Anahtar kelimeler: Skhariç Galerisinde Eserden Sergi Erdikten Zayii Sanatçılara Sanatçı Sanatçının Giderimi

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı, farklı sanatçılara ait eserlerin davalıya ait otel bünyesinde ... içinde yer alan ''...'' sanat galerisinde sergilenmesi hususunda anlaştığını, eserler, anlaşmaya uygun şekilde davalıya teslim edildiğini, sergi sona erdikten sonra eserlerin iadesi aşamasında yapılan kontrollerde sanatçı ...'e ait 9 eserden birinin tamamen hasarlanarak zayii olduğunu, sanatçının diğer eserlerinde de farklı hasarlar, kırılmalar, bozulmalar ve eksiklikler bulunduğu tespit edildiğini, müvekkilinin meydana gelen zararın giderimi ile ilgili olarak davalı ile yapmış olduğu görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalı, kendisine teslim edilen eşyanın (eserlerin) muhafazasını, güvenli bir şekilde sergilenmesini ve sergi süresi sona erdiğinde, aldığı şekilde tam ve sağlam olarak tesliminden sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 Euro alacağın aynen veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden dava tarihinden tahsil tarihine dek işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'in huzurdaki dava konusu talepler bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 03.01.2023 - 03.02.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere iki yıl süreyle akdedildiğini, dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ve huzurdaki davanın açıldığı tarihte, davacı ...'in sözleşmeden doğan hak ve yetkilerinin sona ermiş olduğu açıkça anlaşılacağını, davacı ...'e, ...'e ait eserler nedeniyle dava açma, talepte bulunma ya da yasal yollara başvurma yetkisi tanındığına dair herhangi bir düzenleme yer almadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle, huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ile dava dışı sanatçı ... arasında akdedilmiş olan Sanat Eserleri Yönetimi ve Sanatçı Temsili Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından sanatçıya ait eserlerin davalıya ait ... adlı otel içinde yer alan ''...'' sanat galerisinde sergilenmek üzere sanat galerisine teslim edilen eserlerin hasarlı şekilde iade edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 Euro (Beş Bin Euro) alacağın aynen veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden dava tarihinden tahsil tarihine dek işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz edildiği, aynı zamanda taraflar arasında var olduğu iddia edilen akdi ilişkinin inkar edildiği, davacının aktif husumetine yönelik itirazda bulunulmuş olduğu görülmekle usule ilişkin olarak yapılan itirazlar öncelikli incelenecektir.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın Haksız fiilden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 16. Maddesinin "(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının işbu davada davalı tarafından sanat eserlerine zarar verildiği iddiası ile davayı açmış olduğu hususu dikkate alındığında HMK m.16 hükmünün uygulanma yeri olduğu, bu hali ile de davacının yerleşim yerinin yargı çevremiz içerisinde bulunması sebebiyle mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmakla davalının yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, █████/2021, E. 2017/1-1270, K. ████████ , §§16-17)
Davacı tarafa verilen süre kapsamında sunulan beyan dilekçesi ile birlikte davacı ile davalı arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının eser sahibini temsilen işbu davayı açtığı, davacı tarafından eser sahibine yapılmış bir ödeme bulunmadığı beyan edilmiş olup bu kapsamda davacının dava açabilmesi için ya eser sahibi ile araların alacağın temliki mahiyetinde bir sözleşmenin bulunması yahut davacı tarafından dava dışı eser sahibi ödeme yapılarak bu ödeme sebebiyle halefiyet uyarınca dava açması gerekmekte olup somut olayda bu koşulların sağlanmadığı görülmekle davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 4.293,29-TL harcından mahsubu ile artan 3.561,29-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.7/2 hükmü uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!