Anahtar kelimeler: Ger Anılacaktır Borçludavalı Satımdan Geçilmiş Vadesi Mezkur Tebellüğ Davalıborçlu Ferilerine

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GER. KARAR TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde;Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası nezdinde davalı/borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye (bundan böyle "..." olarak anılacaktır) karşı, taraflar arasındaki cari hesap gereği vadesi gelmiş miktar olan 2.546,20 USD ve 8.027.009,71 TL üzerinden ilamsız icra tatbikatına geçilmiş olduğu, mezkur ödeme emri, 15.09.2025 tarihinde borçlu/davalı şirkete tebellüğ etmiş olup, 17.09.2025 tarihli borca itiraz dilekçesi ile, haksız ve hukuka aykırı şekilde borca ve fer'ilerine itiraz edilmiş, ilamsız takip işbu itiraz ile haksız şekilde durdurulmuş olduğunu, davacı ve davalı Şirketler arasındaki 30 yılı aşkın ticari ilişkinin bir tezahürü olarak öncelikle barışçıl yollarla alacağımızın tahsilini arzu etmiş olsak da, davalı Şirketin tüm bu çabalarımıza kayıtsız kalması nedeniyle Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasında 08.09.2025 tarihinde icrai tatbikata geçilmek zorunda kalınılmış olduğunu, tüm bunların üzerine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davalı ... aleyhine itirazın iptali davası açılmış, mezkur dosyada ön inceleme duruşması da █████/2026 saat 14:10'a bırakılmış olduğunu, mezkur dava devam ederken ek olarak Ekim ve Kasım aylarında vadesi dolmuş toplam 6.196.422,36 TL alacağımız ortaya çıktığından, huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, ancak, usul ekonomisi açısından huzurdaki davanın, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyasında birleştirilmesini ve her iki dosyanın beraber görülmesini ve arz ve izah edilen nedenlerden ötürü (fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla) ; 6.196.422,36 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek TCMB ticari avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını Sayın Mahkemeden bilvekale arz ve talep etmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça aynı ticari faaliyete ilişkin olarak Bakırköy ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası üzerinden alacak davası açılmış olup alacağın kaynağı ve ödenmeme sebepleri aynı olmakla yargılamada ileri sürülecek ispat vasıtaları da aynı olacağını, öncelikle müvekkil şirket ile davacı şirket uzun bir yıllardı vadeli bir şekilde çalışmakta olup ödeme şekli müşteri çeki vermek şeklinde olup bu kural uygulama ile geliştirilmiş olup her iki taraf içinde sözleşme hükümünde olduğu, bu kapsamda daha önce yapılan ve teamül haline gelen ödem şekli ile (müşteri çekleri ile) 7.478.773.60TL ödenmek istenmiş davacı tarafça ödeme kabul edilmemesi üzerine davacı tarafa keşide etmiş olduğumuz Beyoğlu .... Noterliğinin 25 Kasım 2025 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile ... Bankası’na ait 08.03.2026 ödeme tarihli 1.078.773,60TL miktarlı ....bankası’na ait 25.04.2026 ödeme tarihli 1.700.000,00TL miktarlı ...bankası’na ait 09.05.2026 ödeme tarihli 1.700.000,00TL miktarlı ...bankasına ait 23.05.2026 ödeme tarihli 3.000.000,00TL miktarlı Olan toplam 7.478.773.60TL’LİK çek teslim edilmek istenmiş ancak davacı tarafça bu çeklerde gerekçesiz bir şekilde teslim alınmamış olduğunu, sonuç olarak müvekkil şirket ilgili zararının karşılık borcundan düşülmesi ile bakiyesini ödemek istemiş ancak davacı taraf bu teklifi kabul etmemiş olduğunu, nitekim davacı tarafa keşide edilen her iki ihtarnamede de konu oldukça detaylı bir şekilde anlatılarak taraflar arasında adet haline gelen ödeme şekli ile ödeme talebinde bulunulmuş ancak davacı taraf kabul etmemiş olup bu durumun sorumluluğu müvekkil şirkete yüklenemez. iş bu sebeple usul ekonomisi gereğince her iki dosyanın birleştirilmesini, arz ve izah ettiğimiz gerekçeler ile; müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmektedir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; Davalı ..., müvekkil şirket tarafından verilen malların, talep edilenden farklı olması nedeniyle 15.000.000-TL zarara uğramış olduğunu iddia etmiş olduğunu, davalı ... bu iddiaları kabul edilemez olduğunu, nitekim, müvekkil şirket kimya sanayi sektöründe mallarının kalitesi ile bilinen yaklaşık 70 yıllık bir firma olduğunu, müvekkil şirketin mallarının talep edilenden farklı olduğu iddiası, davalı ... borcunu ödemekten kaçınmak için oluşturduğu bir savunma stratejisi olduğunu, her iki şirket arasındaki yaklaşık 30 yıllık ticari ilişki göz önünde bulundurulduğunda, davalı ... tarafından müvekkil şirketin ürünlerinin son derece memnun şekilde bu zamana kadar kullanıldığı, 30 yıllık süreçte bir kez dahi talep edilenden farklı bir ürünün kendisine verilmediği ve ticari ilişkinin de karşılıklı memnuniyet ile yürütülmüş olduğu ortada olduğunu, ne var ki, davalı ... özenle işlenmiş bunca yıllık ticari ilişkiyi, böylesine soyut iddialarla zedelemesi de ticari örf ve adete uygun düşmemekte olduğunu, davalı ..., müvekkil şirket tarafından kendisine mal teslim edildiğini kabul etmekte olduğunu, müvekkil şirket tarafından teslim edilmiş