Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Limited Başkan Mersin Yazim Anonim Katip Taşıma Adana

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBaşkan
:Üye
:Üye
:Katip
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: 2020/... Esas 2022/... KararDAVACI
: ... LİMİTED ŞİRKETİVEKİLLERİ
: Av. ..DAVALI
: ... LİMİTED ŞİRKETİVEKİLLERİ
: Av.İHBAR OLUNAN
: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av.DAVANIN KONUSU
: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;İDDİALARIN ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili Şirketin, müşterisi ABD menşeili General Motors firmasına ait bir kısım malların Türkiye'den son varış noktası olan Özbekistan'a karayolu ile taşınması hususunda 2019 yılı ilk çeyreği olan Mart-Nisan aylarında bir mutabakat yaptığını, bu mutabakatın e-posta, whatsapp yazışmaları ve telefon görüşmeleri ile sağlanmış olup, 2019 yılı Nisan ayı ile birlikte ilk taşımanın gerçekleştiğini, taraflar arasındaki taşıma mutabakatının en olmazsa olmaz kriterinin, ABD’nin İran’a karşı ticari amborgosu olduğunun tüm dünyaca maruf bir hakikat olduğundan ve müvekkilinin malları taşınan müşterisinin de bir ABD şirketi, dolayısıyla taşınan mallar da ABD menşeili mallar olduğundan, bila istisna tüm taşımaların mutlak surette Azerbaycan/Rusya hattı üzerinden yapılması, kesinlikle taşımanın İran hududundan geçilerek yapılmaması gerektiği hususu olduğunu, bu durumun taraflar arasındaki bu taşıma süreçlerinin ve ticaretin olmazsa olmaz unsuru olduğunu, zira İran’ın ABD hukukuna gore yasaklı bölge olduğundan buranın kullanılması yani malların İran hudutlarına girmesi halinde illegal mal haline geleceği ve imhasının gerekeceği, dolayısyla hiçbir taşımanın İran üzerinden kesinlikle yapılmaması gerektiğinin davalıya hem sözlü hem de yazılı olarak müteaddit kereler bildirildiğini, müvekkilinin, davalı ile en son yükleme tarihi 20.08.2020, teslim tarihi 29.08.2020, yükleme yeri Mersin Limanı, varış yeri Taşkent/Özbekistan olan, 6.700-USD navlun bedelli, ... / ... plakalı araçla, yine ABD merkezli General Motors firmasına ait, Amerikan menşeli malların taşınması üzerine anlaştıklarını, ancak davaya konu taşımanın yapıldığı, davalıya ait ... / ... plakalı araçların taşıma esnasında İran üzerinden geçiş yaparak Özbekistan’a girdiğini, bu durum davalı Şirket çalışan ve yetkililerince ikrar edildiğini, davalının hatasını ve müvekkilinin zararını telafi etmek için, aracın Rusya üzerinden tekrar Türkiye'ye sokulmasını ve menşei değiştirilerek Rusya üzerinden tekrar Özbekistan'a gönderilmesini talep etmişse de bu uygulama legal olmadığından müvekkili tarafından kabul edilmediğini, taşıma konusu ABD menşeili tüm malların ambargoya tabi, yasaklı mal haline geldiğini ve illegal bir maddenin üretimde kullanılması söz konusu olamayacağı için mecburen tamamının, davalının bilgisi dahilinde imha edilmek zorunda kalındığını, bu süreçte bu malların imha edilmesinin yarattığı maliyet ile birlikte malların teslim edilmesi gereken Özbekistan’daki üretim yapan fabrikaya vaktinde ulaşmaması nedeni ile üretimin de durma noktasına geldiğini; yeni malların mecburen (üretim süresine yetişmesi için) hava taşıma ile Hindistan'dan getirttirilmek zorunda kaldıklarını, tüm bu süreçlerin davalıya an ve an haber verildiğini ve oluşan zararın karşılanması talep olunmuşsa da davalıdan bu yönde hiçbir cevap alınamadığını, bu süreçte meydana gelen tüm zararın müvekkili şirketçe mecburen karşılandığını, müvekkilinin zararının 179,179.83 Amerikan Doları olduğunu, bununla birlikte, müvekkilinin, müşterisi nezdinde çok ciddi bir itibar kaybı da yaşamış olup bunun da sebebinin davalının dava konusu fiili olduğunu, müvekkilinin arabuluculuğa başvurduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik, 179.179,83 ABD Dolarının ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bankalarca ABD Dolarına uygulanan en yüksek orandaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; zaman aşımı yönünden itirazda bulunulduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanağı olmadığını, davacının İran üzerinden taşıma yapılmaması yönünde anlaşma olmadığını, müvekkilinin taşıyan sıfatı olmakla CMR 17/1 maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarlardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın iddiasının malların süresinde teslim alınmadığı iddiası olmadığını, zayi iddiasının İran ambargosuna karşı buradan geçiş ile ilgili olduğunu, somut olayda teslim edilmeyen mal olmadığını. CMR 12 ve devamı maddeleri gereğince müvekkilinin talimat almamış olması göz önüne alındığında serbestçe tasarruf etme hakkına sahip olduğunun açık olduğunu, bilindiği üzere CMR gereği özel bir güzergah yol ve yöntem seçilecek ise bu durumun CMR özel şartlar olarak belirtilmesinin gerektiğini, çünkü CMR'de güzergah belirleme imkanı varken böyle bir kayıt olmadığından yine davanın bu yönde iddiasının dürüstlük kuralına uygun olmadığını belirterek, zaman aşımı itirazları göz önüne alınarak davanın reddini, esasa girilmesi halinde usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile; taşınan ürünün ABD ürünü olup, İran Devletine uygulanan ambargo nedeniyle (26.04.2019 tarihli e-mail yazışmalarında) görüldüğü üzere "malzemeler İran üzeri gitmemelidir" şeklindeki beyanların dava konusu █████/2019 tarihli taşıma için de geçerli olduğunu kabul etmek gerektiği, dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalı taşımacının davacının oluşan zararından tam