Anahtar kelimeler: Öneri Müddet Kurduğunu Hissedarı Esaskarar Doktor Doğum Uzmanı Yönlendirmesi Yazildiği

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili şirketin yetkili ve tek hissedarı olan ...'nun kadın doğum uzmanı olduğunu, davalı şirkete ait ... Hastanesinde █████/2020 tarihinde çalışmaya başladığını müvekkili şirketin yetkili ve hissedarı ...'nun bir müddet davalı şirket nezdinde iş akdi ile doktor olarak çalıştığını sonrasında davalı şirketin öneri ve yönlendirmesi ile █████/2022 tarihinde müvekkili şirketi kurduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin yetkili ...'nun davalı şirket bünyesinde kadın doğum uzmanı olarak görev yapacağı, %'lik kısmının müvekkili şirkete hakediş bedeli olarak fatura karşılığı ödenmesi kararlaştırıldığını, söz konusu hakediş bedellerinin 3 ay sonrasında müvekkiline bildirilerek ödendiğini, bu çalışma şekli ile müvekkil şirket tarafından █████/2022-█████/2024 tarihleri arasında davalı şirkete hizmet verildiğini, tarafların karşılıklı mutabık kalmaları sonucunda █████/2024 tarihi itibari ile sözleşmenin sona erdiğini, sözleşmenin sona ermesi tarihinden önceki geriye dönük olarak Ağustos, Temmuz ve Haziran ayına ilişkin hakedişleri ile ilgili olarak █████/2024 tarihinde davalı şirket muhasebesinde görevli olan ... kullanımında olan telefon numarası üzerinden müvekkile hakediş tutarının 934.964,00+KDV olduğu şeklinde bir mesaj gönderildiğini, belirlenen bedelde hata olduğu anlaşan müvekkilinin davalı şirketin idari işler Müdürü Leven Koyunoğlu'nun kullandığı telefon numarasından belirlenen bedellerin detayını talep ettiğini bunun üzerine müvekkile miktara ilişkin genel özet tablosu gönderildiğini söz konusu 3 aylık hakediş listesi incelendiğinde müvekkilinin toplam 1.414.964 TL. Alacağı hesaplanmış ise de 480.000 TL. Haksız kesinti yapıldığını yapılan kesintinin haksız olduğunu, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takip durduğunu izah edilen nedenlerle davalının itirazının iptaline ve %20m'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; davacı ile müvekkili arasındaki ilk çalışma ilişkisinin taraflar arasındaki imzalanan iş sözleşmesine dayandığını, söz konusu iş ilişkisi kapsamında çalışmaları devam ederken davacı şirketin ortağı olan ... müvekkili şirkete başvuru yaparak iş ilişkisinin sona erdirmeyi ve kendi kurduğu şirket üzerinden hastaneye hizmet vermeyi teklif ettiğini, söz konusu teklifin karşı taraftan gelmesine rağmen müvekkili şirketin tüm işçilik hesaplamalarını yaparak ...'na ödeme yaptığını, davacı şirket yetkilisi ile iş ilişkisinin sona ermesi sonrasında kurduğu şirket üzerinden hizmet alımının devam ettirildiğini, davacı ile yapılan anlaşma çevresinde davacı şirketin tüm alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, hizmet alım ilişkisi devam ederken herhangi bir ad ile taraflar arasında anlaşmazlık çıkmadığını ancak ...'ndan alınan hizmet durdurulduktan sonra geçmişe dönük hak edişlerin hesaplanmasında taraflar arasında uyuşmazlık çıkığını ve davacı şirketin haksız menfaat teminine dönük iddiaları söz konusu olduğu işbu dava aşamasına geldiğini, davacı şirketin iddialarının hiç bir hukuki dayanağı ve gerçekliliğinin bulunmadığını, dava konusu faturanın haksız bir fatura olduğunu davacının 3 aylık ücret alacağı yönünden hep alacaklı kalarak ilişki devam ettiğinden son 3 aylık dönem için bir fatura düzenlenmemesi gerekmekteyken davacı tarafın haksız olarak dava konusu faturayı düzenlediğini, sonuç olarak ilgili faturadan kaynaklı bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili şirket ile çalışmasının sone ermesi sebebiyle bir menfaati kalmadığından ilgili faturayı haksız olarak düzenlediğini, izah edilen nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;Dava, "İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır.Mahkememizce delillerin toplanması bakımından T.C. Sağlık Bakanlığına, Konya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Sağlık Hizmetleri Medikal Ltd. Şti vekili tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine çeşitli faturalara dayalı 1.586.946,48 TL. Toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibin durduğu anlaşılmıştırMahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve davacının yaptığı hizmet karşılığı alacağının kalıp kalmadığı, takibe konu faturalar nedeniyle davalıdan ne kadar talepte bulunabileceğinin hesaplanmasının istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında yapılan incelemelerde sözleşme uyarınca kesilen faturaların “bedellerinintamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin her iki taraf ticari defterlerinde herhangi bir ödemekaydının olmadığı, sadece davalı tarafça davaya ve takibe konu edilen faturalarla aynı tutarda iadefaturası düzenlenerek borç bakiyesinin kapatıldığı” mali belgeler üzerinde yapılan incelemelerdetespit edildiği, 2024 Haziran, Temmuz, Ağustos aylarına ait hak edişler konusunda bir ihtilaf bulunmadığıanlaşıldığı, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu belirtilen bu hakediş listeleri uyarınca;Haziran – Temmuz – Ağustos 2024 aylarına ait alacak toplamı 1.414.964,00 TL olarak hakedişexcellerinde bildirilmiş olup tarafların bu tutarlara ilişkin bir itirazları bulunmadığı, bu tutardan kesilen 480.000 TL için uyuşmazlık doğduğu beyanlarından anlaşıldığı, davacı tarafından kesilen ve icra takibe konu edilen fatura toplamı 11.954,36 + 1.556.460,40 = 1.568.414,76 TL olup yukarıdaki tabloda hesaplanan Haziran-Temmuz-Ağustos aylarına ait toplam alacak tutarı 1.414.964,00 TL + %10 KDV 141.496,40 =1.556.460,40 TL olarak bulunduğunu, İcra Takip Tarihi 21.10.2024 olarak kayıtlı olduğunu, raporlarında belirtmişlerdir.İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden, davacı tarafın davalı tarafa ait ... Hastanesinde çalıştığı, çalışma karşılığı bir kısım ödemenin yapılmadığından bahisle Konya .icra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında iki adet faturaya bağlı olarak takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bilirkişi tarafından; davaya konu her iki faturanın, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca bu fatura bedellerine ilişkin davalı tarafından kesilen ... seri nolu iade faturasının davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Davalı tarafından kesilen iade faturasının davacı tarafın defterlerinde kayıtıl olması karşısında, davacı tarafın faturaya bağlı olarak alacaklı olduğunu ispatlayamadığı sonucunu doğurmuştur. Açıklanan nedenler ile davacının davasının reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732 TL. Maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 18.849,88 TL. harcın mahsubu ile kalan 18.117,88 TL. fazla harcın davacıya iadesine ,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekilleri için 237.578,07 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip HakimBu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.