Anahtar kelimeler: Ustası Saatlik Ayına Ayından Şantiyesinde Kaynak Tatillerinde Şubat Temmuz Günlerinde

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.DAVA TARİHİ
: 02.08.2018İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılı Şubat ayından 2017 yılı Temmuz ayına kadar davalı Şirketin ... şantiyesinde kaynak ustası olarak saatlik 6,50 USD ücret karşılığı çalıştığını ancak davacıya saatlik ücreti 6,00 USD üzerinden ödendiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davacının hafta tatillerinde, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının devam ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, eksik ödemeden kaynaklı ücretinin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, işin yapıldığı yerin yetkisi tanınarak yabancı hukuk ve yabancı Mahkeme yetkisi sebebiyle itirazda bulunduklarını, davacının dava konusu etmiş olduğu alacaklarının çalıştığı ülke mevzuatı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararıyla; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, bireysel iş sözleşmesinde yer alan Şirket ile davalı Şirketin adresinin aynı olduğu, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği, ücret bordrolarına göre davacının saatlik ücretinin 6,50 USD olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatilinden yararlanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına devam ettiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.04.2022 tarihli kararı ile; uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, hizmet süresinin yurda giriş ve çıkış kayıtları göz önüne alınarak belirlenmesinde hata bulunmadığı, ücretin brütleştirilme yöntemi ile barınma ve yemek giderinin değerinin emsal dosyalarla uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ... Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararının süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu bu sebeple tüm çalışma dönemi yönünden uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... mevzuatının 392. maddesinde yer alan sürelerin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, resen dikkate alınması gerektiği, bu maddede; “Çalışan, hakkının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren üç ay içinde bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. İşveren, çalışanın işletmeye verdiği zararın tazminine ilişkin uyuşmazlıklarda, zararın tespit edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye gitme hakkına sahiptir. Bu maddede belirtilen sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması durumunda, bu süreler mahkeme tarafından tekrar başlatılabilir.” düzenlemesine yer verildiği gerekçesiyle davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.07.2024 tarihli kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu, mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına ilişkin olarak öngörülen 3 aylık zamanaşımı süresinin 03.07.2016 tarihli Kanun değişikliği ile 1 yıla çıkarıldığı, somut olayda, iş sözleşmesinin Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona erdiği dikkate alındığında, bu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri hakkında 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, arabuluculuk giderinin tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... hukukuna yönelik alacak zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu göz önüne alındığında dava tarihinden 1 yıl öncesi olan alacakların zamanaşımına uğradığı, bununla birlikte iş sözleşmesinin sona erdiği 24.08.2017 tarihine 1 yıl süre eklendiğinde dava tarihi itibarıyla feshe bağlı alacakların zamanaşımına uğramadığı, dava dosyasına sunulan ıslah dilekçesi tarihinin 27.01.2020 olduğu ve ıslah tarihi itibarıyla ıslah zamanaşımında 1 yıllık süre değerlendirildiğinde ıslahla talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 27/1 hükmünün iptal edildiğini, huzurdaki dosyada hukuk seçiminin dayanağı olan maddenin Anayasa'ya aykırı olduğunun tespit edildiğini, iptal kararı göz önüne alınarak Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,2. Türk hukukunun uygulanmasına yönelik itirazlarının kabul görmemesi durumunda ... İş Kanunu'nun 392. maddesindeki sürenin geçerli nedenle kaçırıldığının kabulü gerektiğini,3. ... İş Kanunu'nun 392/2 hükmünde belirtilen bir yıllık sürenin mahkemeye başvuru süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğini,4. İşçinin ... İş Kanunu'nun 393. maddesi uygulanarak tüm yargı ve harçlarından muaf tutulması gerektiğini,5. Dosya kapsamında rapor düzenleyen bilirkişilerin herhangi bir şekilde ... iş hukuku kapsamında uzmanlığı bulunmadığını,6. Kararda aleyhe olan tüm hususlara, aleyhe yapılan tüm değerlendirme ve hesaplamalara karşı da temyiz yasa yoluna başvurduklarını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, zamanaşımı def'i ve yargılama giderine ilişkindir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacının davalı Şirkete ait yurt dışında bulunan işyerinde çalıştığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemecesince; bozma kararı doğrultusunda davaya konu uyuşmazlığın çözümünde ... Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması suretiyle ıslahla talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın bu nedenle kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava tarihinin 02.08.2018 olması ve yabancı hukukun uygulanması nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “6. Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.