Anahtar kelimeler: Aşikayetçi Görmeyen Edenin Usulsüz Görüşü Bankanın Etme Katılma Yüklenen Hakkının
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Şikayetçi banka vekilinin, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Şikayetçi Banka Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi bankanın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi banka adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın vekaletname ile katılan ... 'nın firmasının işlerini takip ettiği ancak vekaletnamesinde para çekme yetkisinin bulunmadığı, zaman zaman katılanın önceden imzalayıp bıraktığı talimatlarla bankadan para çektiği, suç tarihinde ise bilirkişi raporu ile adına atfen atılı imzanın katılana ait olmadığı tespit edilen talimatı bankaya ibraz ederek katılanın hesabından 33.500,00 TL çektiği, sanığın katılan yurt dışında olduğundan ulaşamadığını, daha önceden verdiği sözlü talimata istinaden katılan yerine imza attığım savunmasına rağmen katılanın, yerine imza atması hususunda sanığa herhangi bir talimat vermediğini beyan etmesi ve sanığın çektiği parayı katılanın firmasının işlerine harcadığına dair delil sunamaması karşısında; yüklenen suçun sübut bulduğu gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, suç vasfı yönünden Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık 10.07.2008 tarihli vekaletname ile ... Limited şirketini temsilen şirket müdürü olan katılan tarafından şirket işlemlerini takip etmekle yetkili kılınmıştır. Sanığın vekaletnamede para tahsil yetkisi olmamasına rağmen katılanın yazılı talimatlarıyla para çekebildiği, ancak suça konu 33.500 TL parayı imzası katılana ait olmayan talimatla parayı çektiği anlaşılmıştır.
Sanık ile katılan arasından şirket işlerini takip için noterde yapılan vekaletname olup bu vekaletnameye istinaden sanık katılan şirket temsilcisi adına birçok güvene dayalı işlem yapılmış ve bir sorun çıkmamıştır. Sanık ile katılan arasında uzun bir süre güvene dayalı hizmet ilişkisi doğmuş ve sanığa verilen şirket işlemlerini yetkili kılma vekaletnamesine istinaden ve bu kapsamda bulunan suça konu parayı katılanın haberi ve imzası olmadan talimatla çekip katılana iade etmemesinin TCK 155/2. maddesine uyan şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur. Sanık ile katılan arasında vekaletname ile oluşan ve şirket işlerini yürütme hususunda bir hizmet ilişkisinin olduğu bu kapsamda olay öncesi birçok işlemlerin yapıldığı ve katılanın güven duyduğu ancak sanığın bu güveni kötüye kullanarak atılı suçu işlediği anlaşılmakla sanığın eyleminin uzlaşma kapsamında kalan TCK 155/2. hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanaatiyle çoğunluğun dolandırıcılık suçu nitelendirmesine katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!