malların talep edilenden farklı yahut ayıplı olduğu hususunu kabul etmediklerini, davalı ... teslim edilen mallar, her daim olduğu gibi son derece eksiksiz ve talep edildiği şekilde olduğunu, kendilerine teslim edilen ürünlerin talep edilenden farklı olduğu iddiasında bulunduklarından; Türk Ticaret Kanunu'nun muhtelif hükümlerince ayıp ihbarını süresinde yaptıklarına dair ispat yükü artık davalı ... geçmiş olduğunu, davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde farazi şekilde iddia edilmiş olan 15.000.000 TL'lik zarara ilişkin hiçbir somut bilgi ve belge sunulmamış olduğunu, zararlarına ilişkin bir bilgi ve belge sunulsa dahi, müvekkil Şirket'in ürünlerinde herhangi bir ayıp yahut eksiklik olmadığından ve dahi süresinde hiçbir ayıp ihbarı yapılmadığından, müvekkil Şirket'in davalı ... zararlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, müvekkil şirket malları eksiksiz ve talep edildiği özelliklere haiz şekilde, davalı ... teslim etmiş olmasına rağmen davalı ... borcunu ödemekten kaçınmış olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü (fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ; davamızın kabulünü, 6.196.422,36 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek TCMB ticari avans faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını bilvekale arz ve talep etmektedir.Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde; Davacı tarafça sayın mahkemenize sunulan cevaba cevap dilekçesi incelendiğinde kanunda ki boşlukların ya da iyi niyetli getirilen kuralların kötüye kullanılarak menfaat temin etmeye, dava ile ilgilisi olmayan iddia ve cümlelerle sayın mahkemenizin kanaatini kendi lehlerine oluşturmaya çalışarak somut gerçeği gizleme gayreti içerisinde oldukları görülmekte olduğunu, nitekim davacı taraftan temin edilen boya ve kimyasal maddeler müvekkil şirket müşterilerinim renk ve üretim tercihlerine göre kumaşlarına uygulanmakta olup renk renk tonu, kumaşın çekme miktarı, fırçalı ya da fırçasız oluşu, üzerinde ki lekelerin çıkıp çıkmadığı gibi hususların bir çoğu davacı tarafından sağlanan boya ve kimyasalların kumaşa uygulanması sonrası (kumaşa uygulanması ile ya da bir müddet) ortaya çıkan hususlar olup gözden geçirme ya da basit bir muayene ile tespiti mümkün olmadığını, diğer taraftan ilgili kimyasalı ya da boyayı hazırlayan ve asıl işi bu olan davacı tarafın bunları bilmemesi ya da bilmediğini iddia etmesi de oldukça ilginç ve kabul edilemeyeceğini, zarara ilişkin somut veriler ise müvekkil şirket ticari defterleri ile iade edilen kumaşlar olup tamamı oldukça somut bir şekilde sayın mahkemenizin inceleme kararını beklemekte olduğunu, her ne kadar davacı taraf faturalara açık bir itiraz olmadığı, söz konusu faturaların müvekkilimiz ticari kayıtlarına işlendiği ve yasanın aradığı 8 günlük sürede itiraz edilmediği iddia edilmekle birlikte faturaya itiraz edilmemenin faturaya konu malın ayıpsız teslim alındığı anlamına gelmediği gibi müvekkil şirket ayıplı mal nedeni uğradığı maddi zararın bir kısmını davacı tarafa yansıtmış olup kendisine bir kılıf aramamakta olduğunu, nitekim kendisine kılıf arayan bir kişinin daha önce yapılan ve teamül haline gelen ödeme şekli ile (müşteri çekleri ile) borcunu (7.478.773.60TL) ödemeye çalışması beklenemeyeceği gibi çeşitli bahaneler ile ve 30 yıla yakın devam eden ödeme şekline uygun olarak yapılan ödemeyi kabul etmeyen davacı tarafın iyi niyetinden de bahsedilemeyeceğini arz ve izah ettiğimiz gerekçeler ile; müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.DELİLER VE GEREKÇE
:Davaların Birleştirilmesi başlıklı HMK 166 maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir...(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklindedir.Somut olayda; Her ne kadar mahkememizin tensip zaptının 17 nolu ara kararı ile birleştirme talebi daha önce reddedilmişse de, yargılamanın ilerleyen aşamasında mahkememizin işbu dosyası ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili itibat bulunduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğunun anlaşıldığı; ayrıca her iki tarafın birleştirme talebinde bulunduğu ve yine mahkememiz dosyasındaki alacağa konu mallar ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasındaki alacağa konu mallar açısından ayıp ve zarar iddiası ile buna dayalı takas - mahsup talebi olduğu ve bu aşamada davalara konu alacaklar yönünden ayıp iddiasının ayrıştırılamadığı, bu sebeple birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, işbu dava dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememizdeki dava ile aynı ve birbirine benzer sebepten doğan, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması sebebiyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile HMK'nun 166. md gereğince mahkememiz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,3-Yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK.nun 166/3 maddesi uyarınca derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye BİLDİRİLMESİNE,Dair, asıl karar ile birlikte kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan ...¸e-imzalıÜye ...¸e-imzalıÜye ...¸e-imzalıKatip ...¸e-imzalı