Anahtar kelimeler: Junior Hukuksuz Girerken Sunularak Teklifi Pozisyonunda Nezdinde Başladıktan Aldığını Eski
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 32. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin19.08.2024 tarihinden iş sözleşmesinin haksız ve hukuksuz şekilde feshedildiği 21.08.2024 tarihine kadar davalı nezdinde junior avukat pozisyonunda çalıştığını, müvekkilinin işe girerken iş teklifi aldığını; ancak işe başladıktan iki gün sonra iş sözleşmesi sunularak davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin eski tarihli şekilde imzalanmasının talep edildiğini, bu hususun davalı tarafça kabul edilmeyerek müvekkiline baskı yapıldığını, müvekkilinin yapılan baskıya karşı çıkması üzerine insan kaynakları aracılığıyla işten çıkartıldığını, işten çıkış kodunun da haksız ve kötüniyetli şekilde (42) olarak belirtildiğini, belirtilen işten çıkış kodu nedeniyle müvekkilinin yaklaşık iki ay iş bulamadığını ve maddi zarara uğradığını belirterek işten çıkış kodunun hatalı olduğunun tespiti ile çıkış kodunun (04) olarak belirlenmesi gerektiğinin tespitine ve müvekkilinin işten çıkarılması sebebiyle uğradığı zararların giderilmesi için yan haklar dahil olmak üzere bütün haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin vergi hukuku alanında faaliyet gösteren bir avukat olduğunu, davacının işverene sunduğu özgeçmişine göre 2023 yılı Şubat ayında hukuk fakültesinden mezun olduğunu, mezuniyetinin üzerinden geçen süre ve geçmiş çalışmaları dikkate alındığında tecrübeli bir avukat olduğunu, davacının özgeçmişinde belirttiği uzmanlık alanları dikkate alındığında kendisine verilen işleri yapmaktan imtina ettiğini, bir vergi hukuku uyuşmazlığına ilişkin Anayasa Mahkemesine başvurusu yapması istenmesine rağmen ertesi gün bu konuda bilgisi olmadığını beyan ederek belirtilen işi yapmadığını, bu konuda kendisine gerekli ve yeterli açıklama yapılmasına rağmen işi yapmaktan imtina ettiğini, talep edilen işin formatı tamamen hazır olan bir başvuruda, sadece isimleri ve bazı bilgileri güncellemek gibi basit bir işken davacının bu konuda hiçbir tecrübesi ve bilgisi olmadığını ifade ederek davacının kendisine verilen işleri, tecrübesi ve bilgisi olmadığını ileri sürerek yapmaktan imtina etmesi karşısında işe girerken belirttiği hususlarda işvereni yanılttığı anlaşıldığından iş sözleşmesinin de bu gerekçe ile feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde fiili olarak çalışmaya başlayan davacının çalıştığı kısa süre içerisinde hangi kriterler uyarınca 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(a) kapsamında değerlendirildiğine ilişkin davalı tarafça delil sunulamadığından davalı tarafın ilgili hüküm uyarınca iş sözleşmesini feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının işten çıkış kodunun (04) olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren nezdinde çalıştığı kısa süre göz önüne alındığında, davalı tarafça, davacının bu süre içerisinde işe girerken bildirdiği özelliklerin kendisinde bulunup bulunmadığına ilişkin objektif kriterler ile değerlendirme yapıldığına ilişkin delil sunulmadığı, dosya içerisinde davacı hakkında tutulan tutanak incelendiğinde tutanağın davalının ofisinde çalışan başka bir avukat tarafından tutulduğu, tutanakta davacının imzasının bulunmadığı, tutanağın davacının işten ayrıldığı gün tutulduğu, işbu tutanağın tek başına davacının bildirdiği özellikleri taşımadığına, işvereni yanılttığını ispatlayamadığı dolayısıyla davalı işverence bildirilen işten çıkış kodunun hatalı olduğu, davalının aksi yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı; ancak davanın tespit niteliğinde olduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesince işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğine ilişkin olarak tespit hükmü kurulması gerekirken icrai nitelikte hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının işten çıkış kodunun (04) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarına ilâveten davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığını, müvekkili tanıklarının çalışma sürecine dair bilgileri söz konusu olduğundan bu beyanlara itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işverence Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!