sorumlu olması gerektiği, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı, davalı taşıyıcının taahhüdünü ifa ederken taraflar arasında süreç içerisindeki önceki taşıma talimatlarını da gözeterek, dikkatli ve basiretli bir taşıyıcının alması zorunlu bulunan tüm gerekli tedbirleri almak ve gerekli özeni göstermekle yükümlü kılındığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf talebi ile; dava şartı olan Arabuluculuk süreci hukuka aykırı olarak 4 ay sürede tamamlanmış olup, yasal olarak geçerliliği bulunmayan işbu arabuluculuk tutanağına dayalı açılan davanın usulden reddi gerektiğini, Arabuluculuk sürecinin kanunun emredici hükmüne aykırı yürütülmesi nedeniyle zamanaşımının durması söz konusu olamayacağından, CMR Konvansiyonunun 32. maddesinde düzenlenen dava açmaya ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresi sona erdikten sonra açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ABD Hukuku değil Türk Hukukunun uygulanması gerektiğinden ve müvekkili firmanın gözetiminde taşınan "hasarsız, kayıpsız ve taahhüt edilen sürede teslim edilen" bu malların taşınması ile ilgili ABD-İran ambargosunun öne sürülemeyeceğini, davacı şirketin bariz kötüniyetli bir şekilde ABD-İran ambargosunu öne sürerek, var olmayan bir yaptırıma dayalı gelir elde etme amacıyla haksız bir şekilde işbu davayı açtığını, malların Hindistan menşeili olup, davacının mallarının ABD menşeili olduğunu ispata yarar dosyaya sunmuş olduğu tek bir somut delil bulunmamakta olup, iddia edildiği gibi bir ABD ambargosu olsa dahi somut olayda uygulama yeri olmadığını, malların imha edildiği iddiasının da tarafça kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, davacının iddia ettiği gibi bir ambargo durumu söz konusu olsa bile malların müvekkili şirkete teslimi gerekirken yakılarak hem yakılan malın hem de yeni malların bedelinin müvekkilden tahsil edilmesi hukuka, hakkaniyete ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, davacı şirket, ""dava konusu taşımaya ilişkin olarak"" İran'dan geçilmemesi hususunda, dava konusu mallar teslim edildikten yaklaşık iki hafta sonra -█████/2019 tarihine dek- hiçbir şekilde müvekkile bilgi veya talimat vermediğini, davacı şirket tarafından kötüniyetle hareket edildiği bariz olup, bir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğu söz konusu olsaydı dahi bu sorumluluğun sınırlı olacağı son derece açık olduğunu, bu nedenlerle; icranın tehirine, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, itirazlar doğrultusunda Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının kaldırılarak öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise itirazlar doğrultusunda esastan reddine veya dava konusu olayın ve tüm davacı iddialarının soyut beyanlardan ziyade somut ve ispata yarar delillerle ispatlanabilmesi için tamamen eksik, hatalı, maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olan bu kararın itirazlar doğrultusunda kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, taşımadan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının; Amerikan menşeli General Motors firmasına ait malların Mersin limanından Taşbek/Özbekistana malların taraflar arasındaki mutabakata aykırı taşınıp taşınmadığı, davacının malın imhası nedeniyle maliyet ve masraftan kaynaklı zararın davalıdan tahsili gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Öncelikle davalının davanın zaman aşımına uğradığı yönünde yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde; taşıma tarihinin 20.08.2019 tarihi olduğu, CMR 32/1 maddesi gereği davanın 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, dava tarihinin 11.09.2020 tarihi olup, arabuluculuk sürecinin 07.02.2020 ve 09.06.2020 olması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu süreler arası durduğu gözetilerek davanın süresinde açıldığı ve mahkemece zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.CMR madde 29;'' 1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur, taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. '' şeklinde düzenlenmiştir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınan ürünün ABD ürünü olup, İran Devletine uygulanan ambargo nedeniyle "malzemeler İran üzeri gitmemelidir" şeklinde davacı tarafın davalıya talimatının bulunduğu, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları ve dinlenen tanık beyanları ile davacının davalıya bu şekilde talimatı olduğunun ispatlandığı, davalı tarafından taşıma gerçekleştikten sonra davacıya gönderilen mail içeriklerine göre de bu hususu ikrar ettiği, taraflar arasında dava konusu taşımadan önceki tarihlerde de benzer şekilde talimatın olduğu ve davalının önceki taşımalarda bu hususa riayet ettiğinin anlaşıldığı, davalı taşıyıcının basiretli bir tacir olarak ülkeler arasındaki ambargo konusunda bilgi sahibi olarak taşıma işini üstlenmesi, üstlendiği taşıma sırasında ABD menşeli emtia taşıması işi olduğu ve verilen talimatlarla Rusya Azerbeycan güzergahının kullanılacağı bilinmesine rağmen aksi yönde hareket etmesi sebebiyle kusurlu olduğu, dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalı taşımacının davacının oluşan zararından tam sorumlu olması gerektiği, sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşıldığından mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 91.553,57.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 22.888,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 68.665,17.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır