Anahtar kelimeler: Saniç Davaçek Bulanamadığını Ticaş Lehtar Aramalara Eline Doğabilecek Kaybolduğunun Önlemek

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Çek İptaliDAVA TARİHİ
:█████/2026KARAR TARİHİ
:█████/2026DAVA
:Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkilinin lehtar olduğu, keşidecisi ... Proje AŞ. olan ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bir adet tacir çekin müvekkili tarafından kaybolduğunun tespit edildiğini, yapılan tüm aramalara rağmen çekin bulanamadığını, müvekkilinin hem 3.000.000 TL tutarındaki alacağını tahsil edebilmesi hem de çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda doğabilecek sorumluluğu önlemek amacıyla davayı açtıklarını belirterek ... ... Şubesi, 3.000.000 TL bedelli 30.03.2026 keşide tarihli H1-... seri numaralı ... Proje San.İç Dış Tic.AŞ. Tarafından keşide edilen çekin zayi nedeniyle çekin iptali ve çek için ödeme yasağı tedbirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Hukuki dinlenme hakkı kapsamında davacı vekili beyanı █████/2026 tarihinde yapılan duruşmada alınmış , davacı vekili beyanında, müvekkilinin lehtar olmadığını, dava dilekçesine sehven lehtar şeklinde yazıldığını, çekin arkası sayfasının çekin kaybolması nedeniyle sunulmadığını bildirmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline ; "Davacı vekiline söz konusu çeki kimden aldıklarını açıklaması ve aldıkları şahıs ya da şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye dair fatura vs. Gibi belgeleri dosyaya sunmaları ve çeki ne şekilde kaybettiklerine dair detaylı açıklamayı yazılı olarak sunması için 3 gün kesin süre verilmesine, sürenin kesin olduğunun yerine getirilmediği taktirde dosya kapsamına göre ihtiyati tedbir talebinin değerlendirileceği hususu " hakkında süre verilmiştir.Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile ;" Ekte sunduğumuz 16.03.2026 tarihli "Çek Teslim Bordrosu"ndan da açıkça anlaşılacağı üzere; dava konusu çek, müvekkile iş ilişkisi içerisinde bulunan yetkili hamile teslim edilmek üzere teslim alınmıştır. Dava konusu çek nama yazılı bir çek olup, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca nama yazılı çeklerin devri alacağın temliki hükümleriyle mümkündür. Ancak müvekkil burada bir "devralan" değil, çeki elinde bulunduran ve muhafaza eden "haklı zilyed" konumundadır. Çek teslim bordrosu, çekin müvekkile fiziken teslim edildiğinin ve zilyetliğin müvekkile geçtiğinin en somut delilidir. Müvekkil sadece iş ilişkisi içerisinde bulunan çek üzerinde bilgileri yer alan şirketlere yardımcı olmak kendi aralarındaki ödeme süreçlerine destek olmak amacıyla iyiniyetli olarak çeki teslim almış, ancak çeki konuyla ilgili tecrübesi olmaması ve sonuçlarını bilmemesi sebebiyle dikkatsiz davranması sebebiyle çeki kaybetmiştir. Müvekkil, bordro kapsamında teslim aldığı çeki taraflara teslim etmek üzere muhafaza ederken, şahsi eşyalarının arasında veya nakil esnasında elinden rızası dışında çıkarmıştır. Müvekkilin ticari işleyişteki tecrübesizliği ve sürecin yoğunluğu nedeniyle çekin tam olarak nerede ve ne şekilde kaybolduğu tespit edilememişse de, 30.03.2026 olan vade tarihine kadar çekin bulunamamış olması ve hiç ortaya çıkmamış olması kapsamında müvekkil almış olduğu sorumluluk kapsamında daha da telaşlanmıştır. Bu kapsamda müvekkilin de sorumluluğun doğmaması adına ivedi olarak ödemenin durdurulması gerekmektedir. Müvekkil, ilgili şirketlere karşı çekin muhafazası ve iadesi/tahsili noktasında doğrudan sorumluluk altındadır. Çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi veya usulsüz şekilde işleme konulması ihtimali, hem müvekkili hem de bordroda isimleri geçen ticari tarafları telafisi güç zararlara uğratacaktır. Bu nedenle, █████/2026 tarihli duruşma beklenmeksizin, sunulan teslim bordrosu da dikkate alınarak ivedilikle ödeme yasağı kararı (ihtiyati tedbir) verilmesini talep ederiz." diyerek dilekçe ekinde █████/2026 tarihli çek teslim bordrosunu eklediğini yazılı olarak belirtmiştir.Davacı vekilinin █████/2026 havale tarihli dilekçe ekinde bulunan çek bordrosu incelendiğinde, banka bilgisinde ... yazılı olduğu, vade bilgisinde █████/2026 yazılı olduğu, ünvan kısmında ... Reklam yazılı olduğu, ... çek numarasının olduğu, tutarının ise 3.000.000,00TL olarak yazılı olduğu ayrıca teslim eden ... , teslim alanın ise ... olarak yazılı olduğu ve isimlerin altında imzaların bulunduğu ve tarihin yazılı olmadığı görülmüştür.Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile, dosyanın hasımsız olduğu gözetilerek duruşmanın öne alınmasını ve ihtiyati tedbir hakkında karar verilmesini talep ettiği görüldü.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşması ile davacı vekili önceki yazılı beyanlarını tekrar ettiğini ve öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, kıymetli evraklardan olan çekin iptali istemine ilişkindir.Somut olayda, müvekkili uhdesinde bulunan ... ... Şubesi, 3.000.000 TL bedelli 30.03.2026 keşide tarihli H1-... seri numaralı ... Proje San.İç Dış Tic.AŞ. Tarafından keşide edilen çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.Yasal Mevcuat incelendiğinde; 6102 Sayılı Türk Ticarek Kanunu madde 651'e göre "Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. " şeklinde düzenleme ile yine aynı kanunun 652. Maddesinde " İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme mevcut olup bu düzenlemenin ve 818/s. maddesinin yollaması gereği poliçenin iptaline ilişkin hükümler çekin iptalinde de uygulanacaktır.6102 Sayılı TTK' nın 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayi nedeni ile iptal davası, iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye, hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi veya borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilme imkanı verir (TTK m. 651-652).Aynı Kanunun 759. maddesi uyarınca, iptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sunmak, çekin bir suretini ibraz etmek yahut da çekin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenleme TTK nun 818/s atfıyla uygulanacak TTK nun 757 ve devamı maddeleri uyarınca "iradesi dışında poliçe (çek) elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerinde ki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.TTK 764(1) elden çıkan poliçe ,verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa iptaline karar verilir" şeklinde olup, kural olarak çeki elinde bulunduran yetkili hamil tarafından çekin iradesi dışında elinden çıkması sebebiyle hasımsız olarak çek iptali davası açılması gerekmekte olup somut olay bakımından yapılan incelemede; çekin keşidecisinin ... ... Aş , lehtarının ... Lojistik olduğu, çekin arka sayfasının suretinin sunulmadığından arka sayfasındaki ciro durumunun tespit edilmediği, davacı vekilince █████/2026 tarihli dilekçe kapsamında davacının çekin hamili konumunda olmayıp , dava konusu çeki yetkili hamile teslim etmek üzere teslim alan kişi olduğu belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 651 ve TTK 'nun 818/s bendi yollaması ile aynı Kanunun 757. ve devamı maddelerine göre açılacak kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin davalarda, dava açma yetkisi hamile ait olup, keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davacının çekin hamili olmayıp sadece yetkili hamile teslim edilmek üzere teslim alıp götürme görevini üstlenen kişi olduğundan , davacının zayi nedeniyle çek iptali davası açma hakkı bulunmadığından davacının davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Davacının davasının, aktif husumet yokluğundan reddine,2-Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine3-Alınması gerekli olan 732,00TL karar ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır