bulunmadığı, tanıkların beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının çalışma döneminde Kuveyt'te çalıştığı, ... işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı Kuveyt olduğu, tüm çalışma dönemi yönünden 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmü kapsamında ... işyeri hukuku olan Kuveyt hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, davalının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat edemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu, davacının hafta tatili ve ücret alacağına ilişkin taleplerinin dosyada mevcut bordrolar dikkate alındığında reddi gerektiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat edemediği, bu talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı aylık ücretle çalıştığından davacının ilk 5 yıllık hizmetine karşılık her yıl
için 15 günlük ücreti üzerinden kıdem tazminatının hesaplanması, ihbar tazminatının ise davacının 3 aylık ücreti üzerinden hesaplanması, davacının Kuveyt İş Kanunu kapsamında çalıştığı dikkate alındığında günlük yasal çalışma süresine göre aylık çalışma süresi 240 saat olduğundan fazla çalışma ücretinin hesabına esas alınacak temel saat ücretinin aylık ücretin 240'a bölünmesiyle elde edileceği, fazla çalışma ücretinden her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra hesaplanan ay için dosyaya sunulan "Payroll" belgesinde bulunan fazla çalışma ücreti tahakkuku, indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek değerlendirilmesi gerektiği, yıllık ücretli izin alacağında hesap yöntemi, dava konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hükmedilen alacaklara Devlet bankalarınca ... üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın husumetten reddi gerektiğini,
2. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını,
3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
4. Davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, fazla çalışma ücretinde ay bazlı mahsup yapılmasının hatalı olduğunu,
5. Davacının tüm ücret alacakları eksiksiz ödendiğinden hakkaniyete aykırı hesaplamalar sonucu alacak hesaplanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını ve davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tazminat ve alacakların hesap yöntemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!